Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar

24.07.2024

J. K. Rowling - Robert Galbraith'ı diğer yazarlardan farklı olarak ayrı bir kategoriye konulmasının nedeni; onun hayal gücü, kurgulama yeteneği, asla abartıya kaçmaması ve her şeyi gerçekçi bir şekilde aktarması. Zaten Harry Potter'i yazan bir kişiden böyle bir seri beklenirdi. Yalnız kitabın detaylı anlatımıyla 1000 sayfayı bulması ve küçük puntoyla yazılması okuru yoran en büyük etkenlerden. Tamam, okurun kurguyu iyi anlaması için detaylı anlatımlara yer verirsin ama bu kitap sınırı fazlasıyla aşmıştı. Vitrindeki porselen heykellerden tut, merdivenin basamak sayısına kadar en ince ayrıntısına kadar yazılmıştı. Fakat, bir şekeri ağzına attığınızda, tadına vara vara emersiniz ya, işte bu kitapta böyleydi. Yazarın sihirli kalemi sayesinde okudukça tadına varıyor, tadına vardıkça elinizden bırakamayacağız bir esere dönüşüyor.
17.07.2024

Yazarın Taş Kağıt Makas ve Ne Yaptığını Biliyorum'u büyük bir keyifle okumuştum fakat bu kitap için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Çünkü hem ağır psikolojik tahliller içeriyor hem de kitaba hayat veren, okurla bütünleştiren, anlatıma can veren duygunun yokluğuydu. Karakterlerin üzüntülerini, sevinçlerini, korkularını hissedemedim. Hadi tüm bunları geçelim. O nasıl bir finaldı. Resmen kandırıldığımı hissettim. Son sayfaya gelmeden sonunu tahmin etmiştim aslında. Ama inşallah yazar böyle bir hata yapmaz diye düşündüm. Yanılmadım. Finaline farklı bir gözle bakan okurlar mutlaka olacaktır. Okuru tuzağa düşürdü, arkadan iş çevirdi, ters köşe yaptı gibi. Ben bu düşüncelere katılmıyorum. Bayat olduğunu bile bile ürününü satan bir bakkaldan farkı yok bu yazarın. Kitabın böyle saçma bir şekilde biteceğini bilseydim asla elime alıp okumazdım. Sizi bilmem fakat benim için vakit kaybıydı.
15.07.2024

Kitap 3,50 gibi düşük bir puana sahip. Beni yanıltan yüksek değerlendirmesi oldu. Bu kadar çok okuyan varsa vardır bir hikmeti diye düşünmüştüm. Üstelik kitabın kapağında ödüllü kitap olduğuna dair yazılar var. En iyi gerilim roman ödülü ve Edgar ödülü. Kitabın ilk sayfaları beni boğdu diyebilirim. Hatta ilk 70 sayfayı okuduktan sonra yarım bırakmayı bile düşündüm.
300 sayfalık kitabın ilk 70 sayfasını gereksiz buldum. O kadar uzun uzadıya anlatmaya gerek yoktu. Devamında evet biraz açıldı ama mahallenin tarihi geçmişi ile ilgili araştırmalar, Brooklyn'nin tarihi boyunca kölelik karşıtları mücadelesini okuyoruz. Bir de durup dururken taşınan siyahileri. Sonu tahmin edilebilirdi. Bu kitabın nesinde gerilim var diyerek kitabı bitirdim. Kurgu olarak evet fena değildi fakat inanın gerilimin g'si bile yoktu. Kandırıldığımı hissettim. Matematik kitabının kapağını açtığınızda içinden fen bilimleri çıkması gibiydi. Ne umdum ne buldum.
09.07.2024

Bazı okurlar yazarın kalemini yavan ve basit bulabilir. Ben onlara katılmıyorum. Çünkü son paylaşımlarımın birinde, okuduğumuz her kitabı yazarın kapasitesine göre değerlendirmeliyiz demiştim. Örneğin Tess Gerritsen, Jane Casey gibi polisiye yazarların kitaplarını asla ve asla Jean-Christophe Grangé, Stephen King, John Grisham gibi yazarlarla aynı kefeye koyamayız. Eğer kaliteli yazarlarla bir tutarsak okuduğumuz hiçbir polisiyeyi beğenmez, basit bulur, son derece akıcı polisiyeleri heba etmiş oluruz. Hani derler ya, günahıyla sevabıyla sev diye. Eh bazı yazarları da hatasıyla sevabıyla sevmek gerek diye düşünüyorum.
07.06.2024

Kitap üstkurmaca tekniğiyle yazılmış. Kitapta geçen karakterleri gözlemleyen, duygu ve düşüncelerini biz okurlara bizzat anlatan ana karakterin bakış açısıyla ilerliyor. Yani anlatıcı direkt bize hitap ediyor, bizimle sohbet ediyor. Ayrıca hikaye içinde hikaye anlatarak bizi keskin virajlarla bir kurgudan diğerine geçiriyor.

Perde kalksın ve oyun başlasın.