Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
KY-138307 Tarafından Yapılan Yorumlar
Hepimizin aklına bazen gelir o meşhur sorular : Ben kimim?,Neden yaşıyorum?,Hayatın anlamı ne?,Ölüm nedir?...vs. vs. bu sorular uzayıp gider.Hepsinin ortak bir yanı vardır ki o da şudur : bu sorular gerçekten çok çetin sorulardır.Bazen kaçarız onlardan.Bazende olduğu gibi kabul ederiz ve ya cevap bulamayız.Bazıları bunlara bir anlam yükleyemedikleri için intiharı tercih ederler.Ama bizim bir şanslı yanımız var ki : bunları bizden önce biri(leri) yaşadı ve bizler için bunları kaleme aldı.Üstelik bu kişide hiçte yabana atılacak bir kişi değil : Tolstoy.
İnandığı,kabul ettiği her şeyi yıkıp,tek tek sorgulayan bir adamın hikayesi bu.Ateist ve bohem bir yaşamdan dine doğru uzayan bir yaşamın hikayesi.
Kitap sayfa sayısına göre az ama çok geniş bir kitap.Okurken yazarla birlikte sizde sorguluyorsunuz.Ama yazar o kadar ustaca kaleme almışki okurken zorlanmıyorsunuz.Anlaşılır ve akıcı bir anlatımı var.Bu kitabı kesinlikle herkesin okumasında fayda görüyorum.Başucu kitabı olacak kadar değerli bir eser.Okunmaması büyük bir eksiklik.
Öteki,Dostoyevski'nin İnsancıklar'dan sonra yayımladığı ikinci eseri.İnsancaklar ile büyük bir başarı kazanan ve dikkatleri üzerine çeken yazar,bu kitabı ile beklentileri yerine getiremiyor ve herkesi hayal kırıklığına uğratıyor.O dönemin eleştirimenleri bu eserin birçok yönden Gogol'un Palto ve Burun adlı eserinin taklidi olduğu kanısına varıyor.Dostoyevski'den umut kesiliyor.Bu olumsuz durum Dostoyevski'yi epeyce üzüyor.Hatta bunu kardeşi Mihael'e yazdığı mektubunda şu şekilde belirtiyor:''Goladkin(kitabın ana kahramanı) beni mahvetti.''
Gel gelelim kitabın önemine:Kitap ilerde Dostoyevski'nin yaratacağı büyük eserlerin birçok yönden bir temeli niteliğinde.Kitapta Yekov Petroviç Goladkin adında 7.dereceden bir memur ve bu memurun zamanla ilerleyen ruh hastalığı (şizofren) anlatılıyor.Kitabı okudukça gerçek olan Goldakin mi,yoksa sanrı olan Goladkin mi bir türlü anlayamıyorsunuz.Bu anlaşılmazlık okuyucuyu sinirlendiriyor.Zaten romanın ilk çıktığı zamanlarda olumsuz tepki almasının bir nedeni de bu belirsizliklerdi.Bunun dışında, ruh hastası bir insanı çok iyi tasvir etmiş yazar.Kitaptaki kahramanın sözlerindeki tutarsızlık,garip tavrı vb. bunu kanıtlıyor.
Kitap genel olarak fena değil.Ama okurken karşınıza çıkabilecek belirsizlikler sizi sıkabilir.
İnsancıklar,Dostoyevski'nin 24 yaşında yazdığı ilk eseri.Kitap Rusya'da ilk yayımlandığı zaman büyük bir ilgiyle karşılaşıyor.Şair Neksarov,o dönemin ünlü bir edebiyat eleştirmeni olan Biyalinskiye:''Bizim için yeni bir Gogol doğdu.''diyor.Kitabı ona götürüyor.Biyalinski'de kitabı o gece okuyor ve çok etkileniyor.Biyalinski ertesi günü kitabın yazarı ile biranönce tanışmak istiyor ve tanıştırılıyor.Dostoyevski o dönemin Turgunyev gibi ünlü yazarları ile tanıştırılıyor.Edebiyat toplantılarına katılıyor.Olaylar bu şekilde gelişiyor.
Gelgelelim kitabın içeriğine:Kitap Makar Devuşkin adında,orta yaşlarda,memur bir kişi ile Varvara Alekseyevna adında genç bir kızın karşılıklı mektuplaşmaları şeklinde geçiyor.Dostoyevski klasik hastalıklı,budala,soylu tipleri ilk olarak bu ilk romanında yaratmış.Kitabın bazı bölümlerinde Puşkin'in ve Gogol'un eserlerine dair eleştiriler bulacaksınız.Dostoyevski'nin birçok eserinde olduğu gibi bu eserinde de kendi hayatından etklendiği açıkça görülüyor.Her ne kadar ilk bakışta karşılıklı mektuplaşmalar insanı sıkacakmış gibi gelsede,kitabı okuduğunuz zaman yanıldığınızı göreceksiniz.Şahsen kitabı çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim.Kitabı sizlerede tavsiye ederim.
Not:Kitabı Oda Yayınları'ndan okudum ve kitabın bir sürü imla,yazım hataları ile dolu olduğunu gördüm.Artık Oda Yayınları'nın bu imla ve yazım hatalarına bir son vermesi gerektiğini düşünüyorum.
Kritias;Kitabın adında anlaşılacağı gibi Kritias'ın bir sohbetteki konuşma bölümünü yazıya aktarmış Platon.Konuşma başlangıçta kısa olarak dört kişi arasında geçiyor.Daha sonra kitabın sonuna kadar Kritias konuşuyor.
Kitapta Kritias, Eski Yunan uygarlıklarından bahsediyor.Onların yönetim şekilleri,yaşam şartları,inançları,gelenekleri ve görenekleri vb. şeylerden bahsediyor.
Kitabın, bizleri o dönemin Yunan medeniyetleri hakkında Kritias'ın bakış açısıyla bilgi sağlayacağını düşünüyorum.
İnsan Ne İle Yaşar,Tolstoy'un sade,açık ve okunmaya değer üç tane kısa öyküsünden oluşmuş hoş bir kitap.
Tolstoy'un hayatını incelemiş olanlar bilirler;Tolstoy,hayatı boyunca belli soruların cevabını aramıştır.''İnsan ne ile yaşar?'',''İnsanın içindeki ne vardır?'',''İnsana ne verilmemiştir?'',''Hayatın anlamı nedir?'' vb. ...İlk öyküsünde bu soruları nasıl çözümlediğini bizlere anlatıyor.Yazara göre, insanın içinde sevgi vardır.İnsanları ayakta tutan şey sevgidir.İnsanlara verilmeyen şey,kendi gereksinimlerinin bilincinde olmamasıdır.İkinci öyküde,şeytanın insanları nasıl yoldan çıkarttığını,açgözlülüğün insanlara neler yaptırabileceğini,az ile yetinmenin önemini vurguluyor.Son öyküde ise bencilliğin ve aceleciliğin insanın başına neler açabileceği,yaşadığımız fani dünyanın mı yoksa öbür dünyanın mı bizim için daha iyi olacağını ve bir gün herkesin bunu en doğru biçimde anlayacağını vurguluyor.
Son olarak, bu kitabın hayatımızda bazı şeyleri çözümlememizde bize yardımcı oalcağını düşünüyorum ve herkese tavsiye ediyorum.