Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

31.12.2021

“Altıncı dereceden devlet memuru Pavel İvanoviç Çiçikov, kente geliş nedeni: özel işleri.” (s.39)

Okuyucu, kahramanımız Çiçikov’un fiziksel özellikleri sonrası bu şekilde karşılaşıyordu onunla.

Amacı belliydi. Zengin ve haliyle itibar sahibi olmak. Aracı da belliydi. Ölü Canlar ile bunu sağlamak. Ölü köleler yani.

Başarılı olacak mı? Okuyup göreceksiniz.

Sıkıntılı bir dönem Rusya için. Sansür komitesi eserleri kelime kelime sansürleyip özünden uzaklaştırıyor ve manasız bir şekle sokuyordu.

Ölü Canlar’da da bu söz konusuydu. Bir yandan sansürle cebelleşen Gogol bir yandan da yorucu hastalıklarıyla uğraşıyordu.

Yazacaktı. Yayımlayacaktı. Öyle de yaptı zaten. Bu defa taşranın toprak sahipleriydi hedefinde. Ve tabiki bürokrasi.

Yer yer komik, yer yer de trajik olan bir hali vardı anlattıklarının. İlk ve ikinci cilt arasında her ne kadar mesafeler olsa da fazlasıyla akıcı fazlasıyla etkileyici Ölü Canlar.

Buyurun.
25.12.2021


bu gece yalnızım onlar gelmeyecek
sapa bir yerindeyim umutsuzluğumun
hava soğuk olmalı ağaçlar bütün duman
eğer bulabilirsen ölü bir kar getir
beyazlığı kalın bir su gibi uzayan
bu gece yalnızım onlar gelmeyecek (s.20)

Attila İlhan, askerin yönetime müdahale dönemlerine ‘ara rejim’ diyor. Geçici ya da geçmesi gerekli dönemler.

İşte Korkunun Krallığı’da ‘1980 ara rejimi’ sonrası yayımlanan eserlerinden. Şiddetin, acının, korkunun kol gezdiği dönemin şiiri.

Ama bozmadan yapıyı, ama düşürmeden şiir ustalığını, ama saklamadan sözcüklerini.

Az söz, çok şey. Buyurun.
22.12.2021

Beauvoir’in annesinin ölüme adımladığı sürece şahitlik ettiği bir kitap bu. Bak ayın otobiyografik olduğuna. Etkilidir.
22.12.2021

Hukukçu, Pilot, Bürokrat. Unutmadan söyleyelim. Yazıyor bir de. İlginç bir adam.
Fırtınalı bir yaşam.

‘Roman Kacew’ olarak doğup Romain Gary olmayı tercih ediyor devamında.

1956’da Cennetin Kökleri’yle ‘Goncourt’ ödülünü hak ediyor.

1973 yılı, 59 yaşına ulaştığında ‘yalnızca kendim olmaktan bıkmıştım.’ diyerek ‘Emile Ajar’ oluveriyor.

Bu kadar mı? Hayır tabiki.

1975 yılında elinizdeki Onca Yoksulluk Varken’i yazıyor. Beraberinde ikinci ‘Goncourt’ vakası gerçekleşiyor.

Çünkü kitap yazarı söylenene göre ‘34 yaşında Cezayir asıllı’ bir tıp öğrencisidir.

Yukarıda da bahsettik. Farklı bir adam.
Fırtınalı bir yaşam.

E peki kitap? Fırtınalı yazarlardan ‘kötü’ kitap çıkmaz. Buyurun.
13.12.2021

“… beni okuduğun zaman, bu kitabı at — ve çık,” der yazar. Sonra da şunları ekler:

“Kitabım çıkmak arzusu versin isterdim sana, nereden olursa olsun çıkmak; kentinden, ailenden, odandan, düşüncenden. Yanına alma kitabımı.” (s.13)

Beklentisiz çıkılan yollar vardır, fazlasıyla karşılar beklentiyi. Bazılarına da beklentiyle çıkarsınız, karşılamaz - yeterli gelmez.

Andre Gide edebiyatın ‘farklı’ çocuklarından. Ona yabancı değilim; ama burada beklentim yüksek olmasından kaynaklı bir nebze mutsuz ayrılma durumumuz oldu sanırım.

İlk sayfadan son sayfaya ‘dağınık’ bir kitap imajı veriyor Dünya Nimetleri. Bunu bile isteye yapıp yapmadığı size bağlı.

Notlar, günlükler, geziler - anılar, şiirler - aforizmalar derken eseri sonlandırıyorsunuz.

Biraz Pessoa, biraz Cioran biraz da Bukowski var sanki. Seveceğinizi umut ediyorum.