Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

elijah05 Tarafından Yapılan Yorumlar

24.03.2014

Bir Ahmet Hamdi Tanpınar hayranı oldum çıktım. O'nun kitaplarını nasıl bu kadar gecikmeli okuyorum anlaşılır gibi değil. Bence Türkiye'nin en iyi romanı olan Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nden sonra Mahur Beste'yi okudum. AHT Mahur Beste'den epey sonra Sahnenin Dışındakiler romanını yazmış. Şimdi de elimde bunu okuyorum. Fakat her bir satırından aldığım keyfi sürdürebileyim diye durup duruyorum, okuyup geçip gidemiyorum.
Eğer İstanbul'da yaşıyorsanız bunu anlayacaksınz; "İstanbul mahalleleri yirmi, otuz sende bir çehre değiştire değiştire yaşarlar ve günün birinde park, bulvar, yol, sadece yangın yeri, "hali arsa" geleceğe ait çok zengin ve iç açıcı bir proje olmak üzere birdenbire kaybolur." Buradaki birikimi sonra ifade zenginliğini takdir edebiliyorsanız, kitabın içinde daha ne büyük hazlar var, hayal edebilirsiniz. Tadını damağımda çıkardığım bir kitap.
20.03.2014

Okuduğum kitaplardaki vurulduğum cümlelerin altını çizmekten vaz geçeli çok oldu. Çünkü sonradan yine okumak istediğinde dikkatini dağıtıyor, neden niye çizdiğini hatırlayamıyorsun vs. Ama işte şimdi Mahur Beste'yi okuyorum ve şu cümlenin altını çizmekten kendimi alamıyorum:
"Sevginin, merhametin eşiğini atlayanlar, ıstırabın gömleğini de kendiliğinden giyinirler. Acımak, söylendiği kadar kolay bir şey değildi."
"Sefalet ömrün en acı tecrübesi olduğuna göre, onun fırınında pişmiş olanların bu kadarcık gurura hakları vardı".
18.02.2014

Biyografi kitabı aldığımı sanmıştım. Meğer aynı zamanda, başlı başına bir 'roman' diyebilir miyim bilmiyorum, ama bir başka sanat eseri almışım. Sefa Kaplan, Tanpınar'ın ağzından hem de tıpkı o söylermişcesine kendine mektuplar yazmış. Bu o kadar Tanpınar üslubu ki, olaya uyanmanız zaman alıyor. İkinci yarısında da Sefa Kaplan, Tanpınar'a mektup yazıyor. Hem Kaplan'ın kendi üslubunu hem de harika Tanpınar 'taklidini' (Sefa bey bunu okusa kızar mı) daha net görüyorsunuz. Bir kere ilk kez böyle bir biyoghrafi tarzı ile karşılaştım. Belki de geröekten bir ilktir. Bu yüzden Sefa Kaplan'ı tebrik ederim. Tanpınar'ın kıymetini bilenler, bu kitap ile Sefa Kaplan'ı da keşfedecekler. En azından benim için öyle oldu.
14.02.2014

Gerçekten olağanüstü! İlk cümleden itibaren gerçek bir sanat eseriyyle karşılaştığınızı farkediyorsunuz. Üslubuna ayrı, karakterlerina yarı aışk oluyorsunuz. Hiçbir cümlesini farkına varmadan geçmek istemeden tane tane okuduğum kitaplardan biridir. Okurken hep Oğuz Atay'ı hatırladım. O'nun Tehlikeli Oyunlar adlı kitabını da aynı keyifle okumuştum. Tanpınar kendi zamanında bulamadığı okuyucusu belki de Oğuz Atay olmuştur. Kitaplığıma özenle geri koydum, yarın bir gün tekrar okumak niyetiyle.
14.02.2014

Lisedeyken okuyamadım, emekli olmadan önce okuyayım istedim. Emeklilik yaşıma kadar epey kitap okumuşluğumdan mıdır nedir, dilinden hiç keyif alamadım. Bir edebiyat eseri değildi de başka birşseydi sanki. Olaylar zincirinin akışına da bırakamadım kendimi. Neyse zorladıom bitirdim. Gene de dikkati çeken yanı sudur ki; İstanbuldaki aydının Anadoludan haberi yoktur. Ne ihtiyaçlarını bilir ne de onlara hizmet götürmeyey niyetleri vardir. Açıkyürekliliği sanırım kitabı bitirmemi sağladı.