Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

kahvecikitap Tarafından Yapılan Yorumlar

26.12.2024

Yirminci asrın Nesibe'si ve Asiye'si olarak addedilen Zeynep Gazali,feminist bir hareketin öncüsü olan grupla çıktığı mücadele yolunda babasından ve El Ezher'de hocalarından aldığı eğitim üzere istikametini değiştirerek Ezher Üniversite'sinde kırk beş kadınla birlikte Müslüman Kadınlar Birliği'ni kurar ve Müslüman Hanımlar Dergisi'ni çıkarır.Hayatının merkezi Kuran ve sünnet olan Gazali,dönemin devlet başkanı tarafından kendisine suikast planları suçlamasıyla hapse atılır ve altı yıl boyunca sayısız işkencelere maruz bırakılır.Bunların arasında sulu zindanlar, beş yüz kırbaç, köpeklerle dolu hücreye kapatmak,aç ve susuz bırakmak vardır.Birçok insanın okurken dahi ürperdiği bu sahnelere bir hanımefendi olarak Gazali'nin katlanmış ve sabretmiş olması Allah'a olan derin bağının ve teslimiyetinin göstergesidir. Öyle ki köpeklerle dolu hücreye atılıp bembeyaz elbisesinin kan revan içinde kalması gerekirken hala o beyazlığı koruyor olması başka nasıl açıklanabilir ki?
08.12.2024

Ülkedeki sıkıyönetim sürecinde dövüş ilanı dağıtan oğlunu kaybeden Albay'ın ve karısının hayatının bir horoza ve on beş yıldır gelmeyen mektuba bağlı olması sarmalı içinde trajik ve uzun bir öyküyle baş başa kalıyorsunuz satır aralarında.Ülkedeki sıkıntılı sürecin ve verdiği huzursuzluğun Albay'ın bağırsaklarındaki rahatsızlıkla,karısının astımı ise boğucu ortamla temsil edilmiştir ki bu da Marquez'in kaleminin ustalığını yansıtmaktadır.Kasabaki en kıymetli dövüşçü olan horoza umudunu yitirmeyen Albay'ın ümitvar olması ve bu uğurda çekilen yokluğun karısındaki sıkıntılarla astımı tetikleyici unsuru,aralarındaki tartışmaların müsebbibidir.Çünkü karısı genel olarak karamsardır ve bir an önce çözüm getirici bir şeylerin yapılması gerektiğine inanmaktadır.Her cuma bir umutla beklenen ve gelmeyen emekli aylığı evlerindeki antika saatin satılma zorunluluğuna kadar götürür bu süreci lakin başarısızlıkla sonuçlanır bu adımda. Nihayetinde ise horozun satılma kararı Albay tarafından reddedilir.
30.11.2024

İlk baskısı 2010'da çıkan bu kitap Kuran-ı Kerim'deki bir ayetten esinlenmiş olmalı diye düşündürüyor ismiyle.
Sayfalara dokundukça kapitalizm eleştirisinden yoksulluğun ızdırabına,okudukça yaşayan ve varoldukça da okumaya devam eden teyzenin inancına, hayatta kalmaya çalışan gündelikçi kadınların mecburiyetine, bir adamın saçlarından tutup sürüklediği karısının içler acısı haline, Sanayi Devrimi'ne kurban verilmiş çocukların çaresizliğine,Urfalı yedi genç kızın ölümüne, bebekken ağzında emzik olması gerekirken kurşunlanan Gazzeli bebeklere, Viyana'dan Kafka ve Brod'a dair anılara, Afrikalı çocuklara, Sırplar tarafından tecavüz edilmiş kadının ruhi yangınlarına, sağlık karnesiyle ilaç alınan zamanlara, otel odası yalnızlığının mazideki anısına,Gaziantep'e, El Halil'e, Urfa'ya gideceksiniz. Islak, rutubetli evlerden sokaklardaki acılara,ızdıraba, sessiz çığlıklara, gözyaşına, mutsuzluğa sessizce şahitlik edeceksiniz her bir sayfada.
20.11.2024

Nefes alabilenlere koşulsuz verilen 86.400 saniye servetinin farkına varmak isteyen herkes bu kitabı mutlaka okumalı ve de okutmalı. Alimlerin ilme olan iştiyakının verildiği her paragrafta insana kendini sorgulatan bu eser sahip olunan hazinenin farkındalığı açısından son derece önemli. Bu yolculukta yüzlerce eser bırakan kıymetli şahsiyetlerin kalemlerini açarken dahi öğrendiklerine, zikrettiklerine, gece ve gündüz demeden ders alıp ders verdiklerine, vakitten tasarruf için ekmek yerine keki ıslatıp yediklerine şahitlik ederken son nefeslerinde bile öğrenme arzularının zirvesini hayretle öğrenmiş olacaksınız. Çok az uykuyla yetinen gayretli bu şahsiyetlerin öğrenme ve öğretme çemberindeki aşkı, bizler için geçen günlere eyvah dedirtirken ân'ın kıymetine odaklayıp bir gayretle gidilecek yol için rehber niteliği taşımaktadır.
"Unutma! Zaman hiç kimse için durmaz."
"Hepimiz zaman adlı bankanın müşterileriyiz."
08.11.2024

1870'li yıllarda İngiltere'de kaleme alınan Siyah İnci ilk bakışta salt çocuk kitabı izlenimi verse de atların gözünden insanları analiz ettiği ve merhameti baz aldığı için esasen büyüklere de hitap etmektedir. Annesinin öğüdünü kendine daima rehber eden bu at yapabileceğinin en iyisini yaparken insanların farklı karakterlere sahip olmasından ötürü kimi zaman mutlu anlar yaşayıp dostluklar edinirken kimi zamansa satıldığı çiftliklerde türlü sıkıntılara maruz kalır. Yüreği güzel insanların atlara merhamet edip onların bakımlarını yapması, dinlendirmesi, okşamasının bile sevgi yüklü olması atlara verilen değeri gösterirken, soğuk gecelerde yağmur altında ıslanan atların hastalanması,yaşam koşullarının elverişsiz olması, bir de moda adı altında atın hareketini kısıtlayan ve can yakan kantarmanın kullanılması yönleriyle eleştirilmiştir haklı olarak.At arabacılarının bazılarında olan alkol alışkanlığının atların hayatına mal olması yönüyle de toplumsal bir yaraya dikkat çekilmiştir.