Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

01.03.2023

“Doğu, iletişimsizliğin anayurtlarından. Hem de Doğu’nun dağ köylerinde, genç bir aydını kim anlayabilir? Yakınlıkların yabancılıkları, yabancılaşmayı çoğalttığı bir dünya…” diyordu Semih Gümüş eser için.

Gördün, tattın belki de oralarda olduğun, çalıştığın, dolduğun günlerde.

Bu defa iletişimsizlik sisini dağıtıyor Edgü. Ya da dağıtıyor gibi.

Yine sözcüklerin kalabalığından uzaklaşıp anlamların yoğunluğuna odaklanarak yapıyor bunu.

Seveceksin.
01.03.2023

Eserler var yazarıyla, önerisiyle ulaşırsınız. Eserler var çevirmenler sizi buluşturur. Roza Hakmen gibi. Ölü Brugge’da olduğu gibi.

Hugues Viane. On yıllık bir evlilik sonrası vefat eden eşi Zevce’nin yasını tutabilmek amacıyla bu yası en iyi şekilde yansıtabilecek Brugge’e yerleşir. Beş yıl olmuştur:

“… akşama doğru yürümekten, ıssız kanallarla, kilise semtleriyle kendi matemi arasında benzerlikler aramaktan hoşlanıyordu.”(s.10)

Böyle de bir şehirdir onun için Brugge. Yasının metaforuna en uygun olabilecek şehir.

Yazarının, kahramanın iç dünyası ve dış dünyayı birbirine en yakın tutabileceği şehir.

Beş yıl dedik. Beş yıl sonunda bir kadınla rastlaşır. ‘Ölü’ benzerlikleri uyandıran, farklılıkları azaltan bir kadın.

Acısını dindiren; ama felaketleri belki de artıran bir kadın.

Kıyıda köşede kalmış, kıyıda köşede kalmaya devam edecek ‘iyi’ kitaplardan Ölü Brugge. Buyurun.
17.02.2023

“… gelecek güzel için.” notu düşmüş imzası üzerine. Ve bir de “… yaşansın için.”.

23 Ekim 2022. İmza için gittiğimde yerinden ayrılmış, geri döndüğünde “… ben kimse gelmez diye düşündüğüm için pek durmuyorum.” demişti.

Bilmiyorum gerçeklik midir bu ifade.. Ya da mütevazı bir hal mi yorum sizlerin.

Elinizde Yunus Nadi Öykü Ödüllü ‘Eve Dönmeyen Hayvan’.

Bir söyleşisinde ‘… devam edemediğimiz için oyalanıyoruz sanki.’ diyordu. Bunlar dışarıda, sokakta oyalanıp eve dönen hikayeler aslında.

Yoğun parçalarla, üslupçu bir tavırla, yaraların deşildiği ya da açıldığı haller.

Buyurun.
14.02.2023

Bir koldan üsluba bir koldan da konuya tutunmak zordur edebiyatta. Tabi bir de zengin kültür ve birikimi daim kılabilmek son satıra dek.

Samiha Ayverdi işte bu başlıkların her birini ayrı ayrı başarıyor eserinde. Ya da eserlerinde.

Bu defa İmam Halis Efendi olacak satırlar arasında. İlmini salt ezberle kuru bırakmamış Arapça’nın çeşitli aşamalarına hakim olup Hukuk konusunda da eğitimini tamamlamış bir imamdır.

Babasının ölümüyle cami imamlığı görevinde kalakalmış da bir din adamıdır o.

Fakat bir eksik vardır. İlmi, ‘gönlünü’ ihmal etmiştir. Tam da bu noktaya inşa ediyor romanını Samiha Hanım.

Bağnazca haller, yanılgılar, anlayışlar ve gönül ehli olmaya davet edilenler.

Seveceksin.
06.02.2023

Bir cinai roman. Tersinden. Polisiye gayesi güdülmeden yazılan, katilin mazlumiyetine odaklanan, sosyete eleştirisini de içerisinde barındıran bir ufak roman bu.

Yer yer ruh çözümlemeleri, mahkeme salonları ve insanlar.

Selim İleri söylemiyle ‘Sinekli Bakkal kadar ünlü, Kalp Ağrısı kadar ince ve duyarlı, Handan kadar çarpıcı mıdır?’ bu size kalmış.

Seveceksiniz.