Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

09.09.2022

“Anlatanlar her şeyi inceltip büküp eğirerek anlatıyorlar, hakikat hayale yanaşıyor, gördüm diyen ile görmedim diyen yalanda yarışıyormuş.

Her şey ama her şey madem bu kadar ince de insan nasıl bu kadar kalınmış?”(s.144)

Kambur’la tanıdık O’nu. Türk edebiyatına 18 yaşında genç bir kadının muazzam hediyesiydi Kambur.

İnsandan, dedikodudan, bitmeyen söyleşilerden uzak yazmaya devam etti eserlerini. Onu seven okurlar için ‘uzun aralıklarla’ oldu bu yazım serüveni. Olsun. Bekledik.

2016’da geldi ‘Öyle miymiş?’. Bakmayın siz öyle sağda solda aforizma havasında tanıtım bülteni çekip inceleme yazanlara.

İnsana, sızıya, yaraya ve derine değer verenlerin uğrak noktası bence Şule Gürbüz. İhmal etmeyin.
07.08.2022

Şebnem ve Osman.Olağan şüphelilerimiz.Hangisi hangisinin failidir bu sizlere kalmış.

Ne diyordu Şebnem,Yeşil Peri Gecesi’nde İsmet Özel’den aktararak:
“Dilce susup
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmayacak..”
Ve devam ediyordu:
“… biliyordum elbette. Ama denemeye değerdi.”
Denedi.Öğreneceksiniz.

Peki ya Osman ne yaptı bu süreçte? Öncesi,devamı ya da sonrasında.Yaşayabildi mi? Ya da nasıl yaşadı? Bak mesela şunları söylüyordu resepsiyon görevlisi Erkan ve hissettikleri için: “Seviyor beni bu çocuk diye düşündüm,ben de onu seviyorum… Ama yaşamımdaki boşluk öyle büyük ki böyle şeyler beni yaşatmaya yetmiyor artık.” (s.501)

Sanki diğer tarafta Yeşil Peri’de Şebnem sesleniyordu ona:
“Ezcümle, herkes varlığındaki boşluğu doldurmak istiyor. Dolduramadan ölüyor.Ama uğraşma boşuna,o boşluk dolmaz! Varolmanın boşluğu o! Dolsa biz, biz olmayız!” (s.286)

Velhasıl.Türk Edebiyatının son yıllardaki en iyi romanlarından birini okuyacaksınız.Seveceksin.
28.07.2022

“Bu eserimi, bugüne kadar vücuda getirdiğim eserler içinde en bağlı olduğum eser biliyor ve öylece bildirmek istiyorum.Ona olan zaafım, üstünde fazla konuşmamı yasak ediyor. Zaten hadiselerin sırtını, kaba saba formüller içinde harcamaya, ulu orta dogmalar yapmaya düşmanım.İyi ve kötü, söyleyemediğimi, iyi veya kötü eserim söylesin!”

Bu şekilde açıyorsunuz eserin sayfalarını. NFK zaten yeterince açıklıyor; ama biz birkaç söz edecek olursak…

Yazdığı hikayenin hikayesi olan bir muharrir var burada: Husrev. Onun buhranları. Ve tabi biz okuyucuların da.Medya ve patronlarına yöneltilen, hedefini bulan eleştiri okları. İç hesaplaşmalar. Çözümsüzlükler.Annesi, uşağı, hizmetçileri, eşi dostu ve diğerleri. Çok şey bu eser. Az söz ve çok şey.

“Bu gözler, baktığı zaman gören, gördüğü şeyin hayalini ayna gibi içine aksettiren bu gözler nerede? Nerede bu adam Osman?
Eridi, dağıldı, kurudu, ufalandı, silindi değil mi? Ya erimek, dağılmak, kurumak, ufalanmak, silinmek de ne demek?”
26.07.2022

“Şiir ve siyaset, bana verilen tekinlikti. Dolayısıyla bu kitabın konusunu şiirin ve siyasi bağlanmanın birbirine birbirine geçiştiği bölge veya bölgeler oluşturacak.”(s.7)

Böyle başlıyor aslında eser. 1988 Nisan’ında yayımlamış olduğu ‘Waldo Sen Neden Burada Değilsin’ kısmında yoğun olarak çocukluğundan başladığı ve büyüyüp geliştiği dönemde geçirdiği evrelere değiniyor Özel.

Şiir evrenine, üniversite dönemlerine, askerliğine ve Şair-Komünist-Müslüman üçgenine parmak basıyor.

Her ne kadar ‘…bu bir hatırat kitabı değil, olmamalı.”(s.120) dese de.

İkinci bölüm olup 2004 yılında yayımladığı ‘Henry Sen Neden Buradasın’ kısmında ise kendi dünyasının yanında Dünya’ya da açılacağız.

Kapitalizm, Sosyalizm, Komünizm, savaşlar ve sonrasında bırakılan yaşamlar.

Birçok yazara güncesinde ‘giysilerinden arınmış’ olarak şahitlik ediyoruz. Bu bir günce iddiası taşımasa da İsmet Özel’i ‘giysilerinden arınmış şekilde’ tanımak adına okunmalı Waldo.
23.07.2022

Uzun betimlemeler, bozkır ve savaşın çocukları, tabiat, aşk ve hasretlik. Hepsi bir çocuğun gözünden aslında.

Aile, eş ve töre elbette.

Cemile ve Danyar. Onların hikayesi öncelikle.
Örülen duvarlar, koyulan engellerle onların hikayesi burada.

Aytmatov ve en sevilen eserlerinden biri. Seveceksin.