Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-1393306 Tarafından Yapılan Yorumlar

04.09.2013

Bazı kitapların ancak özgün hali ile orjinal dilinden okunulması gerektiğini bir kez daha kanıtlar nitelikte.
Okuması zor, okunulanı anlamlandırması çok daha zor olan bir kitap. Paul Valery çok büyük bir yazar ve düşünür ancak bu eserini roman veya öykü kitabı olduğu düşüncesiyle alanlar için hayal kırıklığı olur. Çünkü eserin bir teması, olay örgüsü, kurgu akışı gibi özellikleri yok.
Daha çok düşünce üzerine yoğunlaşılmış ve tahminim (Yazarın asıl olarak Şair olduğunu düşünerek) lirik bir dille, felsefi ve aklına geldikçe yazılmış bir deneme olduğu söylenilebilir. Çevirmene bağlayacağım ama Valery zaten kitabın önsözünde Mösyö Teste'yi okumasının çok zor olduğunu ve çevirmenin işinin daha çok zor hatta imkansız olduğunu belirtmiş. Okuma hissini pekiştirmediği gibi maalesef anlatılanın üzerinde düşündürmesi de kolay değil.
21.08.2013

Uzun süre düşündükten sonra yalnızca bu yorumu yazmaya karar verdim.
"Rus edebiyatının damızlığıdır."

Edebiyat nedir, ne işe yarar sorusuna gelen karşılığı kavramanın en kolay yolu bu başyapıtı okumaktır.
21.08.2013

Marquez anlatısıyla şölene çevrilmiş çarpıcı bir eser daha.
Çürüyüş....
Aynısallaşmışlığın yaşandığı, hayatın rutine bağlandığı toplumlarda her olayın sonucunun tahmin edilebilir olduğu düşüncesinin eseri olarak önyargılarınnın, umarsızlığın , fütursuzluğun öldürdüğü San Ramon'un dramatik hikayesi.
Müthiş bir sosyolojik tespitin edebiyatta vucut bulmuş halidir Kırmızı Pazartesi
Sorgu yargıcının raporunda kırmızı kalemle not düştüğü gibi " bana bir önyargı verin dünyayı yerinden oynatayım"
Ayrıca bu öyküde Yüz Yıllık Yalnızlığa da göndermelerde bulunur Albay Aureliano Buendia'yı idam aden otorite yanlısı aile yine burada da kötü bir rol oynuyor.

15.07.2013

Bazen İhsan Oktay Anar'ın bütün bu kitapları, sadece ve sadece akşamdan sabaha kitap yazan sözümona yazar takımına safi gıcıklık olsun diye yazdığını düşünüyorum.

Bütün kitaplarında olduğu gibi yazarın yine kendine has, her okurun sevebileceği bir dil olmaktan uzak fakat çoğunluğu hayran bırakan kaleminden çıkmış eseri.
15.07.2013

Eserle ilgili yorumumu bitirdikten sonra yazmak niyetindeydim lakin sabredemedim. Okumaya hala devam ediyorum ve yaklaşık 100 sayfa kadar kaldı. Yazarın anlatım tarzına, kullandığı dile, zekâsına bilgisine hayran kaldığımı söyleyebilirim. Gayet akıcı ve zengin bir dil kullanılmış, Bazı yerlerde hafif sapmalar görsem de (böyle bir eser için görmezden gelinebilecek kadar önemsiz boyutta) kurgusal anlamda da bir harika olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Deruni kocaman bir masal kitabı gibi. Henüz çocukken babaannemin özellikle elektrik kesildiği zamanlar anlattığı 1000 lerce yıllık kültürün mirası bir ucu gerçeğe, diğer ucu muğlaka bağlanmış bize has keyifli masallarını dinliyormuşum hissine kapıldım.
Eser, tarihi ve edebi anlamda gerçek bir donanımın, entelektüel birikimin, ürünü olduğunu okura bangır bangır bağırıyor. Yazarın batı kültürü yanı sıra Anadolu kültürüne, doğu kültürüne ve kaynağını Orta Asya’dan alan kadim Türk kültürü hakkındaki bilgilere ne kadar haiz olduğunun ispatı niteliğinde. Özellikle Şamanizm, acem edebi kültürü ve Firdevsî ile birlikte dede korkut izlerine de rastlamak mümkün.
Türk edebiyatının en güzel eserlerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Aynı zamanda felsefi anlamda hususiyetle Hegel'e göz kırpmaları da nazarımdan kaçamadı.
Bu tüm mevzuu ve alt metinler bir yana hiç bir şey düşünmeksizin sadece o müthiş edebiyat için bile okunulmayı katbekat hak ediyor.
Mutlaka Okunmalı...
Yalnız kitapta onca mevzuyu bir yana bıraktım bir kelimeye takıldım. "Mürmürbağa" nedir nasıl bir canlıdır arkadaş :)