Toplam yorum: 3.286.094
Bu ayki yorum: 7.624

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

26.06.2019

Ne güzel bir adamdır Sait Faik. İlkokul sıralarındaki Semaver hikayesiyle girdi sanırım ilk olarak gönüllerimize. Şimdilerde daha da okunur olması ne güzel bir duygudur edebiyat tutkunları için.

Kitaba da ismini veren Son Kuşlar ile birlikte toplamda ‘on dokuz’ Sait Faik hikayesi bulacaksınız burada. Ve son sayfalarda Bedri Rahmi’nin 3-4 sayfalık ‘Sait Faik Anıları’ yer almakta ona saygı niteliğinde belki de.

Hem kendi çevresinden hem okurundan hiç kopmayan bir adam Sait Faik. Ne zaman böyle modunuz ufak bir düşüşe geçse hemen yetişip de o ünlü hikayesinde olduğu gibi bizlere
‘hişt hişt’ diyor.

Yine insana insanı, insana hayvanı, insana canlıyı anlatan dolu dolu Abasıyanık hikayeleri karşılayacak sizleri. Buyurun.
25.06.2019

Görev yapmış olduğum yerde tanıma şansımız oldu Rıfat Mertoğlu’nu. Kendi çabalarıyla yıllardır bir şeyler üretmeye çalışan biri.

İsmini duymamış olmanız gayet doğal. Belki de duymamaya devam edeceksiniz. Edebiyat konusunda risk almayı çok da seven bir okur değilim. O kadar çok eser bizi beklerken deneme yanılma yoluyla eser okumak bana göre değil.

Arada bu düşüncemi yıkıp farklı şeyler okuyorum. #k:167065 ‘da bunlardan biriydi.

Urfalı. Bölgenin sorunlarını ve zenginliklerini iyi bilen bir insan Mertoğlu. Yine bölgeden yola çıkarak oranın ‘yaşayışlarına, mücadelelerine, aşklarına’ parmak bastığı bir eser ortaya koymuş.

Zaman ayırabilirsiniz.
24.06.2019

Güney Amerika’nın Vicdanı diyoruz Galeano’ya. Nedeni yazdıklarında ve söylediklerinde gizli tabiki.

Adından da anlaşılacağı üzere Gün Gün yürüyor sayfalar. Her güne bir isim (bazen isimler) ve bir olay (bazen olaylar) bırakmış Eduardo.

Dile getirdiklerinin en büyük ortak özelliği ‘Ezilmiş ve Yok Sayılmış’ olanların ezgisi.

Kelime israfına düşmeden sizleri yormadan ne anlatmak istiyorsa anlatıp diğer güne, sayfaya geçiyor yazar.

Mozart’ı da bulacaksınız Dostoyevski’de, Gandhi’de göreceksiniz Napolyon’u da,
Nazım’ı da karşılayacaksınız Guevara’yı da.

Okuması çok zevkli, sindirmesi zor bir eser.
23.06.2019

Steinbeck yazdıklarını yaşayan da bir adam. Belki de daha doğru tabirle yaşadıklarını, gördüklerini, hissettiklerini yazan bir adam.

1936 tarihli ve 34 yaşındaki Steinbeck romanı
#k:572

Yine destansı bir direnişe hazır mısınız peki? Bu defa aldıkları ücret, karınlarını dahi doyuramayan meyve işçilerine eğiliyor yazar.

Jim Nolan, genç, eğitimli ve dava şuuru olan bir babanın devrimci bir oğlu.

Mac Mclead, yıllarca komünist partide hizmet vermiş, yaşını almış, güçlü ve iri bir devrimci.

Doktor Burton, kendini her türlü davadan soyutlayıp sadece ‘iyi ve kötü’ kavramları üzerine eğilebilmiş büyük insan.

Dick, Joy, Dakin, London ve yüzlerce emekçi.

Bir mücadelenin güçlü ve eksik yanlarını anlatması bakımından da destansı bir roman Bitmeyen Kavga. İsimlerden ziyade asıl olanın ‘mücadele’ olduğunu gösteren de bir roman bu.

Okuyun okutun dostlar.
20.06.2019

Eser 1925-1926 yıllarında çeşitli dergilerde tefrika olarak yayımlanıyor. Dokuz bölüm ve başlıktan oluşan eser birbirinden bağımsız okunabileceği gibi bir bütün olarak ele alınmalı tabiki.

24 yaşında gencecik bir doktorun Bolşevik Rusya’sında ücra bir köşedeki ilk görev yerine varmasıyla başlıyoruz hikayeye.

Fakültede öğrendiklerinin yetersizliği başlarda zorluklar yaşatmış olsa da zamanla pratikte de iyi bir doktor durumuna geliyor Bomgard.

Orada karşılaştığı insanları, insanlarla diyaloglarını ve öğrendiği tedavi yöntemlerini bizlere sıkmadan bunaltmadan anlatıyor.

Zorunlu görevini bitirip de merkezi bir yere geldiğinde eline geçen bir Günlük derinden etkiliyor kendisini.

Kendisi de bir Tıp Fakültesi mezunu olan Bulgakov’dan farklı hayatlarla örülmüş bir eser okuyacaksınız.