Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
nuraytakazdrms Tarafından Yapılan Yorumlar
Son Hamle, Dana Cutler serisinin ilk kitabı. Yazarın bir önceki kitaplarına oranla daha durgun ilerliyor. Karakterler fazla ve detay çok. Ama bu sizi yanıltmasın. Kurgu öyle sağlam yazılmış ki tıkır tıkır işliyor, karakterlerde elle tutulabilir şekilde kanlı, canlı. Kitaplara başlarken giriş iyiyse devamı da öyle oluyor genelde. Bu kitaba başlarken de nasıl ilerleyeceğini anladım. Kitap başarılı bir anlatımla ilerlerken beni rahatsız eden bir şeyler gelişmeye başlıyor. Geriliyorum. Giderek artıyor bu gerilim ve ara ara durup, "Acaba bu karakterlerin hangisi katil?" diye soruyorum kendime. Bazen de, " Amerikan başkanı ne kadar ileri gidebilir?". Kitap bitince düşünüyorum. Yazarı düşünüyorum, yazarın ne kadar zeki olduğunu kavrıyorum...
Kitap nasıldı diye soracak olursanız, günün yorgunluğunu üzerinizden atmak için kanepeye uzanıp sütlü kahve eşliğinde güzel bir filmi izlermiş gibi kalbinize mutlu hisler bırakan kitaplardan. Çok keyifli çok eğlenceli saatler geçerdim. İddialı olmayan ama okuyanın iç huzurunu sağlayan bir romandı. Hani bazen olur ya, yalnız kalıp kafa dinlemek istersiniz. Tam da öyle bir kitaptı, kafa dağıtmalık. Kitabı her gördüğümde gülümseyerek anacağım. Denk gelirseniz bir göz atın derim.
Geçirmiş olduğu kaza sonucunda hafızasını kaybeden Jed Allen, kazadan beri çifte hayat sürmüş, iki dünya arasında gidip gelmiş, hangisi gerçek hangisi hayal gücü bir türlü kestirememiştir. Bir kadınla evli olduğunu hissetse de, arkadaşlarının dediğine göre öyle biri hiç var olmamıştır. Hayal ürünüdür o kadın. Resimleri elinde vardır fakat sadece o kadına takıntılı olduğunu söylerler. Ben de bu noktadan itibaren şüpheyle hangisi doğru kestiremedim. Yarıya gelene dek yapbozun bazı parçalarını, karanlık köşelerini birleştirmeyi başarmıştım ama bütün bağlantıları yine de kuramadım. Bir oyun mu dönüyordu etrafta yoksa hepsi bir hayal miydi? Sonlara doğru zihnimdeki yapbozun son eksik parçası da yerine oturmuş oldu ve ben ağzım bir karış açık hayretle bakakaldım. Gerçek bir tokat gibi çarptı yüzüme.Tavsiyemdir.
Yazar bu sefer farklı bir tarz deneyerek korku, gerilim, romantik ve hayaletleri barındıran bir kitabı kaleme almış. Gotik korku en sevdiklerimden. Hayaletler, gizemli olaylar, karanlıktan gelen anlamsız sesler. Kitabı elime aldım, kitaptaki karanlık atmosferi hissetmek istedim. O korkuyu o gerilimi. Ama yok. Ne umdum ne buldum. Tamam, okurken kendinizi bir anda o gizemli şatoda buluyorsunuz. Tuhaf seslere tanık oluyorsunuz ama zerre gerilim yok. Romantik sahneler var. Hem de hayaletle. Kitap asla kötü değil, kendini okutuyor ama konu seçimi hayal kırıklığı. Biraz daha gerilimli sahneler olsaydı süper olacaktı.
Kitap tek kelimeyle kusursuz. Polislere meydan okuyan bir katil var kitapta. Ölüm ilanlarını yazan ve cinayetleri işleyen kişi. Kendine Yunan mitolojisinden bir isim verdi: Erinyeler. İlanlarda cellat kısmına yazılan isim. Erinyeler, Yunan mitolojisinde üç intikam tanrıçaları. Görevleri suçluları cezalandırmak. Katilin de amacı bu. Adaletin olmadığı yerde devreye girerek intikam almak. Polisin işi zor. Katil onlarla alay ediyor, çok zeki ve yakalanması çok zor. Polislerin gerginliği, başarısız olduklarında duyulan öfke, şüpheliler, karakterler, aksiyon sahneleri hepsi elle tutulacak kadar gerçekçi. Kitap 260 sayfa yani olması gerektiği gibi. Okuyanı bunaltan hiçbir bir detay yok, her şey sade ama doyurucu. Sakız gibi uzatmayan, tekrarlar olmayan, konudan konuya atlamayan, okurun temposunu düşürmeyen, "işte bu" dedirten polisiyelerden.