Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

gok36 Tarafından Yapılan Yorumlar

29.07.2002

Cebeci'nin insanı sürükleyen, hülyalara daldıran şiirleri var kitapta. Şair "star" ve "sitare" kelimlerine göndermelerde bulunmuş, "yıldız anlamına gelen bu kelimenin Hz. Ayşe için kullanılan bir hitap olduğunu da kitaptan öğreniyoruz.
29.07.2002

Issız bir çöle döşenmek istenen demiryolu, çölde bulunan bir otel, yolcularını güzergâhını değiştirerek çölün ortasına götüren bir şehir içi otobüs, ciddi bir ifadeyle koro halinde, söylenen bir sözü onaylamak için "ham hum şorolop" diyen yönetim kurulu üyeleri gibi ancak bir Vian kitabında bulunabilecek olan gerçeküstü öğeler, öyle doğal ve ustaca anlatılıyor ki, Vian gerçekten de "modern bir Avrupalı masalcı" tanımlamasına hak kazanıyor. Boris Vian da zaten kendinden son derece emin, romanı için şu tanımlamayı yapıyor: "Romantizmden natüralizme, sosyalizmden mistisizme, sıkıcılığın bütün aşamalarını geçtikten sonra birden kendini Egzopotamya Çölü'nün ortasında buluveren yeni bir edebiyatın, sonunda gülmenize izin veren bir edebiyatın klasikleri arasında yer alabilecek bir roman."



29.07.2002

Türkçülüğü, 19311946 yılları arasını merkez alarak inceleyen eser, yazarın 1990 yılında tamamladığı "IrkçılıkTurancılık Davası: Türk Ulusçuluğunun Radikal bir Varyantı olarak TekParti Dönemi Türkçülüğü, 19311944" başlıklı doktora tezinin bazı küçük düzeltme ve eklemeler dışında İngilizce aslından yapılan çevirisi.

Yazarın kitabın ortaya çıkış serüvenini anlattığı kısım, gerçekten ilginç bazı itirafları göz önüne seriyor. Her şeyden önce, yazarın doktora tezi olarak kaleme aldığı bu çalışmada, akademik objektifliğine gölge düşürecek bazı önyargılarını, "Sunuş" kısmında yazdığını dile getirelim. Altı bölümden oluşan kitabın, şu konuları içeriyor: "Türkçülük ve Türk Ulusçuluğu: Tarihsel, Kavramsal ve Kuramsal Çerçeve, Osmanlı Türkçülüğü'nden Kemalist Ulusçuluğa, Irkçılık ve Turancılık Davası: Aktörler ve Olayların Seyri, Özgül Ortam: İkinci Dünya Savaşı Politikaları, Türkçülerin Profili: Liderler, Yayınlar ve Taraftarları, Türkçü Yelpaze: Ayrımlar, Volkçu Ortak Payda ve Örgütsel Miras."

29.07.2002

Anadolu'dan, Doğu ve Batı Türkistan'a, Azerbaycan'a değin Türk milletinin yaşadığı hemen her yerde kuşaktan kuşağa anlatılarak bugüne gelen, Türk kültürünün en önemli vesikalarından birisidir, Dede Korkut hikayeleri. Türk milletinin dünyayı algılayış sistematiği, dili, bireylerin kendi aralarındaki ve siyasal iktidarla ilişkileri gibi kültürümüzün birçok özelliği, Dede Korkut hikayelerinde yer alan unsurlar ile ifadesini bulmuş, bu; aradan yüzyıllar geçmesine, Türk milleti oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmasına rağmen o coğrafyanın doğusunda da batısında da müşterek değerleri muhafaza etmenin hem vesilesi hem de ispatı olmuştur.
Dede Korkut Oğuznameleri" ismiyle Yapı Kredi Yayınları'nın yayımladığı Semih TezcanHendrik Boeschoten imzalı çalışma ise Dede Korkut hikayelerinin var olan iki yazmasının, ayrı ayrı, tek kitapta toplanmasından oluşuyor. Metinler, Türk alfabesiyle yayımlanmasına rağmen, orijinal yazılışı büyük ölçüde yansıtabilmek için Türkçe'de yaygın olan yazı aktarımı dizgesi birkaç eklemeyle uygulanmış.




29.07.2002

Ulus devlet tasarımının anlamını yitirdiği savına karşı Türkiye'nin henüz millî devlet olmadığını, bu projenin henüz kemâle ermediğini dile getiren Yeniçeri, haklı itirazlarını "Kavramlar ve Değerler Üzerine Tartışmalar" isimli birinci bölümde ifade etmiş. Bu bölüm; "Devlet ve Özgürlük Üzerine Bazı Sorular", "Devlet ve Birey İle İlgili tartışmalar", "İnsan ve Akıl Üzerine Tartışmalar" ara başlıklardan oluşuyor. "Kültür Düşmanlığının Çeşitli Yolları", "Kök Üzerinden Çağı Yakalamak Ya Da Yeniden Türkleşmek" ve "Bin Yıl Sonra Ata Yurdu" eseri oluşturan diğer ana başlıklar.

Yazar kitaba ismini veren ve üçüncü bölümde yer alan "Niçin Yeniden Türkleşmek?" isimli kısımda; "Ayakta kalmayı ve varolmayı batıya, doğuya, Amerika'ya ya da Japonya'ya bağlayanlar elbette topluma kalkınma ve var olma heyecanı veremezlerdi" demekte ve bunun nedeni olarak da şu iddiayı dillendirmektedir: "Hiçbir düşünce bir ülkeden ötekine olduğu gibi aktarılamaz, insan düşünce için değil, düşünce insan içindir, batan bir ülkeyi kurtaracak hiçbir sihirli formül yani 'izm' yoktur."