Nesil yenilendikçe olay tersine dönüyor galiba. Daha eskiler Ermeni'lerin, yaşadıkları topraklara ihanetini ve sebep oldukları vahşeti hatırlar ve günümüzde olanlara inanamazken, çok büyük tepki duyarken, biz gitgide neredeyse bütün dünya tarafından bize empoze edilmeye çalışılan 'Ermeniler'e soykırım uyglamadık ama katliam yaptık, soykırım suçlusu değilsek de biz öldürmüşüz bu adamları yok yere' yi kabulleniyoruz. Halbuki gerçek ayan beyan ortada...Karşılıklı katliam var ama bizim sürekli 'soykırım yapmadık ama katliam yaptık' dememiz, Ermenilere soykırım yapmadıysak bile durup dururken katlettiğimizi kabul ettiğimizi düşündürtüyor dünyaya. Daha da kötüsü biz de bunu düşünmeye başladık...Olmazzzz gerçek neyse o kabul edilecek. Balık hafızalı toplum olmayacağız. Yapmadığımız bir şeyi 'belki de yapmışızdır, yaptıysak da haklı sebeplerimiz vardı, siz de bize müsamaha gösterin bıdı bıdı' diye yavaştan kabul etmeye başlamayacağız. Biz kimseye durup dururken düşmanlık beslemeyiz, beslemeyeceğiz de. Büyük devlet, büyük millet olmak bu demektir.
Ben Türkiye'de yaşayan Ermeniler'in, Rumlar'ın, Yahudiler'in-yani gayri-müslim azınlıkların bize karşı dolu dizgin öfkelerini ve sürekli bizden hak talep etmelerini şuna bağlıyorum: Türkiye Osmanlı İmparatorluğu iken, yüzyıllarca, ticaret gayri-müslim Osmanlı unsurların elinde oldu. Sadece ticaret de değil, eğitimli kesim de onlardı, yönetimde de-en üst yönetim dışında-onlar vardı, en refah hayatı onlar yaşadılar. Türkler çiftçiydiler, askerdiler. Çalıştılar ve öldüler. Yönetimden ve eğitimden uzak tutuldular. Birden Osmanlı İmparatorluğu Türkiye Cumhuriyeti oldu, ülkenin adına Türk kelimesi girdi, insanlar uyandı ve olması gereken oldu. Bütün gelişmiş ülkelerde olan oldu.
Peki bir insana veya bir topluma önce bir sürü hak tanır ve sonra bunlardan mahrum bırakırsanız ne olur? Şimdi yaşadıklarımız olur. Size hırslanırlar, sizden nefret ederler, çökertmeye çalışırlar. Kimse alıştığı düzenin bozulmasını istemez. Ama düzen bozuldu bir kere-olması gereken düzen geldi. Biz Ermeniler'e ne soykırım yaptık ne de onların bize yapmadıkları başka bir şey yaptık. Ama çoktan özür ve af dilemeye başladık bile...Yazık.