Toplam yorum: 3.322.940
Bu ayki yorum: 84

E-Dergi

Efendilerin Efendisi Tarafından Yapılan Yorumlar

Kitabı incelerken ilk olarak şu soruya cevap aradım: “Bu kitapta hangi edebî tür(ler)deki anne tipini veya motifini incelediler?”
Kitabın sonuç kısmını okuyunca şaşkınlığım iyice arttı; şöyle yazıyor orada: “Herhangi bir tür kısıtlamasına gidilmeden yapılan bu çalışmada kesin bir sayı verilemeyecek kadar fazla metin taranmıştır. Taranan metinlerden hareketle annenin hemen her metinde yer aldığı tespit edilmiştir.”
Sonra bu çalışmanın, bir doktora tezinin basılı hâli olduğunu gördüm; yani “herhangi bir tür kısıtlamasına gidilmeden” Türk halk edebiyatı metinlerindeki anne tipini veya motifini inceleyen bu çalışma bir jüri önünde savunulmuş ve kapsamının belirsiz olması sebebiyle hiçbir eleştiri almamış...
Sonuç olarak “Türk Edebiyatında İnsan” ve “Türk Edebiyatında Tabiat” adlı kitaplardan sonra, adıyla beni şaşkınlığa sürükleyen yeni bir kitap daha buldum: “Türk Halk Edebiyatında Anne”. Hem de bu geniş konu “tür kısıtlamasına gidilmeden” başarıyla çalışılmış!
Okuru bol olsun...
İyi hazırlanmış bir çalışma. Manzum türleri örnekleriyle ele almışlar.

Açıkçası kitabı satın alırken şunu merak etmiştim: “Cenkname türünü de kitaba aldılar mı?” Zira cenknamelerin çok büyük bir kısmı manzum olarak yazılmış; hepsi de “dinî-edebî tür” kapsamına giriyor. Galiba yazarlar kitabın içeriğini şu şekilde sınırlandırmış: “Bir tane dahi mensur örneği olan tür asla kitaba alınmayacak; sadece yüzde yüz manzum olan türler alınacak.” Bu da bir tercihtir elbet. Saygı duymak gerekir.
Geleneksel Türk tiyatrosu hakkında bugüne kadar ortaya konan literatürü görmek isteyenler için iyi bir kaynak. Neredeyse bütün temel kaynakları özetlemişler. Bir ders kitabı olarak düşünüldüğünde bu çalışma ihtiyacı karşılayacaktır. Ancak akademik anlamda kesinlikle yetersiz. Kitapta herhangi bir bilimsel tartışmaya girilmemiş, yorumlama yapılmamış; mevcut literatürdeki başat çalışmalar özetlenmiş. Güncel çalışmaları, yeni tartışmaları vs. görmek isteyenler, ne yazık ki aradıklarını bu kitapta bulamayacaklardır.
Kitabın adı da hayli ilginç. İnsanın şu soruyu sorası geliyor: “Geleneksel” olmayan halk tiyatrosu da mı var? Yani, niçin “Geleneksel Türk Tiyatrosu” veya “Türk Halk Tiyatrosu” değil de ikisinin birleşimi olan “Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu” adını kullandılar acaba? Geçenlerde rastladığım “Folklorik Türk Tiyatrosu” adlı kitapla kıyaslayınca elbette ki bu adlandırma insana daha makul geliyor. Ama yine de “Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu” adını kullanmaktan vazgeçsek mi acaba?
Yazar; “üçüncül sözlü kültür” terimini bilim âlemine kazandırmaya çalışmış, ancak kendisinin de aklına pek yatmadığı için çalışma boyunca Ong’un “ikincil sözlü kültür” terimini daha çok kullanmış. Adı dışında eksiği bulunmayan bir kitap. Son dönemin kültürel atmosferini görmek isteyenler için yararlı olacaktır.
Kitabı büyük bir ümitle aldım. Lakin içinde aradığım hiçbir şeyi bulamadım.
Çalışmanın adı “Türk Romanında Halk Kültürü ve Halk Edebiyatı Unsurlarına Bir Bakış” olmasına rağmen, eserde Türk romanındaki halk kültürü ve halk edebiyatı unsurları hiç incelenmemiş. Çalışmanın ilk 129 sayfası halk edebiyatı türlerine dair teorik bilgilerle dolu. Devamında romana dair teorik bilgiler geliyor. En sonunda da 25 sayfa röportajlar var. Peki “Türk Romanında Halk Kültürü ve Halk Edebiyatı Unsurlarına Bir Bakış” nerede? Kısacası, adıyla uyumsuz bir kitap.