Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
yabgu03 Tarafından Yapılan Yorumlar
Zafer Hocadan değerli bir eser daha... Eserde Hristiyanlık inancı hakkında ilk dönemlerinde oluşan farklı düşünce akımlarını derinlemesine incelemiştir. Deyim yerindeyse Hristiyanlığın ilk mezhepsel ayırımlarının köklerine inilmiştir. Birinci Bölümde çarmıh öğretisinin karşıtları ana başlığıyla incelenmiştir. Burada Yahudi ve Hristiyanların çarmıh hadisesi hakkındaki görüşleri geniş bir literatür incelemesiyle verilmiştir. İkinci bölümde İsa'yı tanrısal statüye yücelten teolojinin varyantlarıyla incelenmiş, Paulus'un geleneksel kilisenin zemini oluşturduğu telsis ve teslisçilerin görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde İsa'yı beşer üstü statüye yücelten teolojinin karşıtlarına yer verilmiştir. bu hususta Ebonitler, Arius ve Ariusçuların fikirleri vardır. Son bölümde teslis içindeki parçalanmalar çerçevesinde bölünen kiliseler ve görüşlerine yer verilmiştir. İlgili arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Eserin adı Osmanlı'da Delilik Akıl Sağlığı ve Psikiyatri olsa da kapsam olarak antik Çağ uygarlıklarından örneklerinden yola çıkarak Osmanlı üzerinde yoğunlaşmasıdır. Eser cinlenme ve hastalanmanın yakın ilişkisine konu alarak başlıyor. Daha sonra antik yunan ve roma örneğine geçiş yapıyor. Deliliği, Zeus'un cezalandırılması olarak görülmüştür. Eski Çin uygarlığında rüzgar ve tanrıdan kaynaklandığını düşünüyorlardı. Ortaçağ'da Hristiyan Dünyasında hastalığın şeytanlardan geldiği vurgusu vardır. Yeniçağ Avrupası'ndan da örnekler verilerek Osmanlıya geçmiştir. Osmanlı'da bu hususta evliyaların ve şifacıların etkili olduğunu anlatılmıştır. II. Abdülhamid Döneminde modern anlamda psikiyatrinin ülkeye giriş yaptığını açılan hastaneler, hekimler ve dönemin hastalığa bakış açısını konu edinmiştir. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Gabor Agoston, Osmanlı Tarihi alanında kaliteli eserler veren önemli bir yazardır. Eserde Osmanlı'nın kuruluşundan klasik döneme kadar önemli konular üzerinde değerli tespitlerde bulunmuştur. Örneğin eserin birinci kısmında kuruluş döneminde Türkler ve Bizans Dünyası'nın siyasi, sosyolojik ve inanç dünyası hakkında karşılaştırmalı bir analiz yapmıştır. Niğbolu Savaşı'nın askeri teknolojisi ve stratejisi üzerinde değerli yorumlar yapmıştır. Ankara savaşı sonrasında oluşan siyasi ve sosyolojik durumunda hakkında tespitleri vardır. Yine Kuruluş döneminde Haçlı-Osmanlı mücadelesiyle ilgili askeri teknolojileri hakkında her iki tarafın üstün ve zayıf yönleri ortaya konmuştur. İstanbul'un fethi sonrasında Osmanlı'nın genişlemesi ve Habsburglar ile girdiği mücadeleler siyasi, askeri teknoloji ve dini doktrinleri kapsamında çok ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Günümüzde böyle bir esere şiddetle ihtiyaç vardı. Çünkü ülke bütünlüğümüz için tehditlerin kökenini bilmeliyiz. Eserin ana teması Şia ideolojisinin eleştirisi şeklindedir. Bu eleştiri, Şia'nın tarihsel köklerine inilerek yapılmıştır. Eser, önce Şiiliğin tanımı ile başlıyor daha sonra Dört Halife siyasi olayları anlatılıyor. Özellikle Hz Osman dönemi siyasi ve sosyal olaylara dikkat çekiliyor. Hz Ali Dönemi siyasi olaylar ve Müslümanlar arasındaki savaşlar sonucu ilk bölünmelerin meydana gelmesine değinilmiştir. Eserin orijinalliği bu bölümden sonra başlıyor. Şia inancının temelleri ve ehli sünnetin cevapları ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Şia'nın sahabe tasviri, Kırtas, Gadiri Hum olayları mehdilik, Şia'nın ashabı tekfir etmesi gibi daha nice hadiseler ve aşırısı Şia akımların ideolojileri tarihsel rolleri akıcı bir şekilde verilmiştir. İlgili arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Serinin ikinci kitabıdır. Talat Paşa, Dr. Nazım, Enver, Bahaeddin Şakir Cemal, Ömer Naci, Mustafa Kemal, Ahmed Rıza gibi önemli kişiler üzerinden 1908 ve sonraki yıllardaki İttihat ve Terakkinin iktidar oluşunu irdelemiştir. Eserin en önemli tarafı tarihin ayrıntılarında kalmış bazı olaylara odaklanmış olmasıdır. Örneğin II. Meşrutiyete giden yolda Talat Paşa yaptığı görüşmeler ayrıntısıyla anlatılmıştır. Başka bir örnek vermek gerekirse Mustafa Kemal'in gizli bir örgüt kurmayı amaçladığı daha sonra fikir değiştirerek İttihat Terakkiye katıldığı anlatılmış. M. Kemal'in İttihat Terakki ile birleştiği noktalar anlatılmış Daha sonra güç odaklı siyaseti benimsemeleri sonucu fırkadan giderek uzaklaştığı anlatılmıştır. Bahaeddin Şakir'in ihtiyatlı siyaseti.... Daha nice farklı örneklerin anlatıldığı güzel bir eser. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.