Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Monologg Tarafından Yapılan Yorumlar
Fereç Hüdürü takip etmeye çalışıyorum. Bu kitabında da Kuran dışı oluşumları çok güzel bir şekilde izah etmiş. Gerçekleri görmek isteyenlere duyurulur. Tabiki yazdıklarının tümüne katıldığımı söyleyememem. Ancak katılmadığım taraflarının çok az olduğunu da belirtmeliyim. Bu kitap ve benzeri kitaplardan anladığımız şudur: Tüm dünya müslümanları arasında ortaya çıkan ihtilafların ve kavgaların temel belki de tek nedeni kaynak problemidir. Yani bütün mesele seçilen kaynaklardadır. Yine gösteriyorki bu tür ihtilafların ve kavgaların ortaya çıkmasına sebep rivayetlerdir. İnsanlar ne zaman bizim rivayetler kesin kes doğrudur, başakası yalandır uydurmadır demekten vazgeçerse ve bu rivayetler çok ciddi bir ayıklanmaya tabi tutulursa ortada ihtilaf ve kavga kalmayacaktır. Bunun için de öz kaynağa dönmeli ve onu okumalıyız. Bu okuyuş, mezhebi bağlılıklar da dahil bütün taasuplardan sıyrılarak yapılmalıdır. Yoksa herkes kendi inandığı şekilde anlamaya (daha doğrusu anlamamaya) devam edecektir. Kuran apaçık bir kitaptır ve müslümanların ihtiyaç duyduğu her şeyi kapsamaktadır. Hiçbir şekilde hadis veya başka bir şeyle neshedilemez, hükmü kaldırılamaz. İlginçtir ki; bazı ayetlerin neshedildiğine inanıp söyleyenlerin kaynağı da rivayetlerdir. Neshin var olduğuna dayanarak olarak gösterdikleri ayetin de bu olayla hiçbir alakası yoktur. Hele hele sünnetin veya hadisin Kuranı neshedebileceğini söylemek insanı uzak diyarlara götürebilir.
Ben insanların gözlerinin önündeki taasup perdelerinden bakarak yaptıkları yorumları okumaktan ve cevaplamaktan yoruldum. İnsanlar ne zaman durup şöyle bir düşünüp "ya biz ne yapıyoruz?" diyecekler, sabırla bekliyorum.
Allah'ın Kuranı korumayı üstlendiği açık bir gerçek. Ancak bu koruma peygamber adına hadis uyduran insanlar tarafından mı yapılacak? Yani Allah bu koruma işini hadis diye uydurulan ve peygambere iftiralarla dolu sözleri rivayet eden insancıklar tarafından mı korunacak? Eğer öyle olsaydı Allah alın size Kuran, onu gözünüz gibi koruyun derdi insanlara. Ama öyle demiyor, onu ben koruyacağım diyor. Bu nedenle bu koruma işinde mutlaka ilahi bir yön olmalıdır. Kendi sözlerini koruyamayanlar, yada kendilerini bizzat koruyamayanlar mı koruyacak bu Kuranı? İŞin aslı bu benim aklıma hiç yatmıyor.
Emevilerle başlayıp Abbasilerle devam eden süreçte dine yapılan ilaveleri ve hadis diye bize yutturulan sözleri bütün tarih kitapları yazar. Herkes mezhebine göre, sevdiği şeylere göre (Kabak örneği), satamadığı mallara göre bir tane hadis uydurmuş ve şimdi de bunları bize yutturmaya çalışıyorlar. Ayrıca koruma altında olan din değil, Kurandır. Allah dini koruyacağını vadetmiyor. Dini insanlar Allahın yardımıyla ve Kuranın rehberliğiyle korumalıdırlar. Böyle akıldan izandan yoksun yorumlara cevap bile verilmez ama gerçekler de bilinmelidir. Edip Yüksel de insandır ve hata yapabilir. Nihayetinde herkese akıl vermiş Allah. Kimisi kullanır, kimisi de onun bunun emrine verir. Ve şüphesiz Allah da pisliği aklını kullanmayanların üzerine yağdırır. (Yunus Suresi-100). Vesselam...
