Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar
Polislerin araştırma evresi kitapta çok güzel işlenmiş. Ancak hikayede beklenmedik bir gelişme, şaşırtıcı ve vurucu kısımlar yok. Daha çok akran zorbalığına maruz kalan çocukların duygusal yaraları ve buna bağlı işlenen intikam cinayetlerini konu ediyor. Kitapta suç işleyenin intikam seviyesine nasıl geldiğini anlayınca ufacık da olsa hak verdiğimiz anlar olmuyor değil fakat ne yaşanırsa yaşansın, adaleti kanunlar sağlamalı, biz değil. Evet bir insan kötü olabilir, fakat okul çağlarındaki çocukların bu kadar acımasız bu kadar kötü olmalarının nedenleri ne? İşte çözülmesi gereken en zor soru da bu değil midir?
Kısaca Af, kötülük kavramını deşen, sorgulayan ve okura da sorgulatan kitaplardan. Kim daha kötü? İntikam cinayetlerini işleyen mi yoksa kurbanlar mı? Cevabı kitapta. Tavsiyemdir.
Kitapta elektriklerin gitmesiyle kanun ve nizamın unutulup gitmesini, hiyerarşi diye bir şeyin kalmamasını, astlık ve üstlük düzeninin bozulmasını, para ve gücün bir yere kadar önemli olduğunu, asıl önemli olanın yiyecek olmasını ve bazı insanların nasıl dibe vurduklarını, nasıl kolayca cinayet işlendiğini ve hırsızlığın önüne geçilememesini gözler önüne sermiş yazar.
Yazarın diğer kitabı olan Soğuk Depo'yu büyük bir zevkle okumuştum. Bu kitabı da büyük bir zevkle, keyif alarak okudum. Dünyalar Savaşı, Jurassic Park, Melekler ve Şeytanlar, Örümcek Adam filmlerinin senaristi David Koepp’un hangi kitabı kötü olur ki? Ayrıca yazar Gizli Pencere, Dehşetin Yankıları gibi toplamda 7 filmin yönetmenliğini de yapmış. David Koepp'in Bahçe İşleri adında bir kitabı daha var. Umarım kısa bir sürede çevrilir diyor, kitabı tüm okurlara gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum
1794: Köprülerin Arasındaki Şehir, polisiyeden ziyade dönemin insanlarının çektikleri sefaleti anlatıyor. Kasvetli bir anlatıma sahip bu romanda, ilk 100 sayfada siyahilere yapılan kan donduran işkencelerle ilerliyor. Adaletsizliğin had safhada olduğu, haksızlığa uğrayan güçsüz insanların çile çektiği, hayal kırıklığına uğrayan, umutsuzluğa kapılan, ihanete uğrayan insanların içler acısı hayatlarına yer vermiş yazar.
Bu kitabı da çok beğendim. Tüm duyguları harekete geçiren, abartıdan ve detaydan uzak, basit anlatımlı fakat okurun keyifli saatler geçirmesini sağlayan güzel bir polisiyeydi.
Seriyi sırayla okumakta fayda var. Her kitapta kurgu farklı olsa da, karakterlerin özel hayatını bilmeden okumak, tıpkı karanlıkta el yordamıyla yürümek gibi bir şey. Yoğun bir dönemden geçiyorsanız veya tatilde size eşlik edecek kolay okunan polisiye arayışındaysanız bu seri tam size göre. Tüm seriyi gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Knockemstiff kasabasında bulunan insanların hayat öyküleri var kitapta. 18 öyküden oluşuyor ve 1960-1990 yıllarını kapsıyor. Kitaptaki karakterlerin çoğu birbirini tanıyor, yolları bir şekilde öyle ya da böyle kesişiyor. Fakat bu insanlar normal değil. Tavır ve davranışlarında bir anormallik var. Alkol ve uyuşturucu ile kafayı bulan insanlar, ensest ilişkiler, cinayetler, sapıkça davranışlar, cinsel sapkınlık, taciz.