Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar

06.09.2024

"Aranızdan Biri"nin Taylor Adams - Mesafe adlı kitabına benzer bir kurgusu var. Çölde kapana kıstırılmış bir şekilde keskin nişancının hedefinde olan bir çiftin, "Nasıl kurtulacaklar?" sorusuyla ilerlemişti. Çok beğenmiş, büyük bir keyifle okumuştum. Bu kitapta aynı etkiyi yarattı. Bu altı genç nasıl kurtulacak sorusuyla ilerledi. Bir kaos ortamını bu kadar gerçekçi bir şekilde yazması ve hikayenin heyecanlı bir şekilde ilerlemesi, yazarı ne denli başarılı olduğunu da tasdiklemiş oldu. Tabii okurken duygularınız da allak bullak oluyor. Yeri geliyor kızıyor, yeri geliyor acıyor, yeri geliyor pişmanlık hissediyor, üzülüyorsunuz.
Yazar her ne kadar gençlere hitap eden kitaplar yazıyor olsa da bu kitap her yaşa hitap edecek kadar güzel yazılmıştı.
Kitapta gerilim var, heyecan var, şüphe var, merak var, sırlar var ve akıcılık var. Bir okur daha ne ister?
04.09.2024

540 sayfalık bir kitapta okur sağlam temellere dayanan bir kurgu bekler, bütünlüğü vurgulayan bir temanın olmasını bekler, özlü bir anlatım ve ritmiyle okuyucuyu doyuran bir anlatımın olmasını bekler, okuru kendine bağlayan ilgi çekici bölümlerin olmasını bekler, içeriğinin okuyucuya duygusal ve düşünsel olarak hitap etmesini ve gerçekçilik ve derinlik katarak okurla arasında bir bağ oluşturmasını bekler. Ama gel gör ki bu kitapta hiçbiri yok. Ayağını sağlam basan, sürekliliği sağlayan bir hikayesi yok kitabın.

Bukalemun gibi deri değiştirir gibi kılık değiştiren bir gencin şehir şehir, ülke ülke gezmesi anlatılıyor. Gencimiz hırsızlık yaparak geçimini sağladığı için zengin insanların evlerini soyuyor. Sonra başka bir kimlik ve kılık. İnanın kitabın ilk 400 sayfasında bunlar var. Gittiği şehirler, gittiği okullar, tuttuğu kiralık evler, şu sokak, bu cadde, o yemek vs.vs.vs. Bir de gencimiz o kadar zeki ki, on yabancı dil öğreniyor, sık sık okul değiştirip eğitimine devam ediyor.
02.09.2024

Ben kitabı polisiye diye almıştım. Aksine kendimi bir yasak aşkı okurken buldum. Yazar aşk olarak başlayan bazı eylemlerin yıkıcı olabileceğini ve insanları dönüşü olmayan bir yola sürüklediğini gayet güzel bir şekilde kaleme almış. Bir de toplumun bakış açısını ve ahlâkî durumları irdelemiş. Ben beğendim. Bence gayet güzel bir kitap. Fakat kitap Japonya'nın çevre tasvirleriyle ve iç monologlarla dolu. İçsel konuşmalar bazı okurları memnun etmeyebilir. Hele hele polisiye diye alıp farklı bir kurguya sahip olduğunu fark eden bazı okurları hiç memnun etmeyecektir.
30.08.2024

Jo Nesbo'nun ilk öykü kitabı olan Kıskanç Adam, yedi suç öyküsünden oluşuyor. Yazar bu kitabında resmen insan ruhunu masaya yatırmış, onun otopsisini yapmış. İnsan ruhunun karanlık köşelerini ve kötücül doğasını mercek altına almış. O kadar derine inmiş ki. Psikolojik anlamda tabii. Örneğin kıskançlığı ele alalım. Artıları ve eksileri sayfaya adeta nakış işler gibi işlemiş. Bu kitap hakkında düşüncem çok karışık. Tıpkı siyah ile beyazın bir arada olması gibi. Yarım bırakıp kendimi bu eziyetten kurtarsam dediğim anlar olduğu kadar, beni dürten, okumaya devam etmimi sağlayan sayfalar da oldu. Her öykü ruhsal analizlerle dolu. Kişisel gelişim okuyormuşum gibi hissettim. Bana göre her öykü aynı derecedeydi. Bu daha iyiydi veya bu vasattı dediğim öyküler olmadı. Okunmalı mı? Karar sizin.
28.08.2024

Kitap sürekli Sitara'nın iç sesiyle ilerliyor, bir yerden sonra baydı açıkçası. Bir insan geçmişe bu kadar takılı olmamalı. Bir kitapta okumuştum. "Üzgünsen geçmişte yaşıyorsun, kaygılıysan gelecekte, ama eğer huzurlu isen şimdiki günü yaşıyorsun demektir". Ne kadar da doğru bir söz değil mi?
Kitap okunur mu? Evet, vakit ayırmaya değer. Psikoloji odaklı bir dram kitabı. Okuyanların bir çoğu kitabı beğenecektir. Fakat bir insanın otuz yıl boyunca her şeyi kafanın içinde defalarca yaşaması, geçmişte kalmış şeyler için acı çekmesi bana biraz abartılı geldi. Yazar bu bölümleri daha kısa tutabilirdi.