Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-138843 Tarafından Yapılan Yorumlar
Orhan Gencebay, bu ülkenin yetiştirdiği en kültürlü sanat adamlarından birisi. Müzik bilgisinin yanında, televole kültürüne yem olmaması, hoşgörüsü, fikirlerini beyan ederken kullandığı yumuşak üslup ile, yaptığı müziği sevmeyenlerinde takdir ettiği bir sanatkar. Ahmet Hakan ile yaptığı söyleşinin kitaplaşmış halini tüm Orhan Gencebay severleri arşivlerinde saklamalı...
Tapma derecesinde bir sevginin günlüğü sayılabilecek bir eser... Victor Hugo’nun duygusallığı hakkında önemli ipuçları bulabileceğiniz bir yapıt. Tabi Adele’nin Hugo’ya yazdığı karşı mektuplar da kitapta yer alsaydı şüphesiz daha keyifli olurdu. Neredeyse Tanrı yerine koyulan (hatta koyuyor Hugo) bir sevgili ve karşısında hiçbir değeri olmayan bir ruh halindeki Hugo'nun hemen hemen aynı satırlarını okuyorsunuz. Ben sıkıldım, siz sıkılmayın...
Masonluk, kendi ritüelleri ile kapalı kutu şeklinde dünyada faaliyet gösteren bir tarikat benim gözümde. Yıllardır bu tarikat hakkında doyurucu bir bilgi sahibi olamadım. Orhan Koloğlu’nun bu eserinde de yine aynı soru işaretleri cevabını bulamadı. Masonlar açıklama yapıyor gibi gözüküp laf dolandıran bayanatları ile meşhurdur. Bu kitapta da farklı bir açıklamaları yok. Onlar, insanlığa hizmet eden, inançlı, vatansever bir topluluk kendi ifadeleri ile. Aslında bir dönem Peyami Sefa, Masonlara sorduğu apaçık sorular ile olayı özetlemiş. Ama bu sorulara o tarihlerde cevap gelmediği gibi günümüzde de gelmiyor. Orhan Koloğlu, tarafsız bir bakış açısı ile eserini kaleme almaya çalışmış ama, tarafsız kalmayı başaramamış. Yer yer Masonların haksız eleştirilere maruz kaldığından dem vurarak, gizli gizli avukatlığını da üstlenmiş aslında. Ülkemizde İslami kökenli tarikatlara öcü gibi bakılırken, Masonluk tarikatını Laikliğe aykırı olmayan bir dernek yapılaşmasında gösterme çabalarını okudum kitapta... Hiç tatmin olmadığım bir eser...
Bizim toplumumuzda yer yer kadına “Şeytan” yakıştırması yapılır. Bu durum, kadının yaradılışındaki silahlarından ve biz erkeklerin zaaflarından olsa gerek. İşte bu kitapta, bu silahların bir erkeği nasıl mahvettiğinin bir kısa romanını okuyacaksınız...
Medya yazıları olarak adlandırdığı bu eserinde, esaslı bir medya eleştirisi yaptığı yazılarını derlemiş Can Dündar. Yazılı ve görsel basının, iş ahlakı ile topluma doğru olan objektif haberciliği nasıl sunması gerektiğinin kurallarını bir kez daha sıralamış. Gazetecilikten ekmek yiyen insanların, Can Dündar'ın satırlarına göz kabartmaları ve sonuçta mesleklerini ne oranda doğru yaptıklarını sorgulamaları gerekli...