Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

10.04.2020

Eserin konusunu uzun uzun yazmadan kısaca ifade edelim zira birçok okur aşina zaten kitaba.

Amerika’da Maryland eyaletinde Baltimore adlı kentte zengin ailelerin kurmuş olduğu silah kulübündeyiz: Gun-Club.

1860 yıllarındaki Amerikan İç Savaşı son bulmuş ve inzivaya çekilmiştir bu kulüp.

Peki başkanları olan Barbicane durur mu yerinde? Hayır tabiki. Jules Verne’ye yeni bir konu gerekmektedir.

Başkan, kulüp üyelerine Ay’a Seyahat fikrini sunup kabulünü sağlar. Ve böylelikle çalışmalar başlar seyahatte kullanabilecekleri araç için.

Yazarın yapmış olduğu hesaplama maliyetlerinin ve Ay Seyahati için kalkış-varış noktalarının 1969’daki ‘ilk insanlı’ seyahatle uyumlu olduğu da çokça dile getirilir.

Demiştik ya dersine iyi çalışan bir Jules Verne vardır yine.

Eğlenceli bilimkurgunun kült isimlerinden büyük isim Jules Verne’den yine kaliteli bir eser.

Buyurun.
05.04.2020

Alman fizikçi Heisenberg’in şu uyarısını da dikkate alacaktır:

“Gözlemlediğimiz kendi başına doğa değil, sorgulama yöntemimize maruz kalmış doğadır.”

Elinizde ‘primatlar’ başta olmak üzere ‘köpekgiller’, ‘kargagiller’, ‘filler’, ‘yunuslar’ ve ‘papağanlara’ dek birçok türe odaklanan bir kitap mevcut.

Her ne kadar zor bir okuma olsa da şu mesajı da veriyor yazar bizlere:

“Evrimsel biliş alanının sistematik ve kapsayıcı bir değerlendirmesini sunma amacında değilim.
Pek çok keşif, tür ve biliminsanı arasından bazılarını seçip geçtiğimiz yirmi yılda yaşanan heyecanı aktarmayı amaçlıyorum.”

İncelemeyi yine yazarın cümleleriyle bitirelim:

“Gerçek empati kendine dönük değil başkalarına yöneliktir. İnsanlığı her şeyin ölçüsü yapmak yerine, diğer türleri neyseler o şekilde değerlendirmeliyiz.

Böyle yaparsak pek çok sihirli kuyu keşfedeceğimizden eminim — şu anda hayal gücümüzün ötesinde olanlar da dahil.”
05.04.2020

Münzevi kişilikler vardır edebiyatta. İlk aklıma gelen (yaşayan) İhsan Oktay Anar’dır. Eserini yazar ve köşesine çekilir. İmza günleri dahi düzenlemez. Şule Gürbüz’de öyle biri sanki.

Hakan Günday önerisiyle duydum adını ilk kez. Oysa 18! yaşında bir genç kızken kaleme almış Kambur’u. Kambur’unu, Kambur’umuzu belki de.

Saat Tamircisi diyorlar. Küçümsercesine.

Antika mekanik saatlerin ruhlarına üfleyen diyorum ben. Abartırcasına.

Ekşi sözlükte yazmış biri:

“Kırık saatler tamircisi, bir zaman kalplerimizi de onarmıştı.”

Ne de doğru.

‘En çok sağ elimin küçük parmağını severim. Küçükken bir kazayla kopmuştu.’ diyor mesela bir yerinde eserin.

Daha nasıl özetleyebilir kitabını?

Yalın, samimi ve hakiki.

YouTube’da katıldığı birkaç radyo programının kayıtları mevcut. Onlara da bakarsanız bizleri tanıdığını göreceksiniz.

Buyurun.
02.04.2020

“Ben denemeyi şiir gibi yazarım. Ona hiçbir artık söz eklemem. Hiçbir yerini de eksik-gedik bırakmam.

İlkin okurlara bir selam sarkıtır, sonra konuya girer, onu geliştirip yayınca da paydos zilleri çalmaya başlarım.” (eserden)

Böyle tanımlıyor yazınını, deneme ustası Salah Birsel. Biz de incelemeyi onun gibi ‘artık’ söz kullanmamaya gayret göstererek yapalım istiyoruz.

1919-1999. 80 yıl.

1001 Gece Denemeleri başlığı altında yayımlanan eserlerinden Yapıştırma Bıyık.
İlk basım 1985.

İçerisine 1969 tarihli Kendimle Konuşmalar’ı da eklemiş Sel Yayıncılık.

Ne mi hissedeceksiniz okurken?
Garanti ettiğim tek şey cahil olduğumuz olacak.

Yıl 1985 ve heybesinde Proust, Gide, Henry Miller, Valery, Mallarme, Hugo, Van Gogh, Goethe, Çehov, Gogol ve daha nicesi.

Nurullah Ataç, Suut Kemal, Turgut Uyar, Edip Cansever, Sait Faik ve daha nicesi.

Roman, şiir, deneme ve diğerleri. Bir şekilde sizi yakalayıp doyuracak Birsel.
Buyurun.
29.03.2020

2. Dünya Savaşı yaşamın her alanında etkili olduğu gibi bazı yazarların sanat anlayışlarında da etkili oluyor.

Yaşam ve idealler amaçtan uzaklaşıyor, anlamsız olanlar artıyor ve üstüne gülünç bir hal alıyor.

Bir de üstüne mesajlar dikte rejimlerinden kaynaklı açıkça verilemeyince ortaya bol imgelem çıkıyor.

İşte bu ortamda oluşuyor Absürt Tiyatro. Anlamsız görünen söylemler, imgelem dolu mesajlar ve bazı büyük isimler:

- İonesco
- Sameul Beckett

Romanya doğumlu bir Fransız o. Fransa’ya tamamen adapte olmak ve İsrail’e gidip yahudi olmadığı halde kendini ‘yahudi olarak görmek’ gibi bazı suçlamalar yer alsa da bu biz okurların şu an ilgisi dışında kanımca.

Yine kendi gibi Rumen Cioran ve Mircea Eliade ile güçlü dostluklar da kuruyor.

Burada Ionesco’yu ilk ağızdan tanıyacağınız günlükleri mevcut.

Platon, Freud, Jung, Spengler gibi isimler; tiyatro, şiir ve roman gibi metinler; yalnızlık, ölüm, topluma ve kendine yabancılaşma gibi başlıklar bulacaksınız burada.