Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

fredyyy Tarafından Yapılan Yorumlar

07.10.2005

'Çay keyfi' herkesçe biliniyor. Doğu felsefesi de. Kakuzo'nun yaptığı ise 'çay'ı doğuyu anlamak yolunda bir ipucu olarak kullanmak, çayın hazırlanışından sunumuna kadar ne denli doğu kültürüyle 'demlenmiş' olduğunu kanıtlamak. Japonya'da, birkaç kişinin bir odada toplanarak çay içtiği 'çay törenleri'ni sadeliği ve özenliliği ile doğu felsefesinin, özellikle Zen ve Teo düşüncesinin, gündelik işlerde bile güzele duyulan hayranlığın bir ifadesi olarak değerlendiren yazar, Japon çiçek düzenleme sanatını da örnek göstererek Doğu Felsefesine bir giriş yapmayı, Batılı okura Doğuyu, anlayış ve yaşam tarzıyla tanıtmayı amaçlamış.

07.10.2005

Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusunun
ahlaki eleştirisi niteliğindeki kitap, tüm 'küre'yi etkisi altına almış olan bu olgunun bugünkü şekliyle gerek toplumsal gerekse toplumlararası ilişkilerde yıpratıcı ve 'yırtıcı' olduğunu savunuyor.
'Yeni - liberalizm'in sonucu olan küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve insani hakların sağlanması ve çevrenin korunması gibi konularda eksik kaldığını öne süren Falk, insani bir küreselleşmenin mümkün olabileceği tespitinde bulunuyor ve bunun için uygulama aşamasında ekonominin yanında kültür, siyaset ve ahlak kavramlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini savunuyor. Kitapta, yazarın Türkiye baskısı için yazdığı, Türkiye'nin son durumu ve küreselleşme üzerine bir önsözü de bulunuyor.

07.10.2005

Farklı bir eksen seçilerek yapılmış bir kapitalist kültür ve kültürel emperyalizm eleştirisi 'Michael Jordan ve Yeni Küresel Kapitalizm'. Kapitalizmin 'küresel' olabilmesi yani tüm dünyayı kuşatabilmesi için gerekli olan enformasyon teknolojisinin gelişmesiyle, Amerika'nın kültürünü dünyaya kabul ettirme yolunun açıldığına dikkat çeken yazar, bunu örneklemek için basketbolu seçmiş. Aynı zamanda ünlü basketbolcunun biyografisi niteleğindeki kitapta, hem kadınlara hem erkeklere hitap edebilen bu spor dalının ve Michael Jordan'ın nasıl meta haline geldiği, dünya ülkelerini etkilemek için kullanıldığı, kısacası kültürel emperyalizmin aracı olma süreci inceleniyor.

07.10.2005

'Beyazlar Afrika'ya geldiklerinde bizim topraklarımız, onların İncilleri vardı. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Uyandığımızda gördük ki onların toprakları bizim İncillerimiz vardı.' 'Sömürgecilik Tarihi' yayınlandığı 1964 yılında yazara Roma Ulusal Akademisi Ödülü'nü kazandırmış, Türkiye'de ilk defa 1975 yılında yine aynı yayınevi tarafından basılmış. Sömüren ve sömürülenin tarihini ve kültürel ilişkisini konu alan kitapta, Luraghi 'beş kıtanın son beş yüzyıllık tarihi'ni ilgilendiren sömürgecilik sorununa alışılageldiği gibi sömürenin değil de sömürülenin tarafından yaklaşmayı, tarihe 'özne' olarak 'Batı'yı seçen, Amerika, Afrika ve Asya yerlilerini ise 'nesne'liğe terk eden anlayışı tersine çevirmeyi amaçlamış.

07.10.2005

'Benleşen Sızı, Bir hastanın hayat - hastalık - hayal ekseninde düştüğü kayıtlar' adından da anlaşılacağı gibi bir hastanın, bir kanser hastasının, hastalığının teşhis ve tedavisi sürecinde yaşadıkları ve hissettikleri üzerine bir anlatı. En büyük arzusu anne olmak olan 27 yaşındaki genç bir kadının kanser olduğunu öğrenmesiyle girdiği yaşam mücadelesinde onu en üzen şey anne olamayacağını öğrenmesi olur. Oysa çocuğunun ismini henüz doğmadan seçmiştir, Mihrimah. Yazarın kendi ismi yerine kullanmayı seçtiği sıfatın nedeni de bu yoksunluk duygusudur. Genç kadın, kanser teşhisinden geçirdiği ameliyatlara, kemoterapiden çektiği sancılara uzanan öyküsünü, çevresi ve kendisiyle olan ilişkisi çerçevesinde dile getiriyor. Anlatı Mihrimah'ın Annesi'nin günlüğünden bir derlemeyle sona eriyor.