Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-138843 Tarafından Yapılan Yorumlar
Eğer evlilik hayatımızı mevsimlere bölecek olursak, Gary Chapman’ın kitabında belirttiği gibi Kışı da Yazı da olacaktır ilişkimizin… Daha önce okuduğum ve çok beğendiğim “5 Sevgi Dili” adlı eserinin başarısından uzak bulduğum ve gölgesinde kaldığını düşündüğüm bir eser Evliliğin Dört Mevsimi… Evliliğimizin hep yaz sıcağında geçmesi için ifade ettiği stratejiler yararlı olacaktır muhakkak yazarın. Ancak bu eserinde benim dikkatimi çeken şey, Chapman’ın uygulamalar öncesi Tanrısal bir desteğe ihtiyaç duyduğumuzu sık sık belirtmesi oldu… Yani kısaca dua her şeyin başı gibi gözüküyor bu kitabı bitirdiğinizde. Kötü değil. Ama sakın “Beş Sevgi Dili” ile kıyaslayarak okumayın bu kitabı…
"Benim için metropol denince, trafiği keşmekeşi problemleri bol olan bir şehir gelir aklıma" diyor Çandar. O nedenle böyle şehirleri, tüm sorunlardan arınmış düzen abidesi şehirlerden bir adım öne koyuyor kitabında. Şehirlerine karşı duygusal bir bağ kurduğunu kitabı okurken hissediyorsunuz. Ama genel olarak ayrıntılar içinde fazla boğulduğunuzu düşünebilir ve mekanları gözünüzde canlandırmakta zorlanabilirsiniz bu kitabı okurken...
Mutlu bir birliktelik için kaleme alınmış bence en önemli eserlerden biri bu kitap. Eşinizin sevgi dilini keşfetmenin aslında ne kadar önemli olduğunu ve kendi sevgi dilinizin de ne olduğunu kitabı okuduktan sonra keşfediyorsunuz. Birlikteliğinizde tatmin olmadığınız noktalar mevcutsa, sorunlar yaşıyorsanız ve bunların çoğu duygusal problemler ise bu kitabı okuyun. Sadece siz değil, eşinizin de okumasını sağlayın…
Aslında hepimiz insanlarla nasıl iyi geçinilebileceğini biliyoruz. Ama bunu uygulayacak yüreği taşımıyoruz. Bu kitap o yüreği hareketlendiriyormu diye sorarsanız Hayır! derim. Sıkıcı bir kitap değil. Okuduğunuzda “Yapmam Gerek” deyip yapamadığınız birçok kolay yöntemi öğreniyorsunuz. Sonra yine yapamıyorsunuz...
Mossad üzerine yazılmış birçok eserin bulunduğu bir ortamda, kitabın “Mossad Gizli Tarihi” olarak lanse edilmesi belki çok inandırıcı değil. Ancak kitapta Mossad’ın çalışma sitili hakkında oldukça net bilgiler ediniyorsunuz. Prenses Diane’nın trafik kazasında hayatını kaybetmesinin arkasında Mossad’ı görüyorsunuz. Mehmet Ali Ağca’nın Papaya suikast girişiminin satır aralarında Mossad’ı görüyorsunuz. 11 Eylül, 6 gün savaşı gibi İsrail ve dünya için önemli olayların bir yerlerinde mutlaka Mossad’ı okuyorsunuz… Türkiye için en ilginci ise, PKK terör örgütünün terörist başı Öcalan’ın Kenya’da yakalanma operasyonunu da Mossad’ın gerçekleştirdiğini okuyorsunuz… Aslında kitabın gizliden gizliye yaptığı tek şey, zihinlerde oluşturmaya çalıştığı: “Mossad, dünya istihbarat örgütleri içinde en güçlü ve dehşet olanıdır” fikri… Gordon Thomas’ın bozkurt olarak adlandırılan ülkücü grupları terörist diyerek toptan değerlendirmesi, Öcalan’ı ve PKK’yı Kürtlerin federe devlet için savaş veren lideri ve oluşumu olarak nitelemesi bazı şeyler için ipucu niteliği taşıyor. Kitap sıkıcı olmamakla birlikte “Süper Mossad” anlayışının hakim olduğu satırlarda yer yer sinirleriniz bozulabilir. Çevrenizdeki sayan ve katsalara dikkat edin!