Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

filizden Tarafından Yapılan Yorumlar

31.10.2007

Bir hikaye kitabı. Kitaba ismini veren uzun hikaye dışında, içinde birkaç tane de kısa hikaye mevcut.
1950'li yıllardaki yaşama bir mercek tutmuş Aziz Nesin. Komşuluk ilişkileri, insanlar arasındaki dialoglar, ustanın mizahi diliyle birleşince tam da bir kara mizah çıkmış ortaya. Özellikle şimdiki zamanı baz alarak, karşılaştırma yapmak açısından iyi bir kitap. Yaşı kemale ermişler içinde, nostaljik esintiler sunabilecek bir tarzda yazılmış.
30.10.2007

'Kediler' diye bir öykü okumuştum bu kitapta. Samipaşazade Sezai'ye ait bir öyküydü. Bildiğim dilden apayrı bir dilde yazılmış olduğundan, elimde sözlüğü düşürmemiştim. Gerçi kitapta da sözcük açıklamaları var ama bana yetersiz gelmişti. Bu öyküyü bu kadar ceremeyle okumama rağmen, öyle keyif almıştım ki anlatamam. Hiciv ve nükte içiçe geçmiş ve ustalık had safhadaydı. Kendi kendime sinirde olmuştum. Saray dili, yani Osmanlıca bizim dilimiz değilmiş ki. Halkın konuştuğu dilden apayrı, öz dilini dışlayanların oluşturduğu bir dilmiş. Türkçe'nin bu günkü sorunlarında, bu anlayışın payı büyük. Ben neden 'Kediler' gibi şaheser bir öyküyü, bir çırpıda anlamayayım?

Sonraki öykülerde dil daha sadeleşiyordu ve öykülerde farklılaşıyordu. En son öykülere, yani günümüze gelindiğinde artık başı ve sonu birbirine dağlar kadar uzak bir öykücülük anlayışıyla karşılaşmıştım. Bu pek doğal bir sonuç belki. Ama bu doğallık bile beni rahatlatmıyor. Biz, aynı ülkenin insanlarıyız ama bazen aramızdaki uçurumlar beni tedirgin ediyor. Dilimiz bile farklılaşmış...

Ferit Edgü ve Demir Özlü, bana en yabancı gelen, kendimi onca zorlamama karşın, öyküleri bana dokunmayan iki öykücüydü. Sadece bu kitaptaki öykülerini kastediyorum, başka eserlerini okumadım. Muzaffer Buyrukçu diye bir dehayı da, bu kitap sayesinde keşfetmiştim. Kitapta çok şey bulabilirsiniz. Tavsiye ederim, güzel bir seçki...

30.10.2007

Bizim iyiki Orhan Veli'miz var...Hiç bir kaygı gütmeden, estetik derdi taşımadan, yalın, taptaze sözcükleriyle...
Şiirlerinde hep biz varız. Kaf Dağını aşmaya, okyanuslar geçmeye gerek yok. Yormaz bizi Orhan Veli...
Pencereden başımızı dışarı çıkarınca ya da volta atınca birkaç tur, görürüz Dalgacı Mahmut'u, Mualla'yı ve pek çoklarını. Onun şiirleriyle ağlamakta güzel, gülmekte...
30.10.2007

Özellikle Akdeniz mutfağı ile ilgilenenler için, hoş bir kaynak kitabı. Yalnız yemek tarifleri yok bu kitapta. Akdeniz'de yaşayan tüm deniz canlılar, resimleriyle var. Kısa kısa tanıtımlar, pişirme teknikleri ve püf noktaları da cabası. Kitabın bir başka boyutuda, Akdeniz'in kültürel dokusu. Kitap bizi, oradan oraya savuruyor. Tam Akdeniz tadında...
30.10.2007

Çok kaliteli baskısı olan, titizlikle hazırlanmış bir bilgi küpü. Özellikle Anadolu medeniyetlerine ilgi duyan ya da bu konuda araştırma yapanlar için kaçırılmayacak nitelikte. Hem de epey ucuz. Okuyucuya dost yayıncılık anlayışından ötürü, TÜBİTAK'ı takdir etmek gerekir. Ayrıca, Ekrem Akurgal, ülkemizde yetişmiş en önemli arkeologlardan. Ondan öğreneceğimiz çok şey var. Özellikle, tarihi kendi nesnelliği içinde değerlendirdiği ve ideolojilerin kısır döngüleri arasında hapsetmediği için, ona çok saygı duyuyorum.