Toplam yorum: 3.284.564
Bu ayki yorum: 6.070
E-Dergi
KY-1311048 Tarafından Yapılan Yorumlar
Harika bir bilimkurgu yapıtı.
Kitap 2001 yılında gösterime giren uyarlaması “Maymunlar Gezegeni (Planet of the Apes)” adlı filmden çok farklı ve ondan çok daha güzel. Kitabı okumaya niyetlenen kişi, son sayfayı asla ilk başta okumamalı, yoksa sürprizin yaşatacağı lezzeti kaçırır. Okuyucu sondan bir önceki sayfada sürprizin verildiğini sanıyor ama bu bir şaşırtmaca. Zihin tam final sürprize ulaştığını sanıp ilgisini bırakınca, son sayfada asıl sürpriz ortaya çıkıyor ve büyük bir keyif yaşatıyor.
Ömer İzgeç'in kitabı ilginç bir fantastik yapıt. İnsanların kendilerinden farklı olanları ötekileştirmesi ve doğallığı reddetmenin sonuçları üzerine bir kurgu. Yazar olayların nedenlerini yer yer belirsiz bırakıp kararı okuyucuya aktararak tekinsizlik yaratmış. Dili kullanışı güzel, duru bir Türkçesi var. Nadir kullanılan ama anlaması kolay sözcükleri yer yer tümcelerine yedirmiş. Anlatımı akıcı, gerilimli anları kısa ve kesik tümcelerle yansıtması değişik ve ilgi çekici.
Serüven Ada'da başlıyor. Ada bir gölün ortasında. Göl'ün çevresindeki topraklara ise Anayurt deniliyor. Ana karakter Ada'da ana babasıyla birlikte yaşayan on iki yaşındaki Es. Es, Kara Ölüm adı verilen veba salgınında ana babasını yitirince Anayurt'taki Büyükbaba ve Büyükannesi'nin yanına gidiyor ve serüven başlıyor.
183. sayfadan bir tümce: "Aslında bunamak, biz yaşlıların değil, adına yaşam denilen düşün tam içinde olup da onun değerinden habersiz bir biçimde uyuklayanların yazgısıymış."
Kitabı okumadan önce hakkındaki yorumlardan, yazılardan adeta eşcinselliğin övüldüğü yahut teması eşcinsellik olan bir yapıt olduğu izlenimini edinmiştim. Fakat böyle bir şey yok. Romanda üç ana karakter var: Dorian Gray, Lord Henry Wotton, Basil Hallward; bunların üçü de yakın arkadaş. İçlerinden Dorian Gray, en gençleri ve olağanüstü ölçüde yakışıklı. Yorumlara kanıp başlangıçta öbür ikisinin Dorian’a sarkmasını bekledim; ama böyle bir şey olmadı. Ne Dorian Gray’in ne de Lord Wotton’un o taraklarda bezi yok. Yalnızca Ressam Basil Hallward, Dorian’a çok güzel olduğundan, onun güzelliğinin sanatını yücelttiğinden falan söz etti bir ara... Bu bölümdeki sözler (ressamın sözleri) eşcinsel yaklaşım olarak kabul edilebilir. Ama yapıta salt eşcinselliğin göklere çıkarıldığı biçiminde bir yorum atfetmek (ki böyle yorumlar okudum) büyük haksızlık olur.
Sevgi ve özveri üzerine bir öykü içeren yüz yirmi sayfalık bir kitap. Ama kitapta yer alan çok sayıdaki resim ile nispeten büyük punto ve dar paragrafları işin içine katınca yazılı sayfa sayısı epey düşüyor; bunlara bir de bölümler arasındaki yazısız sayfaları eklemek gerek. Dolayısıyla, akıcı ve hafif diliyle birlikte, bir oturuştan daha kısa sürede bitirilecek bir kitap.
Güzel bir öykü, güzel bir masal… Çocuklara sevginin, bağlılığın, özverinin çizgileri aktarıldığı için de eğitici. Kitabı çocuklarım için aldım ama önce ben okudum ve çok beğendim.
Ayrıntıya tutkun silik kişilikli bir zavallının çareyi perdelenmiş bir eşcinsellikte araması...