Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

FelsefiKk Tarafından Yapılan Yorumlar

14.01.2026

Çanakkale Cephesi’yle ilgili çok duyarız: Yeşil Sarıklılar, çöken bir bulutun düşman birliklerini yok ettiğini vs… Kimi çevrelerce bu tip rivayetlerden yola çıkılarak; savaşı kazanmamızı sağlayan olağanüstülükler anlatılıp, zafer sadece buraya endekslenir. İnsan emeği, asker emeği, komuta kademelerinin savaş stratejileri, birçok unsur görmezden gelinir adeta. Bu yaklaşımlara bakınca insan düşünmeden edemiyor: Askersiz de kazanabilirmişiz aslında! Maneviyat elbet önemli bir unsurdur ama kaş yaparken göz çıkarmamalı.

Kur’an-ı Kerim’in nazil sürecindeki savaşlarla ilgili Kur’an’da birçok ayet bulunmaktadır. Bu eser de, bu ayetler ekseninde, savaşlardaki ilahi yardıma ilişkin farklı değerlendirmeleri de göz önüne alarak okuyucuyu düşünmeye sevk ediyor.
22.05.2025

Hz. Muhammed ama hangi Muhammed?
Üç Muhammed, beş Muhammed, on Muhammed…
Hz. Muhammed ve mucize ilişkisinde de benzer tabloyu görebiliriz.
Ayakları yere basan, ayakları yeryüzünde olan, adımlarının yeryüzünde maddi olarak değil de manevi olarak ayak izi bıraktığı, örnek alınabilecek, senin benim gibi bir insan olan ama ahlakıyla öne çıkan, fark yaratan, ilham veren ve ilhamını göklerden, benliğinden alan, Kur’an’ın ifade ettiği arkadaş olan Muhammed mi yoksa ayakları yere basmayan, göklerde olan, örnek alınması mümkün olmayan, mucizeler içerisinde kaybolmuş ruhani, ruhbani bir varlık mı?
İfrat ve tefrit içerisinde debelenen insan, ne zaman taşları yerli yerine oturtacak?
İsrafil Balcı hocanın, Hz. Peygamber ve Mucize adlı eseri, bu konuda taşı yerli yerine oturtma çabasının bir ürünüdür ve değerlidir.
11.06.2024

Siyasallaşmaması gereken şeylerin bile siyasallaştığı yeryüzünde, siyasetin birçok şeyi şekillendirdiği bir ortamda ve tarihte; en kullanışlı alanlardan biri de hiç şüphesiz din kurumu olmuştur. İslâm özelinde, bundan namaz gibi özel bir ibadet dahi kurtulamamıştır. İslâm tarihinde; bilhassa cuma namazlarındaki hutbelerde Hz. Ali ve Muaviye döneminden başlamak üzere karşılıklı lanetlerin okunduğu, siyasi propagandaların yapıldığı tarihi bir hakikattir. Bilhassa Emeviler döneminde camiler ve namazlar adeta siyasete göre de dizayn edilmiştir diyebiliriz. Mesela cuma namazlarında hutbelerin namazdan sonra okunduğu ama sonraları bu uygulamanın değiştirildiği ve namazdan önceye alındığının söylendiği, hutbeler daha dinamikken sonraları ağızdan çıkan bir harfin bile günah sayıldığı bir şeye dönüştüğü vb. birçok meselenin altı geniş geniş, türlü türlü doldurulabilir. Velhasıl namaz hakkında derli toplu tarihi bilgilerin yer aldığı bu eseri öneririm.
20.05.2024

Hz. Muhammed’in peygamberlik dönemiyle ilgili, vefatından sonraki süreçte birçok sebepten dolayı üretilen; Kur’an Şairi, Vatan Şairi merhum Akif’in deyimiyle binlerce herzenin, aynı şekilde peygamberlik öncesi için de üretildiğini söyleyebilmek çok zor olmasa gerek. Hatta doğumundan öncesine kadar giden, kendisini geçtik soyunu kutsallaştırmaya, daha doğrusu putlaştırmaya kadar giden rivayetlere, anlatımlara rast gelmekteyiz. Bütün bunlara en azından bugün için, bilişim çağında ihtiyaç var mı? Bunun bir faydası var mı? Tabii ki hayır. Tam aksine zararı olmaktadır. Bilişim çağı insanına, bilişim çağı gencine bu anlatımlar hiçbir şey ifade etmediği gibi, onları uzaklaştırmaktadır. Suç tabii ki ne çağın, ne de çağın insanının. Taş yerinde ağırdır. Bu eser de, taşı yerli yerine oturtma gayreti içerisindedir.
20.05.2024

İslâm dini savunma savaşı dışında bir savaşa cevaz verir mi vermez mi gibi tartışmalar son dönemlerde zaman zaman yapılır olmuş ve savunma savaşı dışında bir savaşa cevaz yoktur fikrini satın alan, dillendiren çevreleri de görür olduk. Hatta fetihlere işgal, yeni bir kavram olmasına karşın emperyalizm diyenleri de görebilmekteyiz. Hangi minval de olursa olsun, bu tip tartışmaların, söylemlerin bir geçerliliğinin olabilmesi için, tarihi altyapıdan yola çıkmak, anakronizme düşmemek, gelişen olayları kendi tarihinde, kendi dinamikleriyle okumak, bütün yönleriyle ele almak gerekmektedir. Kısaca realpolitikten yoksun teorik bir değerlendirme anlamsızdır, ayakların yere basmamasıdır ve slogandan ibarettir.

Bu eser de, tarihi altyapıya ana hatlarıyla giriş yapma açısından değerlidir.