Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

11.10.2023

Bir şekilde düşmüştü önüme Mazarin Mavisi. Baya baya severek okumuştum. Gerçi uzun zamandır yazıyormuş da ben yeni buluşmuşum kalemiyle.

Sonrasında Çürüme başlıklı söyleşine katılmış, imzasını almış ve kısa da muhabbet etmiştik.

Samimi, doğal ve tanınmaya başlamanın heyecanı vardı sanki üzerinde. Güzeldi.

Velhasıl son eseri Çürüme ile devam ettim ben Cem Kalender serüvenime. Arka kapakta mevcut zaten. Palu Ailesi mevzu.

O uydurma olduğunu düşündüğüm, reyting aracı programlarda defalarca görüp de ilgimi çekmeyen olaylar silsilesi burada baya baya konu edinilmiş sanırım.

Büyük sözler söyleyerek değil belki ama ‘toplumsal çürümek’ çevresinde konumlandırarak yapmış bunu Cem Kalender.

Ben halen Mazarin Mavisi’ndeyim. Ama buraya da uğramanızı isterim.
11.10.2023

Ara Güler anlatıyor:

“Fransa’ya gitmek için pasaport alacaktı. (…) Meslek hanesine ‘yok’ yazıldı.

Cağaloğlu Yokuşu’nda önemsiz bakışlı, yakaları her zaman kalkık açık bej pardösülü, uzun boylu, sakin görünüşlü bir adam dolaşırdı…

Sait Faik’i bilirdim, okumuştum, okuyordum ama ben kitaplardaki Sait’i biliyordum, beyaz kağıdın üzerinde kara satırlardaki Sait’i.”

Böyle bir adam Sait Faik. Şimdilerde iki satır karalayıp da “Araştırmacı-Yazar” sıfatı arkasına sığınanlar gibi değil elbette.

Burgazadası’nda evi, Beyoğlu’nda kiralığı olan bir rantiye belki de.

Ama özlenen. Yazını ve yazının içindeki insanlarıyla özlenen biri o. Samimiyetsiz insan kalabalığından kaçarak insanları anlatan da biri.

Hazır Sait Faik demişken uzun zaman önce satın alıp da hangi kitap kolimin içinde olduğunu hatırlayamadığım şu kitabı da iliştireyim incelemeye:

#k:281494
22.09.2023

28 yaş. 2018. Bir ilk kitap. Öyküyle adımlayış yazın dünyasına. Mezunu olduğu bölümü itibariyle meslektaş. Türkçe Öğretmenliği. Atanabilmiş midir bilmiyorum
20.09.2023

“… aşina olunanın bilinmezliği.” der Thomas Bernhard bir söyleşisinde. Neslihan Önderoğlu hikayelerinde ben bu tadı aldım aslında.

Sürekli rast geldiğimiz ama derinine tanıklık edemediğimiz anlar, olaylar ya da kişiler.

İlk öykü kitabı onun. 2012. Haldun Taner Öykü Ödülü de bu güzelliği perçinliyor bence.

İlk kitabın üzerine birçok şey yazıp birçok projeye imza atıyor zaten Önderoğlu. Fakat alışkanlıktır bende yazarlara, yazın dünyasına ilk adımladıkları eserleriyle yaklaşmak.

Mutlu ayrıldık. Daha da okunacak elbette.
18.09.2023

Fransız sosyolog. Tanım popüler zaten. Zira Fransız sosyologlar o kadar fazla ki.

Kitaplığıma göz gezdirdiğimde birçok Baudrillard kitabı görüyorum. Okunası diyerek biriktirmişim. Buradan başladım. 2019 baskısı. İlk basım 1991 - Ayrıntı.

Eserin yazar tanıtımında da okuyorsunuz. Baudrillard’ın Körfez Savaşı çıkışı.

“Savaş yaşanıyor; ama ekranlarda bir savaşın varlığı değil de klasik medya olayı gibi programlar yapılıyor.” eleştirisinde bulunuyordu. Ya da tespitinde. Simülasyon Kuramı burada başlıyor sanırım.

Gerçek dünya ve imgeler arası farkın ortadan kalkması diyebiliriz en anlaşılır şekilde.

Burada da uzun yıllar süren toplumsallaşma sürecinin aslında çuvalladığını, çuvallamaya başladığını ifade ediyor yazar. Yıl 1991 tabi. Durum şu an daha vahim elbette.

Kitle, yığın, toplum, toplumsallaşma kavramlarına bakış açınızı değiştirecek ‘ufak ama etkili’ cinsten bir kitap bu. Buyurun.