Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

23.02.2021

“... ve osmanlı uludur
insanları ölür
sağ kalır devlet.” (s.8)

Yabancı değiliz artık ona ve kalemine. İlk şiir kitabı karşılayacak sizleri. Kronolojik okumak isteyenler buradan başlayabilir.

Kıssa’lar halinde resmedecek Osmanlı’yı, Mungan:

“osmanlı ki bir tarihin okyanusu
fütühat kaftanı her dem belirgin
oysa kımıltısız bir devletin tarihle tenakuzu
çatlamış bir zamanın solgun nakşında tedirgin
güneş kırığı bir vitraydan musallat...”(s.5)

Kabakçı Mustafa, Alemdar Paşa, Patrona Halil, 2. Mahmut, Hayyam ya da Nedim.

Her birine olmasa da birçoğuna dizelelerle söyleyecekleri, söylettirecekleri olacak.

Buyurun.
21.02.2021

Tarih, Sosyoloji, Antropoloji, Felsefe, Edebiyat ve Kuramlar.

Yukarıdaki yazarlardan bir şekilde okudunuz bu başlıkları. Peki ‘çevirmen veya editör’ ibaresine odaklandınız mı hiç?

Birçoğunda Tuncay Birkan ismini göreceksiniz.

#k:145604 eseri sonrası yayımladı bu kitabını. 1998 ve 2020 yılları arasında yayımlanmış yazılarını bulacaksınız burada.

Bir ‘düşün adamı çevirmeninin’, düşün’üşleri bu yazılar.

Kitaba ismini veren uzun ‘Sol:Evin Reddi’ yazısı ile kapıları açıp; ‘kültüre’, ‘entelektüele’, ‘ateizme’, ‘çeviriye’ ve ‘eyleme’ odaklanan 13 yazı mevcut.

Sadece satır aralarında bahsettiği ‘kaynak eser ve isimler’ için dahi elinize alınız bu kitabı. Altını çize çize, sindire sindire okuyunuz. Buyurun.
17.02.2021

“Benim öykülerimdeki tipler yaşamın kıyısında kalmış, dışlanmış ya da kendisini bir kenara çekmiş, dikkat çekmeyen, hiç göze batmayan insanlar;

ama onların içlerindeki dünyayı ben az çok bildiğim, onlara yabancı olmadığım için onların küskünlüklerini anlattım.”

Bir söyleşisinde bu şekilde tanımlıyor hikayelerindeki tipleri Cemil Kavukçu.

Her ne kadar 1981 yılından bugüne yazıyor olsa da Tasmalı Güvercin ile tanıştım onunla. Tahmin edersiniz ki ‘ismiyle’ ben buradayım diyen de bir kitap zaten.

Aslında hayatta bir şekilde karşılığı olan ama her an karşımıza çıkmayan tipler yazdıkları. Esere ismini veren ‘Tasmalı Güvercin’ veya ‘Eran Kaptan’ da olduğu gibi.

Ona bir şekilde başlamak adına doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum bu eserin.

Onu yazan şöyle de bir kitap mevcut:

#k:30995. Buyurun.
17.02.2021

bir asır boyunca ‘bilimsel ve somut olanı’ yazan bir tarihçi Halil İnalcık.
Profesör İnalcık.

Burada 1962-2005 yılları arasında yayımladığı
9 makale ve bir konferans metnini bulacaksınız.

Atatürk ve Atatürkçülük kavramını ‘içi boş’ söylemlerle ifade etmekten kaçınan makaleler bunlar. Her yazdığı kelimenin-cümlenin altını bir şekilde dolduran yazılar.

Tabi Atatürk’e değinirken ‘Hilafet’, ‘Türk Modernleşmesi’, ‘Devrimlere yabancı tarihçilerin bakışı’ gibi birçok başlığa da atıf yapacak İnalcık.

Yine devamında ‘Türkiye-Japonya Modernleşmesi’, ‘Türk Tarih Şuuru’, ‘Ziya Gökalp’ ve ‘Kıbrıs Sorunu’ da yazdıkları arasında yer alacak.

Tarihi, ‘tarih bilen’ bir adamdan okumak isteyenlere hitap ediyor bu yazılanlar. Buyurun.
13.02.2021

“... bu kitap, bir lokma ekmek için kötü işi şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir.”

Daha ne desin Orhan Kemal? Daha nasıl açıklanabilir bir eser?!

İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali.

Adana’nın Ç. köyünden Çukurova’nın ‘bereketli topraklarına’ emek ve ekmek için gelen üç arkadaş. Ne farklı bir kasaba ne de farklı bir şehir görmüş üç arkadaş onlar.

Çalışacak, alın teri dökecek ve köylerine dönecekler. Sözde. Öyleydi ufacık dünyalarındaki düşleri.

Peki şehir neler planlıyor onlar için? Göz ardı edemez mi sizce bu üç arkadaşın düşlerini?

Bu denli yalın, bu denli bizden, bu denli içimizden yazmayı nasıl başarıyor Orhan Kemal bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var ki ‘emekçi’ onun kaleminde her anıyla vücut buluyor. Toplum onun kaleminde ‘yüz kızartıcı’ her tavrıyla ben buradayım diyor.

Türk Edebiyatının ‘nadide’ eserine hazır mı yürekleriniz? Buyurun.