Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
fredyyy Tarafından Yapılan Yorumlar
Nibelungen destanı, Avusturya'da Tuna nehri bölgesinde yaşayan, adı bilinmeyen bir yazarın 1200'li yıllarda kaleme aldığı, orijinali Nibelungenlied (Nibelungen Türküsü) olan, Almanca epik şiirin metnidir ve 13. yüzyıldan kalma üç yazmayla günümüze kadar ulaşmıştır. Yazıldığı günden bugüne kadar neredeyse 800 yıl geçmesine rağmen günlük yaşamda da yaşanabilecek olayları konu alan kitap, tek tek öykülerin toplamından çok, çeşitli öğeleri kaynaştıran bir yapıya sahiptir. Bu kitabın yayınlanmasındaki amaç ise daha önce denenmeyen bir şekilde tutarlı bir Nibelungen destanı oluşturma çabası...
Hayatımızın merkezine oturan piyasanın varlığının sorgulanması, niteliğinin tartışılması, kısıtlanmasına dair imada bulunmanın bile bağnazlık olarak algılanmaya başlanması üzerine çıktı 'Piyasa'. Piyasa ve piyasa dışı alanların sınırlarının birbirine karışması, toplumsal, bilimsel, kültürel boyutlarıyla hayatın kendisini de pazar yerine dönüştürdü. Artık bilim adamları piyasa için çalışıyor; sanat piyasasında diye bir rekabet ortamı yaratılıyor ve akademik kuruluşlar bünyelerindeki öğrencilere bilimsel çalışmanın erdemi olarak para kazanmanın yollarını gösteriyordu. Piyasa omurgasız gövdesiyle hayatımıza her düzeyde nüfuz ediyordu böylece. 'Reel Sosyalizm'in çöküşünden sonra Sol'da ve Sağ'da 'Piyasa Ekonomisi'nin erdemlerine dair tarihi bir uzlaşma gerçekleşti. John O'Neill, bu kitapta etik, bilgi ve politikada rehavete kapılmadan büyük bir cesaretle bu uzlaşmanın temellerini sorgulamaya çalışıyor ve piyasacı tezleri, piyasa tartışmalarına damgasını vurmuş ana meselelerden yola çıkarak mercek altına alıyor.
Sadettin Tantan... Son iki yılın Türkiyesi'nde incelenmesi gereken en ilginç kişilik olarak tabir ediliyor kitabın yazarı 'Ferhat Ünlü' tarafından... O ve onun etrafında dönen olaylar ve kişilerle ilgili araştırma yapılarak oluşturulan 'Sadettin Tantan, Bir Savaş Öyküsü' sadece Tantan'ı değil, ondan hareketle Türkiye'nin yakın tarihini, özellikle de yasadışı ekonomiyi denetleyenlerle yasal iktidar sahipleri arasındaki ilişki ve çelişkileri irdeliyor. Kitap, Tantan'ı tek başına bir güç merkezi olarak alma ve onun Türkiye'de temizlik adı altında yürütülen operasyonlardaki rolünü gözler önüne serme iddiasında
"İnsanlardaki kaderin dem vaktini şehirlere kim söyler? Elbette ki uyumsuz bir keder içindeki şehirler. O, alacakaranlık bir ülkede doğduğunun bilincindeydi, Alacakaranlıktaki Ülke'yi yazdı. Uyumsuz benliğini ve insanın kalbine kalbine işleyen yağmurlarla ıslandığı şehrini şiirle güzelleştirdi. Alacakaranlık bir ülkenin vatandaşıydı o da karamsar, kötümser ancak her şeyi güzelleştirebilirdi." Bu imgelem gücü yüksek satırların sahibi Ahmet Erhan, 'Rüyalarımız Bile İşgalde Artık', 'Şiir Üzerine', 'Kırkayak Takvimi', 'Dikkat, Alkol Var!', 'Kalbimin Doğu Yakası', 'Deniz... Oğlum' başlıklı öykülerle okuyucularını hayatın ilginç serüveninde yolculuğa çıkarıyor.
Ebulfez Elçibey... Ölümünden sonra bile üç dönem boyunca konuşulan bir isim olmayı başardı. İlk adından sıkça bahsettirdiği dönem Soğuk Savaş yıllarıydı. Bu yıllarda Komünist Partiye ve KGB'ye kafa tutmasıyla adını duyurdu. İkinci dönemde ise esaret altında yaşayan bir milleti bağımsızlığa ve hürriyete kavuşturdu. Üçüncüsünde dönemde ise Türk Dünyasına imza attı. Kitabın yazarı Adalet Tahirzade ile yüzyüze tam 13 saat kesintisiz konuşan Ebulfez Elçibey, kendi öz hayatından, aile ve dost çevresine, siyasetten, felsefeye, diplomasiden, geleceğin dünyasına her şeyi açık açık anlatıyor. Bu 13 Saatlik mülakat, bir siyaset, devlet ve ilim adamı Elçibey'in bir iç hesaplaşması olduğu kadar geleceğin
'Turan Devleti' için de tarihi ve siyasi bir vasiyet olarak nitelendiriliyor.