Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-138843 Tarafından Yapılan Yorumlar

26.04.2005

Büyük bir merakla aldığım “Aydınlanma Değil Merhamet” adlı eser ile, Alev Alatlı’nın dili hakkında yorum yapmak belki çok doğru değil benim için. Alatlı’nın bu kitabı bir roman aslında. Ancak ben okurken o bildiğimiz roman sürükleyiciliğini tatmadım. Yer yer anı, yer yer tarih, yer yer felsefe tadında bir Rusya gezisi gibi birşey bu kitap. Kitapta yer alan bölümlerin bazılarını merakla okudum. İlginç tarihi bilgiler veren Alatlı’nın bu bilgileri nereden edindiğini merak ediyorum açıkçası. Örneğin Stalin döneminde idam edilen binlerce Polonyalı subay, Rus mafyasının kendi içinde kanunları olan bir devlet modeli gibi bilgiler oldukça ilgi çekici...
Ancak yinede kitap, o sürükleyiciliği bir türlü veremedi bana. Çok karmaşık ve yer yer sıkıldığım bir kitaptı. Alev Alatlı’nın bilgi birikimine bir sözüm yok. Ancak bu eser ya çok fazla büyütüldü. Ya da ben Alev Alatlı okuyacak seviyede değilim henüz!.. Kendimi hazır hissettiğimde Gogol’ün 2. izine çıkmayı düşünebilirim. Ama şuan için burada kalma taraftarıyım...
26.04.2005

Mehmet Altan yazılarını kitaplaştırırken aynı yayınevini kullanmaz genellikle. Birçok yayınevinden çıkmış eserleri mevcuttur Altan’ın. Sanırım İthaki yayınları da “Bizimde listemizde bir Mehmet Altan kitabı olsun” diyerek Marksist-Liberal adlı eserin yayın hakkını almış. Mehemet Altan’ı daha önce okuyanlar, çok farklı düşüncelerle karşılaşmayacaklar bu eserde. 1985-1995 yıllarında çeşitli gazete ve dergilerde yer alan yazılarının derlendiği kitabın isminden de anlaşılacağı gibi Altan, dünya ekonomisine yön veren akımların tanımlarını net bir şekilde yapıyor kitabında. Bu tanımları yaparken Türkiye’de kavramların nasıl birbirine karıştığını daha net görüyorsunuz Neredeyse 20 yıl önce kaleme alınan ve o dönemlerde eleştirilen Türk ekonomisinin, üretim modelinin ve siyasi yapısının bugün hala pek değişmediğine tanık olmak insanın sinirini bozsa da kitap yinede okunmalı.
Ama aslında bu kitabı, belli resmi görüşün arkasına sığınıp siyaset yapanlar okumalı ya neyse...
21.04.2005

İlluminati... Aslında bu klime ile, en çok okunanlar listesinde bir dönem yer alan Dan Brown’un “Melekler ve Şeytanlar” adlı romanında karşılaştık yoğun olarak. Sanırım bu romanın çok okunup beğenilmesi. Texe Marrs’ın “İlluminati” isimli eserini okumayada sevketti insanları ve beni... Ancak Marrs’ın kitabını okyup bitirdiğimde, yapıt, genel olarak ABD’nin eski ve yeni başkanlarına politikacılarına ve dünyada önemli kurumların ve şirketlerin başında olan kişilere, zaman zaman hakarete varan düşüncelerin yer aldığı, zemini pekde sağlam olmayan bir kitap olarak kaldı zihnimde...
Dünyadaki gelişmelerde bir takım güçlerin rol alabileceği gerçeği doğrudur. Ancak Texe Marrs’ın bunu ispatlama çabaları, çokda sağlam olmayan, tabiri caizse kafadan üretilen bir takım komplo teorileri ile bezenmiş bir yazı dizisi gibi geldi bana.Ve sanki çaktırmadan, ABD milliyetçiliği ve Hristiyanlık propagandası yaptığını gördüm kitapta.
Özetle sıradan bir yapıt. Beni hiç tatmin etmedi...
21.04.2005

1999 yılında alıp okuduğum Hitler’in saçmasapan fikirlerinden oluşan sayfa sayısı kalın, içi boş bu eserin, bugün neden birdenbire en çok okunanlar listesinde yer aldığını anlamakda zorluk çekiyorum... Ve çoğu insanın bu eseri sonuna kadar okuduğuna da inanmıyorum. Reklamı yapıldı ve okumayan yurdum insanı bir hevesle aldı diye düşünüyorum bu kitabı. Kitap özetle Nasyonel partinin fikri doğuşunu ve büyümesini anlatıyor. Ama eminim çoğu insan bu eseri, fırında yakılan Yahudilerden bahsettiğini zannederek alıyor. Halbuki bu kitap, Yahudilere yapılan işkencelerden çok çok önceleri, hapishanede kaleme alınmış bir zırvalar manzumesi...
29.03.2005

3 temel din için kutsal sayılabilecek bir tabletin peşine düşen Müslüman, Hristiyan ve Yahudi... Kitabın anlatımdaki heyecan ve sürükleyiciliği çok zayıf. Şifrelerle bezenmiş notlar (saraylar) çözüme kavuşturulurken hiçde şaşırtıcı bilgilere ulaşmıyorsunuz. Sırf gizem katabilmek için yazılmış metinler, ve bunları çözmeye çalışan, birbirlerine mahkum, bir rahip bir haham ve bir şeyh...
Tabi ortada 3 temel din ve bu dinlere mensup şahıslar olunca, aralarında geçen polemiklerde göze çarpıyor. Ve nedense İslam alimi şeyh; kaba, saldırgan gibi olumsuz davranışları kendinde topluyor.
Böyle bir kitap yazıyorsanız, 3 din hakkında da çok iyi bilgiye sahip olmanız gerekir. Gılbert Sıneue ise kulakdan dolma bilgilerle karalamış kitabını. Yada bunu maksatlı yapmış. Hz. Muhammed (SAV) için “Kadın milletinin arkadaşlığından çok hoşlanırdı ve pek çokda nikahsız karısı olmuştur” ifadesini İslam alimi! Arap Şeyh Sarrag’a söyletiyor mesela. Bu ve bunun gibi saçmasapan şeylerle süslenmiş! kitabı, alıp okuyarak benim gibi zaman kaybetmeyin...