Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

02.02.2023

İki güzel yazar:
Leyla Erbil ve Tezer Özlü. Sözleşirler. Evlilik kurumu ve kocalarını anlatacak birer roman yazmak için.

Tezer Özlü yazamadan vefat eder, vefat ettiği gibi Leyla Erbil’in yazmış olduğu Mektup Aşkları’na yetişemez.

Bir mektup-roman. Ahmet, Reha, İhsan, Zeki, Sacide, Ferhunde ve tabiki Jale.

Yukarıda ismi geçen erkeklerin aşkını-sevgisini ilan ettikleri kişi: Jale. Mektuplar hep O’na.

Aşk, sevgi, cinsellik, arzu, yapaylık. Hepsi.

Her birini kalemiyle tanıyoruz. Jale hariç. Jale’yi ona yazılanlardan tanıyacağız.

Tarihsiz mektuplar bunlar. Ama anlatılagelen olaylardan görüyoruz ki 1940 sonları.

Ahmet’in pespaye aşkı, Reha’nın kırılgan halleri, İhsan’ın özgüveni, Zeki’nin imkansız filozofluğu, Sacide’nin tespitleri, Ferhunde’nin romantik halleri ve Jale’nin birkaç mektup dışında gizemiyle iyi roman Mektup Aşkları.

Seveceksiniz. Buyurun.
25.01.2023

‘Kar altında tekinsiz siyaset’ başlığını atıyordu Yeşim Dinç, bir incelemesinde.

Her ne kadar romanın içerisinde siyasi olaylardaki dengeyi gözetmeye çalışsa da ‘siyasi’ bir roman Kar.

Kendisine yapılan radikal olamamakla ilgili suçlamaların verdiği suçluluk duygusuyla yazılmış bir roman belki de. Orhan Pamuk’un kendi söylemiyle.

Şair Ka. Kerim Alakuşoğlu. Almanya’daki 12 yıllık siyasi sürgününü ‘annesinin ölümü’ sonlandırıyor. Meursault gibi belki de.

Tabi tek sebep bu muydu? Hayır tabiki. Eserin ilk yayımlandığı günlerde kitapla ilgili yoğun ‘aşk’ temalı tanıtımların verdiği ipuçlarını da göz önünde bulundurursak bir ‘evlilik’ vakasıdır da sebep. İpek.. Kars.

Belediye seçimleri ve intihar eden kadınlar.

Karpalas Oteli, 203 numaralı oda.
Sunay Zaim, Taner, Necip, Fazıl, Lacivert, Kadife, Serhat Şehir Gazetesi, Serdar.

Kar, yazarının yaşayan en büyük Türk kalem olduğunu bir kez daha ispatlayan bir eser kanımca. Buyurun.
15.01.2023

Bir ilk kitap ve genç bir yazar. O zamanlar. Şimdilerde az ve öz yazdıklarıyla gölgesine sığınılacak iyi bir yazar olma yolunda epey yol katetmiş bile. Nihan Eren evet.

Yeni etiket fiyatını pahalı bulup ilk baskısını bir sahaftan edindiğim: Yavaş.

İçerisindeki ağır yaşayışların aksine hızlı bir giriş hikayeye. Ayrı bir hava. Alışagelmeyen metaforlar, inceliklerin gözlemleri ve olabildiğince özgünlük.

Kasabayı, eskiyi, dönme dünyayı, bakkalı, örenbayanı özleyen ya da merak edenlere.

İyi bir edebiyat olayı. Yıllar sonra buluşmuş olabilsek de.
13.01.2023

Bir ‘ilk’ roman. Israrla kitaplığımın rafında okunmayı bekleyen bir ilk roman.

Bu şekilde okumayı ısrarla ötelediğin, büyüleyici olacağını düşündüğün kitapların vardır elbette. Kabuk Adam gibi belki de.

Aslında Şule Gürbüz’den ‘Kambur’, Zeynep Kaçar’dan ‘Kabuk’ ya da Selçuk Baran’dan ‘Türkan Hanım’ gibi bir sızı romanı-hikayesi bekliyordum. Sanırım bu yüksek beklenti benim hayal kırıklığına uğrama sebebim.

Belki de yanlış ifade ‘hayal kırıklığı’. Ne diyorlardı, ‘beklentileri karşılayamadı’ mı?!

Her şeye rağmen iyi yazıyor Aslı Erdoğan. Israrla susulan şeyleri ‘iyi’ yazıyor. Okuduğunuzda bu Aslı Erdoğan diyebilecek bir üslupla.

Seveceksin.
11.01.2023

… bir ‘zamane’nin serüvenini anlatan bir zaman romanı.. diyor Türkçeye uyarlayan Mehmet Tekin. Ve devamında;

“… yeni hayatın saf, bir o kadar da acemi delikanlısıdır: Şaşkınlığı, tuhaflığı, arada sınırları zorlayan akılsızlığı biraz da buradan gelmektedir.”

Evet, bahsedilen Şatırzade Şöhret Bey’dir. Çokça o olacak satırlar arasında. O ve onun çevresindeki gülünç maceralar.

Hüseyin Rahmi’nin eseri Ahmet Mithat Efendiye büyük tevazuyla sunuşu, eserin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrikası ve otuz yıl sonra tekrardan ufak eklemelerle ikinci kez basımı.

Yine bir Batılılışma serüveni. Yine bir yanlış anlaşılmalar silsilesi. Her ne kadar ‘ilk’ roman olma özelliği taşısa da çok şey ŞIK.
Buyurun.