Toplam yorum: 3.285.202
Bu ayki yorum: 6.728
E-Dergi
filizden Tarafından Yapılan Yorumlar
Benim Ülkem, Çöl Çiçeği’nin devamı niteliğinde bir kitap. En az, ilk kitap kadar sarsıcı. Bir eve dönüş hikayesi ve anlaşılacağı gibi, oldukça duygusal motifler yer alıyor. Yaşamın en ilkel katmanlarında parıldayan, minicik kıvılcımlara dokunuyorsunuz satır aralarında. Özellikle Waris Dirie’nin, yoksul Somali’li çocuklara Amerika’yı anlatışı çok hoştu. Kocaman gökdelenlerin, dev gibi alış-veriş merkezlerinin olduğu, inanılmaz bir dünya…Ağaçlar, otlar, çiçekler pek az…”Peki keçiler ne yiyiyorlar?” diye soruyordu çocuk. Öyle ya…Keçilerin yiyecek birşey bulamaması, insanların aç kalması demek onlara göre. Başka zenginlik bilmezler ki, yoksul Afrikalı çocuklar…
Yaşam’a bir de Somalililerin penceresinden bakmak, yoksulluğun en vahşi halini okumak isteyecekler için, bu kitap bulunmaz nitelikte…
Fethi Naci’ye göre, son yılların en önemli romanlarından Kişilikler. Kendisine katılıyorum. Romanın kurgusu, birbirinden farklı statü ve karakterlere sahip birkaç kişinin üzerine örülmüş. Onların içsel yolculuklarına, kederlerine, iç hesaplaşmalarına, yaşamlarındaki tekdüzeliklere, yaşamlarının seyrini değiştiren, çarpıcı olaylara tanık oluyoruz. Aslında birbirinden bağımsız olan tüm bu kişiler, birbiriyle bir noktada buluşuyorlar. Derin çözümlemelerin yer aldığı bu şahane kitabı okumak, okuyucunun ufkunu genişletecek, insana dair onlarca soruya yanıt aramasını sağlayacaktır...
Kaan Arslanoğlu, gerçekten son yılların en önemli romancısı. İnsan doğasının derinliklerine, bu kadar ustaca inilebilirdi...
Kiliseye göre içine şeytan girmiş ve ruhunun bu şeytandan arındırılması gereken bir günahkardır Sierva Maria. Bir manastıra kapatılarak ölüme terk edilir. Ama aşk hiç umulmadık bu zamanda gelir ve sarıp sarmalar onu.
Hayal ve gerçeğin birbirine karıştığı, büyüleyici bir roman. Okunmaya başlandığında, bitirmeden elden bırakılamıyor. Bittiğinde ise, fena dokunuyor.
Çocuklara tarihi sevdirecek kitaplardan bir tanesi. Muazzez İlmiye Cig, özellikle Sümer tarihi konusunda, ülkemizde bir duayen. Onun kalemiyle, ebeveynler çocuklarını binlerce yıl öteye götürebilir, Sümer ülkesindeki akranlarıyla tanıştırabilirler. Onca yılın emek ve birikimlerini, çocuklarla da paylaşmak istemiş yazar. Ortaya faydalı bir eğitim/ hikaye kitabı çıkmış böylece…
Özellikle kitaba ismini veren Mutluluk öyküsü başta olmak üzere, birbirinden güzel öykülerin yer aldığı bir kitap. Fransız edebiyatında, en önemli öykücülerden biri olan Maupassant, bu kitabında da, olayları en çekici yönleri ve çarpıcı tasvirlerle süslüyor. Her öykü bitiminde, „iste bu“ dedim neredeyse...Muntazam bir hayal gücü var yazarın. Birikimi ve yeteneği, bu gücüyle tamamen örtüsüyor. Bizede keyifli okumalar kalıyor sadece...
Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim. Bazı öykülerde, Ortaçağ Avrupasındaki insanların ruhsal ve ahlaksal durumunu ayırt edebiliyor; bağnazlığın ne denli ürkütücü bir girdap olduğunu da birebir yazarın anlatımıyla kavrıyoruz.