Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Hayat_Tadında Tarafından Yapılan Yorumlar
bir anne değilim. bu yorumu da kimsenin çocuk yetiştirme tarzını eleştirmek için yazmıyorum. ama bu kitabı okurken kendi çocukluğumu ve çevremde çocuk yetiştiren ailelerin davranışlarını düşünmeden edemedim. kitabı okudukça aslında geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocuklara nasıl yaklaşmamız gerektiğini bir kez daha sorguladım. bu kitabı sadece öğretmenler, anne ve babalar değil de toplumun her kesimi tarafından okuması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca kitapta gerkçek hayatta kişilerin yaşamlarından kesitlerden de örnekler verilmiş. okudukça elimde tuttuğum kitabın ne kadar çok şey barındırdığını fark ettim ve kuzenime hediye ettim. yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum. tavsiye ederim.
uzun zamandır bu tür bir kitap okumamıştım. arkadya yayınları beni yine yanıltmadı. okurken marissa'nın yerinde ben olsam ne yapardım diye düşünmeden edemedim. okumanızı tavsiye ederim.
ilk kez okuduğum bir yazardı ama müthiş bir kurgu vardı kitapta, dili akıcı, çevrisi de güzeldi. tabi japonlara ve japonya ya ait bir sürü şey anlatılıyor. katil kim acaba o mu, diğer mi derken sonunda çok farklı bir kişi çıktı. okumanızı tavsiye ederim. diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
döneminin özelliklerini yansıtan bir kitap, diğer tarihi aşk romanlarındaki gibi toz pembe anlatılan bir hayat yok. aksine sefalet, yoksulluk ve rezillik her satırda hissediliyor. kraliyet ahlak komisyonunda olan bir kişinin kapatılması gereken bir genelevin çatısında bulduğu christine'ye belki geçmişinde yaşadığı ve pişmanlığını ağırlığını omuzlarında hissetiği ablasına tecavüz olayı belki de güzelliği nedeni ile sahip çıkıyor. eski metresinden onu eğitmek için yardım istiyor. eğitiminin geri kalanını de kendisi üstlenmek zorunda kalıyor. çok fazla bir şey katmasa da tarihi ask romanı severlerin severek okuyabilecekleri bir kitap.
bankacı iken, işi bırakıp tası tarağı toplama cesareti gösteren ve nerede iş bulsa onu yaparak hayatını devam ettiren yazarın hayatından ve baktığı yaşlı hastalarla ilgili yaşadıklarını anlatıyor. bir yönü ile yani sevmediği bir işte çalışırken bir güvencesi ve desteği yok iken işi bırakması ve sınırlı imkanlar ile de yaşanabileceğini anlatıyor. insanın ister istemez psikolojisi bozulur. kitapta da baktığı ölüm döşeğindeki kişilerin ölmeden önce ona söylediği son sözleri derlemiş. benim en çok etkilendiğim çocuğunu ve eşini kaybetmesine rağmen inzivaya çekilmeyip ayakta durarak yardım kuruluşlarından birinde çalışmaya başlayan ve daha sonra ölünceye kadar da bunu devam ettiren bir bayan'ın hayatıydı. kitabın sonlarına doğru yazar kendi hayatından cezaevindeki kadınlara şarkı sözü yazarlığı dersi verdiğinden, doğada yaptığı yürüşlerden bahsetmiş. bu kısmı biraz fazla uzatmış açıkçası bu kısımları sıkıcı buldum. bir nebze olsun hayatımda nelere öncelik tanıdığımı veya tanımam gerektiğini göszden geçirmem gerektiğini sağladı. çok fazla bir şey beklemeden okunabilir bir kitap.