Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar
Konusu cidden çok iyi, çok akıcı ancak hislerim epey karışık. Baştan sona kadar beni içine çeken, tedirgin eden, neyin gerçek neyin hayal olduğunu sorgulatan bir hikâyeye sahipti. Bu belirsizlik kitabın en güçlü tarafıydı ancak final kısmı bu güçlü atmosferin biraz gerisinde kaldı maalesef. Yazar konuyu aslında net bir şekilde, akıllarda soru işareti bırakmadan bitirebilirdi. Ancak bizi belirsizlikte bıraktı, özellikle de son sayfadaki o gazete haberiyle. Ben o gazete haberini yok sayarak kitabı bitirdim, böylece kurgu benim için çok daha tatmin edici bir şekilde tamamlanmış oldu.
Bazen kitapları okurken, gözlerimiz satırlarda gezinirken aklımız bambaşka yerlere kayar. Cümleler akar gider ama biz bir türlü o dünyanın içine giremeyiz. Ama bazen de öyle kitaplara denk geliriz ki, kitapla bir bütün oluruz. İşte bu kitap tam da böyleydi. Harika bir psikolojik gerilimdi. Kitap bir bankanın 25. katındaki çatı terasından bir kadının düşmesiyle başlayıp, ana karakterimiz Tate Kinsella’nın cinayetle suçlanmasını ve ardından açığa çıkan sırları konu alıyor. Tate’in anlatımıyla ilerleyen kitapta, Tate için “Güvenilir olmayan anlatıcı” demek daha doğru. Çünkü Tate’in bakış açısından olayları takip ederken ara ara onun bir şeyleri gizlediği hissine kapıldım. Bu da kitabın gizemini daha da artırıyor.
Kitabın sinematik bir anlatımı var. Okurken sanki sayfalar değil de sahneler akıyor gözümüzün önünden. Ancak beklediğim kadar korkutucu bulmadım. “Yılın korku kitabı” denilince insan ister istemez tüylerini diken diken eden, kalp atışlarını hızlandıran bir hikâye bekliyor ama ben o etkiyi alamadım. Evet, gizemliydi ancak bazı bölümler gereğinden fazla uzatılmıştı, eğer biraz daha kısa tutulsa daha etkileyici olabilirdi.
Sonuç olarak, akıcı ama beklenen korkuyu tam veremeyen, orta karar bir kitaptı.
Yazar Amerikalı olmasına rağmen Filistin meselesini oldukça insani bir yerden ele almış. Taraf tutmak yerine “insan” kalabilmeyi anlatmaya çalışmış. Ahmed'in yaşadıkları sarsıcı. Babasının tutuklanması, kardeşlerini kaybetmesi, küçücük yaşta tüm yükün omzuna binmesi… Fakat bu kitabın bu kadar çok okunması beni şaşırttı açıkçası. Filistin’in kültürel detayları, günlük yaşamları yüzeysel geçilmiş. Daha detaylı okumak isterdim..Ayrıca dokunaklı bulmadım, bulamadım. O duygular bana geçmedi. Belki de bunun sebebi günümüzde yaşananlar kitaptan daha ağır, daha kötü, daha şeytani. Ama bütün bunlara rağmen, Badem Ağacı, savaşın, nefretin ve ayrımcılığın içinde bile insanlığın, eğitimin ve umudun nasıl ayakta kalabileceğini gösteriyor bize.
Kurgusu öyle çarpıcı öyle ustaca örülmüş ki, kimin masum kimin suçlu olduğunu anlamak neredeyse imkânsız hâle geliyor. Yazar, sadece bir gizem hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda anneliğin karmaşıklığını, suçluluk ve sevgi arasındaki ince çizgiyi gözler önüne seren bir psikolojik portre sunuyor. Ben kitabı beğendim. Çok da akıcı. Tek eleştirim, finalin biraz tahmin edilebilir oluşu. Keşke yazar, Nick’in iç seslerine yer vermeseydi çünkü bu anlatımlar sürpriz sonun etkisini azaltmıştı.