Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

26.08.2019

Gazeteci Ulysse Merou, Profesör Antelle ve Fizikçi Arthur Levaine dünyadan ‘üç yüz ışık yılı’ uzakta olan bir gezegene yolculuk planlamaktadır. Yaklaşık olarak ‘iki yıl’ sürecek olan bir yolculuktur bu.

Geldikleri ve kendilerince adını koydukları gezegene ‘dünyanın bir benzeri’ ve ‘Latince kız kardeş’ anlamına gelen Soror ismini verirler.

Dünya’ya göre ‘farklı’ giden bir şeylerin olduğunu farketmeleri uzun sürmeyecektir. Buranın hükümranlığı üç grupta toplanmıştır:

- Goriller, Orangutanlar ve Şempanzeler.

İnsanlar mı? Aynen Dünya’da bizim maymunlara yaptığımız gibi ‘köle ve kobay’ durumundadırlar.

Gazeteci Ulysse Merou’nun ilk görüşte tutulup da etkileneceği Nova, yine gazeteciye yardım etmek isteyen Zira, Cornelius ve diğerleri.

İnsanoğlu bu hükümranlığa baş mı kaldıracaktır yoksa uzak kalmanın yollarını mı arayacaktır?
Muazzam bir eser için buyurun.
24.08.2019

Nisyan. Unutma, unutuş.

Bir roman denemesi sanki. Ya da bir romana hazırlık aşamasındaki bir ürün. Veya yazılacak bir romandaki ‘karakteri’ tanıtım.

Her ne koyarsak koyalım adını fazlasıyla etkileyici.

Boşluktasın. Unutmuşsun kendini, çevreni. Kimsin? Nesin? Neredesin? Veya neredensin?
Hatırlıyor musun?

“Unutulan ne kadar güzelse o kadar acıyor boşluk.” diyor eserinin bir yerinde Murat Gülsoy. Peki hep güzel olana mı hatıralar, boşluklar?

Farklı cümle yapıları, etkileyici üslubu ile Murat Gülsoy için iyi bir başlangıç diye düşünüyorum. Buyurun dostlar.
22.08.2019

Özellikle lise yıllarında Montaigne türü olan denemenin ülkemiz temsilcilerini sayarken akıllara düşen ilk isim Nurullah Ataç’tı.

Yine bu eserinde kendi deyimiyle “deneme ben’in ülkesidir” diye adlandırdığı türün büyük temsilcisi, biraz aksi, fazlaca çoşkulu ve hep Öz Türkçe sevdalısı.

İki başlıkta ele alınmış eser:

- İlk başlık olan Karalama Defterinde kısa yazılar halinde ‘aruz, serbest vezin, divan edebiyatı, birinci dünya savaşı’ gibi hem edebi hem siyasi konular ele alınmış.

- İkinci bölümde ise tamamen ‘edebiyata’ odaklanıyor Ataç. Yeri geliyor şiirden yeri geliyor romandan bahsediyor. Bir bakıyorsunuz okumayı bir bakıyorsunuz sanatçıları kaleme alıyor.

Fazlasıyla akıcı ve rahat okunuyor. Yapmak istediği de bu zaten edebiyatta.
19.08.2019

Eser, John Berger ile birlikte dört ismin BBC’deki belgeselinin yazıya dökülmüş hali diyebiliriz.

‘Sanat, imgeler ve mesaj’ üzerinden konular temellendirilip yedi başlıkta açıklanma yoluna gidilmiş.

13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar 155 yağlı boya resim kullanılmış.

‘ Çıplaklık ve Nü ‘ arasındaki ayrıma dair etkili ifadeler mevcut.

Eserin son bölümü olan ‘reklamlarda kullanılan imgelerin’ bizlere özünde neler anlatmak istediğine dair yorumlamalar birçoğumuz tarafından kabul görecek cinsten.

Büyük büyük beklentiler altında okunmasını doğru bulmuyorum. Fakat ‘görsel’ olana bakış açımızı değiştirecek de bir eser Görme Biçimleri.
17.08.2019

Sönmüş Hayaller adı altında yayımladığı eserlerin üçüncü ve son cildi.

İkinci ciltte şair adayımız Lucien’i uzun uzun okumuştuk. Bu son ciltte de sözcükler ‘farklı kağıt üretim’ hayalleri kuran David’e yöneliyor.

David’in borçlarla boğuşması, çevresindeki insanların onu ittiği yalnızlık, Fransa’daki hukuk ve bankacılık sistemlerine şahitlik bizlerin çokça şahit olacağı konular.

Belki zamansız okudum belki de kendimi veremedim ‘üç ciltlik’ bir eser olduğu için. Goriot Baba, Vadideki Zambak veya Sarrasine’nin verdiği tadı alamadım.

Yine de Balzac’ın kaleminden damlamış her şeyi okumak adına buyurun.