Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Burçe Akkaya Tarafından Yapılan Yorumlar

18.11.2017

Sevgi dolu yoksul bir çocuğun, ailesi tarafından hiç anlaşılmayıp devamlı dayak yediği ve ancak sevgiyi dışarıda yaşlı bir adamla dostluğu sırasında öğrendiği ve hissedebildiği hüzün dolu bir hikaye. Zeze karakteri beni büyüledi. Eminim hepimiz böylesine duyarlı, böylesine muhteşem bir çocukla zamanımızı geçirmekten büyük keyif duyardık
15.10.2017

Orta şekerli bir kitap. "Ahlak, Tanrı inancına bağlı mıdır?" sorusunu ve dinamiklerini tarafsız bir şekilde ele alıp işleyen harika bir eser.
İnsanların başka insanlara zarar vermemesi, diğer insanlara yardım etmesi, doğayı çevreyi ve hayvanları koruması, dürüst olması..
Bütün bunlar Tanrı'ya inanmadan da yapılabilir.
Eğer ateist ve agnostikler, iyi işler yapıp iyi insanlar olduklarını gösterirlerse, teistlerin ateizmin ahlaksızlığa yol açtığını söylemeleri de zorlaşır.
.
15.10.2017

Yazarın kalemini, Orhan Kemal'e benzetmiş olmakla birlikte kurgu olarak çok farklı bir tarzı olduğunu söyleyebilirim.
Okurken her ne kadar, kitabın dilinden ve hikayeden çok keyif alsam da, zaman zaman anlatılan olaylarda ya da ütopik geçişlerde kafam karıştı. Yazarın ne anlatmak istediğini ya da hangi zamanda olduğunu anlayamadığım zamanlar oldu. Ancak hikayenin sonuna geldiğimde, taşlar yerine oturdu ve ne kadar keyifli bir hikayenin parçası olduğumu düşündüm.
Daha yakından tanımak ve tarzını daha iyi benimsemek için bundan sonra okuyacağım bir yazar oldu Toptaş
15.10.2017

Anne Frank ve ailesi, bir kaç aileyle birlikte 1944 yılından 1945'e kadar, yahudilere yardım eden insanlar tarafından 'Arka Ev' dedikleri bir evde saklanarak yaşadılar. Bir ağustos gününde ihbar edilip Arka Ev'de yakalanana kadar yaşananları, 14 yaşındaki Anne'nin iç dünyasıyla birlikte günlüğünde satır satır okumak çok acı vericiydi. .
Bir zamanlar sırf yahudi oldukları için insanların bu şekilde saklanarak yaşamaya mahkum edilmesi beni derinden sarstı yine. Hele yakalandıktan kısa bir süre sonra Anne'nin ve diğerlerinin gaz odalarında boğularak, canlı canlı yakılarak ya da tifoya yakalanarak bir toplama kampında öldüklerini bilmek, tüm satırları daha da ağırlaştırdı. .
Bütün bunların yanında, Anne Frank'ın annesiyle kuramadığı yakın ilişki beni en az savaş kadar derinden etkiledi. Kesinlikle okunmalı diyorum
06.05.2017

Bir nevi nasıl bir hayat yaşadığınızı fark edeceğiniz bu müthiş kitap, okuduğum en iyi 5 kitap arasına girer.
Günlük yaşamımızdaki, ilişkilerimizde, işimizde, ailemizde, sosyal hayatımızdaki totalitarizmi gözler önüne sererek; kaybettiğimiz özgürlüğümüzü, yaşadığımız basmakalıp hayatları, üzerine hiç düşünmediğimiz en basit davranışlarımız üzerinden açıklayarak yüzümüze vurmuş.
Kesinlikle okunmalı