Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

22.07.2022

Beklenilenden daha uzun bir yazım orucu tutacağını düşünürken 8 yılın ardından geldi yeni kitabı. Tiamat.

Onun hakkında uzman bir edebiyat teorisyeni gibi inceleme yapanlar var. Ben onların safında değilim. Olamam.

Zira İhsan Oktay’ın ağzından kendine ve eserlerine dair yorumu, yok denilecek kadar az. Ben onun cahili olarak yazacağım.

Birçok eserinde gördüğümüz zengin karakter kadrosu burada da mevcut. Aynı dil ve üslupla farklı bir konu bu defa. Lovecraft esintisi var sanki. Onun hikayelerinin havası.

Zombi, yaratık diyen var. Ben okuduğumu yazıyorum: Canavarlar mevcut.

Miladi 1915. Bir Osmanlı tahtelbahiri. Olaylar burada. Yine çetrefilli yine ironi dolu yine kendine has mizah içeren ifadeler.

Buradan başlamayın; ama ona aşinaysanız zaten seveceksiniz.
14.07.2022

“… kitabım, mutsuz kentlerin içine gizlenmiş, sürekli biçim alıp, yitip giden mutlu kentler imgesi üstüne açılıp kapanıyor.”(s.13)

Görünürde ‘sırıtamayan kentler’ buradakiler.
Anı, arzu, gösterge, takas ya da ölüler.


“… özgürlüğünü bulan insanın özgürlüğe hızla yabancılaşması belki de.”(s.29)

Var; ama yok.
Çok: ama az.

Anlatan; ama açıklamayan.
Yoran; ama yoran.

Kentler, atlaslar; Kubilay Han’ın.
Geziler, notlar; Marco Polo’nun.

Ama gerçek, ama hayali. Görünmez.

“Dosto yine yapmış yapacağını” tarzında incelemeleri görmezden gelip hazır olduğunuzda uğrayın buralara. Seveceksiniz.
08.07.2022

‘Bunun yüreği yok!’
dedi—
ölü yıkayan.

‘Kazıyıp aldım
ruhundaki isyanı!’ (s.41)

2022 Şubat’ın da kaybetmiştik. Birçok gerçek sanatçı gibi sessiz sedasız. Şiirinde isyanını çığlıklarla dile getirmese de hissediyordunuz her satırında.

1980 - 1999 yıllarında yayımlamış olduğu yedi şiir kitabını bulacaksınız burada.

1999 sonrası 2017 yılına kadar sekiz şiir kitabı yayımlandı Mayıs Yayınlarından.

Sıralasam kitaplarının ismini zaten şiir sanırsınız:

• Su Tadında
• Lokman’la Geçen Şen Günlerim
• Haytalarla Hatmiler
• Ayda Tümör İzleri
• Avluda
• Meğer Söz Gümüş
• İkindi Kitabı


Belki yolunuz düşer diyerek naçizane anlatmak yoluna gittim Sina Akyol’u. Buyurun.
02.07.2022

“ … tabii ki her şey size ve tabii ki üvey kardeşiniz Karl’a bırakıldı… üvey kardeşiniz Karl’ın ölümünden sonra da vs…” (s.36)

“ … derken üvey kardeşiniz Karl’ın ölümünden sonra tek varis siz kaldınız…” (s.36)

Kurgulanmış olanı sevmiyordu Bernhard. Eserdeki kurgusu yukarıdakilerle sınırlı.

Büyük bir miras kalıyor kahramanımıza. Ufak bir kısmını kendine ayırıp diğerini aile fertlerine taksim etmek yoluna gidiyor.

“ … ümitsizce çabalayışımızın beş para etmediğini bilmemize rağmen…” (s.9)

Anlatıcı, Noter Moro ve Üvey kardeşi Karl. Konuşacaklarımız var her biriyle.

Avusturya, kimlik karmaşası, maddi beklentiler ve hesaplaşmalar.

Bernhard’ı biliyorsan zaten seveceksin. Yoksa zor. Buyurun.
16.06.2022

500 küsür sayfada, 40 küsür bölümle, binlerce cümle ve on binlerce sözcükle; 1 yıl kadar süren Yirmi Bin Fersahlık seyahati yazmış. Boş verin bunu lütfen. İşin romantizm kısmı burası. Kahve kokulu kitap sayfaları yazsın bunları. Biz özüne odaklanalım.

1870 yılında yayımlanıyor eser. Denizlerden önce 1864 yılında Arzın Merkezine ve 1865 yılında Aya Yolculuk yaptık aslında Jules Verne ile. Bir yükseliyor bir batıyordu eserlerinde.

Eserden yüz yıl kadar önce profesyonel olamayan denizaltılar mevcuttu; ama Kaptan Nemo’nun Nautilus’u gibi yoluna kendi ürettiği elektrikle devam edebilen bir denizaltı mevcut değildi.

Tam da burada Jules Verne mühendisliğini ve hayal gücünü tadıyoruz zaten. Olanlar üzerine olmayanları ekleyen bir adam.

1866 yılında geçen hikayemizde gemicilerin karşısına ansızın çıkan esrarengiz bir ‘canavar’ Nautilus. Ve onu artık bulmak anlamak isteyen mürettebat.

Profesör Aronnax, Conseil, Ned Land.
Tabiki onları taşıyacak Abraham Lincoln fırkateyni.