Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar

18.06.2025

Okur kendini her ne kadar bir maceranın içinde hissetse de, yazarın vermek istediği mesaj daha derin daha anlamlı. Güçlü ve nüfuzlu kişilerin çıkarları uğruna sergilenen bu akıl almaz, vicdandan yoksun davranışlar; merhametin, adaletin ve insaniyetin çoktan terk edildiği bir dünyayı gözler önüne seriyor. Yeter ki çıkarlar korunsun, yeter ki kirli düzen bozulmasın. Gerisi hiç mühim değil. Okur, kimi zaman karakterlerin iç çatışmalarında kaybolurken, kimi zaman da diyaloglardaki ince zekâya gülümsüyor. Ancak kitabı okurken ara ara sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Karakterlerin geçmişe sık sık dalması, kitabın akıcılığını yer yer sekteye uğratmış. Suikast Treni beni derinden etkilemiş, heyecanıyla adeta soluksuz bırakmıştı. Ancak bu kitap, aynı etkiyi göstermedi. Beklentimin çok altında kaldı.
16.06.2025

Kitap yalnızca bireysel bir acıya değil, aynı zamanda devletin insanlara yaptığı acımasız davranışlarına da yer vermiş. Halkın bilgiye erişim hakkının nasıl bastırıldığı, devletin halkı kontrol etmek adına başvurduğu manipülasyonlar kitabın alt metninde güçlü şekilde hissediliyor. Yang Fei’nin ölülerle yaptığı her sohbet, toplumsal yapının çarpıklıklarını açığa çıkarıyor. Her hikâye, bir bireyin trajedisini anlatırken aynı zamanda sınıf ayrımına, fırsat eşitsizliğine ve sessiz kalınan haksızlıklara işaret ediyor. Kitap boyunca içimize derin bir hüzün çöküyor. Özellikle Yang Fei’yi büyüten üvey babasının, ona öz oğlu gibi sahip çıkması beni fazlasıyla duygulandırdı. Kitap her ne kadar gerçeküstü bir atmosferde geçse de, duygusal yoğunluğu son derece gerçekçi. Kitap bittiğinde, etkisi içimizde ince bir sızı olarak kalıyor. Sanki Yang Fei bizden biriymiş gibi. Sessizce arkamızdan yürüyerek, bizim bile kelimelere dökemediğimiz duyguları usulca fısıldıyor gibi...
13.06.2025

Kitaptaki Jack Cross, eşini öldürme suçuyla yargılanmak üzere. Kendinden emin, suçsuz. Okuyunca bizde anlıyoruz suçsuz olduğunu. Çünkü hikayeyi kendisi anlatıyor. Ama sonra bir "acaba?" diyoruz, "yazar biz okurlara tuzak mı kurdu?" diye. Hani şu ters köşe meselesi. Sonra kitapta ismi geçen tüm karakterlerden şüpheleniyoruz Peki suçlu kim? Karısı mı? Yakın arkadaşı mı? Yoksa bambaşka biri mi? diyerek her olasılığı aklımızdan geçiyoruz. Suçlu kim mi? Söylemem tabii. Cevabı kitapta.Gerçi kitabın ortasından itibaren suçlunun kim olduğunu buluyoruz ama olsun, yeterki okutsun. Bir romanda kaçış planı kurgulamak ve bunu okuru sıkmadan tüm detaylarıyla işlemek zordur, seçenekler hızla tükenir ve bu süreci dört yüz sayfaya yaymak ise neredeyse imkânsızdır. Ancak yazar, imkânsızı başarmış.Tempoyu abartmadan, okuru yormadan ve heyecanı her sayfada hissettiren bir psikolojik gerilim yazmış. Bu da her yazarın altından kalkabileceği bir meziyet değildir
11.06.2025

Çeviriyle mi alakalı bilmiyorum ama özellikle ilk sayfalarda çok zorlandım. Yine de sabırla devam ettim ancak bu sefer de sonradan kurguya dahil olan karakterin çokluğu başka bir yük bindirdi bana. Ve böyle olunca da zihinsel yorgunluk kaçınılmaz bir hâle geldi. Michael Connelly gibi çok başarılı bir yazarın kitabını bu denli eleştirmek bana doğru gelmiyor fakat ilk sayfalar cidden çok yorucuydu. Örneğin, " Sinyal boğucu", "Bedenini bedenime fırlattı", "Yumruğuyla kendi elimi çeneme gömdü" gibi bir türlü anlam veremediğim cümleler vardı. Bu kadar eleştiri yeter. Gelelim kitabın olumlu yönlerine...
Kitap adalet sistemi üzerine düşündürücü sorgulamalarıyla dikkat çekiyor.Duruşmalar, tanık sorgulamaları ve avukatlık taktikleri çok başarılı bir şekilde kaleme alınmış. Ayrıca adalet sistemine yönelik eleştiriler ve mahkeme salonun betimlenmesi takdire şayandı.
04.06.2025

Yazar yine hayranlık uyandıran bir hikâye kurgulamış. Hikaye, yaşlı bir çiftin öldürülmesi ile başlıyor. Bu süreçte Dedektif Maeve on beş yıl önce kaybolan bir kız çocuğunun bu cinayetle bağlantılı olduğunu fark ediyor...
Yazar yalnızca günümüzde geçen bir soruşturmaya odaklanmakla kalmıyor, geçmişle iç içe ilerleyen paralel bir hikâyeyi de ustalıkla örüyor. Okur, tam olayı çözdüm derken, yeni bir gelişmeyle sarılıyor sayfalara. Okudukça okutuyor, okuttukça daha da içine çekiyor, her sayfa bir öncekinden daha çok merakta bırakıyor.