Yorumlara bakarken sevindiğimi gizlemeliyim. Gerçekten artık insanımız atalarından, şundan bundan duyduklarına değil de dini asıl kaynağından öğrenmek için büyük bir istek taşıyor. Yorumcu arkadaşlar zaten çok güzel izah etmişler meseleyi. Yalnız lehte ve aleyhte yorum yazan arkadaşlara bir kaç söylemeden geçemeyeceğim. Bu kitabı ben de okudum. Gördümki evet, gerçekten ben kendi adıma hiç Kuran okumuyorum. Yani okuyorum ama ne demek istediğini anlamak gibi bir derdim yok. Dini ve gereklerini hep asıl kaynağın dışındakilerden edinmeye çalışmışım. Kendi açımdan beni anlayarak Kuran okumaya iten bir neden oldu. iyi ya da kötü, doğru ve ya yanlış önemli değil benim için. Sonuçta kitapta yazılanların doğru mu yanlış mı olduğunu ben kendim denetleyebilirim. Kitabı yazanların dediği gibi Kurana dönerek bu yazılanları test edebililirim. Bunu yazanlar da insan değil mi? Yanlış da olacak, hata da. Ama önümüzde Kuran var ve O hiç değişmedi. Bizim söylediğimiz en doğrudur diye birşey söylemiyorlar anladığım kadarıyla. Sadece insanları Kuran okumaya davet ediyorlar ki bu çok güzel bir şey. Bu insanlar (haklarını helal etsinler) bazı arkadaşların dediği gibi dış destekli, maddi yardım alan (ki zannetmiyorum) yani dine zarar vermeyi düşünen insanlar olsalar dahi yine istemeden de olhsa güzel bir şey ortaya koymuşlar. Tabi inanmak güç, bu tür söylentilere. Benim düşmanım niye bana Kuran oku, nlayarak oku desinki. Düşmanlarımın tarih boyunca bu Kuranı elimden almaya çalıştığına tüm tarih şahittir. Ne zamanki aldılar elimden Kuranımı rezil ve zelil olmaya başladım. Şimdi dileyen Kurana döner okur, anlar dileyen eski tas eski hamam devam eder. Herkes istediği gibi yaşamakta özgürdür. İşte Kuran önümüzde. Buyrun arkadaşlar...
öncelikle yazarı cesaretinden dolayı tebrik etmek lazım bence. Yıllardır bu ülkede içerisinde hiçbir uydurma hadisin olmadığı söylenen ve inkar edilmesi halinde kafir olunacağı bildiren bu kitaplarda ne kadar çok uydurma olduğunu gözler önüne seriyor. Yazarın şahsı ya da kim, ne olduğu olduğu beni ilgilendirmiyor. Ancak ne olursa olsun öncelikle bu kadar kapsamlı bur araştırma yapmış bir inasana insan saygı duymak lazım. Kabul edersiniz ya da etmezsiniz, o ayrı mesele. Kitapta benim de katılmadığım bir kaç yer var. ancak bu Kütüb-i Sitte denilen kitapların aslında çokta sahih olmadıklarını anlamamız bakımından faydalı olduğun düşünüyorum. Her satırında taassup kokan yorumlara katılmam imkansız. Ben derimki araştırmak ve doğruyu bulmak lazım. Yazarın kişiliğine hakaret eden arkadaşları da kınıyorum. Tanımam etmem ama hakaret olmamalı. Bir iki tane çelişen hadis bulmuş deniliyor. Yahu adam kitabında 100 lerce hadis saymış. Bu nasıl bir mantık anlamak imkansız gerçekten de. El İnsaf, el insaf...
Emevilerin ve Abbasilerin uydurmuş olduğu, hadis diye bize yutturulan ve peygambere atılan iftiraları inatla ve ısrarla anlamazlıktan gelen ve bu nedenle akılh almaz hadisleri kuranla çelişmez diye göstermek amacı taşıyan bir kitap. Keçinin (güya) Kuran ayetlerini yediğini belirten rivayeti, kuteybeyi ısrarla savunan insanlar nasıl açıklıyorlar acaba? Sayın Kuteybe gayet güzel(!) açıklamış; keçi mübarek bir hayvandır diye başlıyor keçinin mübarekliğini anlatmaya. Hiç düşünmüyor tabi böyle bir şeyi savunmanın Kuranın eksik olduğu anlamına geldiğini. Sayın kuteybenin mantığıyla gidersek bu keçi mübarek değil zalim olmalıdır. çünkü bu sözde kuran ayetlerin yiyerek hem Allah'a karşı gelmiş, hem de 1400 yıldan beri bizi ve bu zaman aralığında yaşayan insanları bu ayetlerden mahrum bırakmıştır. Ne keçiymiş beee?Oysaki Kuranın korunduğunu ve Kuranda herşeyin açıklandığını yine Kuranın kendisi bize haber vermektedir. Bizim uydurukçular da Kuranda olmayan recm cezasına bir kılıf uydurmak için bu tür yollara başvuruyorlar. Böyle akıl almaz iftiralarla Kurana VE Peygambere ne kadar zarar verdiklerini, insanların akıllarını karıştırdıklarını, nihayetinde bir sürü insanın bu tür çelişkiler ve yalanlar yüzünden dinsizliğe kaydığını esefle izlemekteyiz.