Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

04.09.2021

‘Gökte Konuşma’ başlığı altında Mefistofeles ve Tanrı buluşmasını okuyacağız. Tanrı, bilim insanı Faust’u ‘iblise’ bırakmıştır:

“Peki tamam, sana bırakıyorum onu!
Kopart bu ruhu öz kaynağından
Ve sürükle, ele geçirebilirsen,
Kendi yolunu uçuruma doğru—“ (s.34)

İşte burada ‘trajedi’ başlıyor. Faust ve Mefistofeles karşılaşması.

“İnsanların arasına hiç karışamadım,
Başkalarının yanında öyle küçük hissederim ki kendimi;
Hep çekingen kalacağım.” (s.103)

Dünya, gezdirecektir Mefistofeles. Sözde.
Peki sunacak mıdır ruhunu Faust?

“Yanılmazsan eğer, bulamazsın aklın yolunu!
İstiyorsan var olmak, başarmalısın kendi gücünle bunu!” (s.393)

İlk bölümündeki birbirine bağlantılı bölümleri, ikinci bölümdeki yoğun mitolojik kaynakları, Rönesans’ın ‘iblis’ imgesi, insanın yanılgısı, yanılgıyla hakikatı araması ve kendini bulması.

Damla damla kaleme alınmış bir şaheser. Buyurun.
01.09.2021

“Toplama beni
Ben dökülmeyi sevdim” (s.54)

18 yaşında kaleme aldığı ilk kitabı #k:100929 sonrası sekiz yıl bekliyoruz. Belki Sessiz.

Peki okumalarınızda risk almayı seven bir okur musunuz? ‘Gözü açık’ riskler? Ben sevmem. Genel anlamda sevmem.

Gonca Özmen, son dönem yazarlar arasında dönüp dönüp bakmanız gereken biri kanımca. Ruhunuzun ince bir noktasına dokunan yanı var satırlarında.

Bakın isterim.
29.08.2021

“korkularım var
çıplak insan etiyle düğümlü.
eğilsem içim düşecek
doğrulsam yeryüzüne çarpacak yüzüm.”(s.157)

The God Jr.
Tanrı olma arzusundaki bir ufaklık mı?
Ufaklık olma arzusundaki bir tanrı mı?

Bilmiyorum. Belki bunlar benim safsatalarım.

Katliam. Kanlı. Bıçaklı. Açık. Seçik. Hayali.
Peki üstlenecek mi hayal katliamı?

Ya da yıllar önceki baskısında yazdığı gibi ‘zerre’ ne zamana kadar savunacak koptuğu bütünü?

İki yıl olmuş aramızdan ayrılalı.
Sessizce yaşayıp yazdığı gibi sessizce göçtü gitti. Türk Edebiyatının son dönem en büyük şairlerindendi oysa. Sessizce.

“basmıyorum acımın ayakkabılarının arkasına sezdirmeden

parmaklarımın ucunda giriyorum her aşka sessizce.” (s.219)

Anımsanmak, hatırlanmak ister miydi?
Bilmiyorum yine. Bilmiyorum.
Ama o kendisini hatırlamak isterdi:

‘ben kendimi
bir kanguru kesesinde üşüyen
kelebek gibi hatırlayacağım.” (s.123)
24.08.2021

“Gerisini ilerisini düşünmezdik,
Yarının da o gün gibi olacağını sanırdık,
Hep çocuk kalacağımıza inanırdık.”(s.6)

Son dönem Shakespeare eserlerinden Kış Masalı. Özdemir Nutku veya diğer Shakespeare çevirmen ya da uzmanları açısından tek bir ‘tür’ başlığına sığdırmak mümkün değil.

Hamlet, Macbeth ve Othello gibi ürünlerindeki ‘şiirsel dile’ rastlamak da pek mümkün değil kanımca.

Beş perdelik oyunun ilk perdelerindeki yoğun dram sonraki perdelerde yerini tahayyül sınırlarını zorlayan fantastiğe bırakıyor. Bu açıdan da farklı bir Shakespeare tecrübesi olacak bence.

Konusu, mesajları, mutlu son’u ile yine güzel bir eserini okuyacaksınız.

Tabiki çevirmen Özdemir Nutku sunuşuyla da çok faydalı bilgiler elde edeceksiniz. Buyurun.
11.08.2021

1898 tarihli Wells romanı. Bilimkurgu edebiyatının öncü kitaplarından kendisi.

Yayımlandığı tarih itibariyle düşünürsek öncü olma durumu daha açıklayıcı olabilir.

Oysa her şey normal seyrediyordu. İnsanlar gülüyor, eğleniyor, konuşuyor, paylaşıyordu.

İngiltere’ye düşen kapsüller, Mars’tan gelen canlılardır. Dünya bu kez de Marslı tehdidiyle karşı karşıyadır.

Zehirli gazları, uçakları ve üç ayaklı savaş makineleriyle hazırlıklı gelmişlerdir.

Büyük övgüler dizemeyeceğim; fakat dedim ya ‘yazıldığı yıl itibariyle’ kendini, eleştirilere kapatıyor sanki Dünyalar Savaşı.

Okunmalı mı, elbette.
Ama ezberlenmek konusunda kararsızım.
Buyurun.