Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap çok iyi başladı. Uzun süre akılda kalacak güçlü bir hikâyenin habercisi gibiydi. Ancak ilerleyen bölümlerde bu etkiyi sürdürmeyi başaramadı, anlatım giderek kendini tekrar eden bir döngüye dönüştü. En büyük hayal kırıklığını ise finalde yaşadım. Büyük bir titizlikle dizdiğim domino taşları, son sayfalarda birer birer yıkıldı. Bu durum, bazı yazarların iyi bir fikirle yola çıkıp o fikri taşıyacak güçlü bir kurgu ve tatmin edici bir final inşa etmekte zorlanmalarının somut bir örneği aslında. Başlarda bir ateş böceğinin parıltısının peşinden koşarken, ilerledikçe o ışığın yavaş yavaş sönüşüne tanıklık ettim resmen.
Kitap, aynı lisede okuyan üç genç kızın, arkadaşları olan Joan Wilson’ı yakarak öldürmelerini konu ediyor...
Podcast metinleri, dava süreci, gazete haberleri, tanık ifadeleri, faillerin ve mağdurun ailesiyle yapılan röportajlar derken kitap çok sıkıcı olmaya başladı.
Yarım bıraktım...
Hayata sımsıkı sarılmayı öğreten, insanı hem kendine hem de hayata biraz daha dikkatle bakmaya davet eden güzel bir kitaptı. Eminim bu kitabı okuyan herkes kendinden bir parça bulacaktır. Annesizliğin yarattığı sarsıntıyı ve anne olan bir kadının evlatlarıyla kurduğu ilişkileri okudukça, dönüp kendinizi sorgulayacak ve derin bir empati kuracaksınız. Okurlara çok şey katacağını düşündüğüm bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Hangi yaşta olursanız olun, ister on ister seksen...
Mutlaka okuyun, okutun.
Kitap dönüşümlü olarak iki kişinin anlattıklarıyla ilerliyor. Biz bir yandan ailenin iç dünyasına ve düşüncelerine tanıklık ederken, diğer yandan da “kim öldü?” ve “katil kim?” sorularıyla merakla çeviriyoruz sayfaları. Kitap, en parlak ve gösterişli görünen insanların bile sakladıkları sırlar olduğunu, hatta çok zengin olanların da bir noktadan sonra özgür bir yaşam kurmanın hayalini kurdukları anlatılıyor. Okura “Para gerçekten her şey mi, yoksa aile ve insani değerler mi daha önemli?” sorusunu sordururken; diğer yandan da güç ve servetin insan ruhunda açtığı çatlaklar da çarpıcı bir dille gözler önüne serilmiş. Hem düşündüren hem de sarsan bu hikâyeyi çok ama çok beğendim.
Kitabın ilk 10 sayfasını, gözlerimi kocaman açarak, nefesimi tutarak okudum. Sonrası hüsran. Çünkü kitapta heyecanlı sayfalar 20'yi geçmez. Çünkü kurgu duygusal ilerliyor. Ben gerim gerim gerilmeyi beklerken, kendimi duygudan duyguya savrulurken buldum. Kitap hakkındaki düşüncelerim karmaşık. Korku beklentisi içinde kitabı alırsanız sizi asla memnun etmeyecektir. Çünkü korkunun K'si bile yok. Ancak virüsün halkı nasıl etkilediğini ve duygusal anlamda bu etkinin hüznünü hissetmek isterseniz okuyun derim. Ben açıkçası beğendim. Yalnız kitap tek bir günde yaşananları anlattığı için bazı sahneler gereğinden fazla uzatılmış, hatta yer yer “sadede gel” dediğim sayfalar da oldu. Buna rağmen okuduğuma pişman değilim. Bir şans verilebilir.