Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Sibel_Ksk Tarafından Yapılan Yorumlar

28.06.2025

Jack London’ın 1906 yılında kaleme aldığı Ademden Önce, içerdiği fikirler ve yarattığı dünya ile döneminin çok ötesinde kurgulanmış bir roman. Yazar, aynı zaman dilimi içinde yaşayan üç farklı insan türünü konu alarak tarih öncesi döneme ait bir kurgu yaratmış.
Romanı özel yapan şey, yazıldığı dönemde evrim kuramı henüz tam olarak kavramsallaşmamış, insanın alter egosu üzerine düşünceler oluşmamışken London, elindeki kısıtlı bilimsel verileri derinlemesine özümseyerek gerçeğe son derece yakın, inandırıcı bir kurmaca dünya inşa etmeyi başarmış.
Ademden Önce’nin edebi açıdan iki önemli öncülüğü bulunuyor: İlk prehistorik roman ve ilk soykırım romanlarından biri sayılması.
Elbette eserde aksayan yönler de mevcut. Ancak bunlar eserin değerini azaltmıyor bilakis London’ın edebi zekasına şapka çıkarttırıyor.
Romanda ayrıca yazarın otobiyografik izlerine de rastlıyoruz.
Kitabın sonunda çevirmenin verdiği detaylı bilgilerin de çok ufuk açıcı olduğunu söylemeden geçmeyeyim.
27.06.2025

Yer yer okuyanı zorlayabilecek sert öykülerden oluşuyor kitap. Göç ve göçmenlik, güçsüzün güçlü karşısında yaşadığı çaresizlik, toplumda öteki olan gruplar hakkında yer yer çok can acıtıcı öyküler içeriyor kitap. Yazım dili basit ama bir çırpıda okunabilecek bir kitap değil. İlgilisine önerebilirim.
16.06.2025

Andre Aciman’ın Harvard Meydanı kitabını okurken karşıma çıkan bir kitaptı Portekiz Mektupları. Giriş bölümünde Çevirmeni Ayşen Gür’ün verdiği bilgilerle daha anlam kazanıyor eser. Portekizli bir rahibenin Fransız bir subaya duyduğu umutsuz aşkı anlatan beş mektuptan oluşuyor kitap. Uzun yıllar bu mektupların Rahibe Mariana Alcoforado’ya ait olduğu sanılmış; fakat orijinal Portekizce metinlere hiçbir zaman ulaşılamamış. Edebi incelemeler metnin Fransız klasik tiyatrosunun izlerini taşıdığını ve yazarının Guilleragues Vikontu Jacques de Lavergne olabileceğini ortaya koymuş. Portekiz Mektupları, karşılıksız bir aşkın hezeyanlarını ve hayal kırıklıklarını derinlemesine işliyor. Bu yönüyle de psikolojik bir çözümleme yapmaya oldukça elverişli bir eser. O dönemin kadın statüsünden aşkın yaşanma biçimlerine, kız çocuklarına yeterince gösterilmeyen sevgi ve ilginin ilk gördükleri erkek figürüne aşırı bir bağlanmaya dönüşmesine kadar birçok alt metin barındırıyor. Okumaya değer.
07.06.2025

Dokuz genç kız, ailelerinin baskısıyla Strega adlı ıssız bir kasabadaki eski bir otele çalışmak üzere gönderilir. Amaç, onları iyi bir eş ve sessiz bir ev hanımı olmaya hazırlamaktır. Yazar, kadınlara dayatılan rolleri ve bastırılan sesleri kendi toplumunun değerleri üzerinden sorgulayarak evrensel bir kadınlık eleştirisi sunuyor. Gotik bir atmosferde geçen romanda otel kasvetli, kasaba ıssız, manastır ruhsuz; karakterlerse görünmezliğe itilmiş yalnız kadınlar. Erkek figürler ya silik ya da tehditkâr. Roman düz bir kurgu şeklinde ilerlemiyor. Bölümler kopuk kopuk. Rüya ve hayal ile gerçeklik sınırları net değil.Düz bir kurgu beklemeyin, metaforlarla örülü bir anlatı. Özellikle 86. sayfadaki “eller” bölümü benim için romanın unutulmaz satırlarıydı. Kısa bir metin olmasına rağmen ne bırakabildim ne de tek oturuşta okuyabildim.
Alışılagelmiş anlatıların dışında, huzursuz edici ama düşündürücü bir metin arayanlara önerilir.
01.06.2025

Yazarımız Max Aub 1940'da II. Dünya Savaşı sırasında Fransa'da Vernet toplama kampında tutulmuş bir süre için. Buradaki deneyimlerine dayanarak “…kendi türünün yararı için, insan hayatı üzerine bir eser yazmak” isteyen karga Jacobo’nun hikâyesini okuyoruz kitapta. Bir karga oturmuş bir yere ve tüm kamptakileri gözlemliyor ve insanlık hakkında hem cinslerine bilgi aktarıyor. Bu aktarımı yaparken sadece sınırlı bir zamanda ve sınırlı sayıda denek üzerinde yapıyor bu gözlemini.
İnsanların inançlarını, inançsızlıklarını, yaşam tarzlarını, değer yargılarını ve hayatlarının temel gayelerini farklı bir türün bakış açısından izlemek, sanki başka bir dünyadan insanlığı gözlemlemek gibi. Belki de böylesine acı ve haksızlıklarla örülü bir hikâye, mesafeli ve incelikli aynı zamanda ironik ve nüktedan bir dille, ajitasyona düşmeden ancak böyle güzel anlatılabilirdi.
Kolay okunan ama kolay sindirilemeyen bir kitap.