Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

09.03.2020

Tüberküloza yakalanan Karaosmanoğlu tedavi için 1916-1919 yıllarını İsviçre’de geçirecektir.

Mondros sonrası ülkeye dönen Yakup Kadri’nin kaleme aldıkları da Kurtuluş Mücadelesi yönünde evrilmiştir.

Burada onun 1919-1922 yıllarını kapsayan Milli Mücadele anılarını okuyacaksınız.

Bu anıları yurda dönüşünde makaleler kaleme aldığı İkdam Gazetesi yazılarıyla da destekliyor yazar.

İnönü Savaşlarından Sakarya Meydan Muharebesine, Mustafa Kemal’den İsmet Paşa’ya, Halide Edib’den Hamdullah Suphi’ye kadar birçok ‘olay’, ‘komutan’ ve ‘edip’ de karşılayacak sizleri eserde.

Bir milletin uyanış ve dirilişini okumak isteyenlere.
03.03.2020

1922 yılında başlanıp 1924 yılında vefatı sonrası
1926 tarihinde dostu Max Brod aracılığıyla basımı yapılan Kafka eseri var elinizde.

Dava adlı bir diğer eserinde de konu edindiği ‘bayK.’ bu eserinde de aynı isim ve birbirine benzer karakterde kişiler olarak yerini alıyor.

Kadastrocudur Bay K. Bir köye atandığını öğrendikten sonraki adımı orada bulunan Şato’ya ulaşmak olur.

Halkın kendisine biat ettiği bir otorite mevcuttur ve K. bu otorite ile sürekli bir savaşıma girecektir.

Eserin bir ilginç yanı da birçok Kafka eserinde olduğu gibi otoritenin bir parçası olan insanların ne amaçladıkları ve ne işle meşgul olduklarının tam bir ayrımının olmamasıdır.

Max Brod’dan Adorno’ya, Albert Camus’dan Benjamin’e kadar hemen hemen her büyük kalemin farklı bir Şato yorumu vardır aslında.

Kimi bir ‘dini motif’ arar kimi ‘bir iktidar eleştirisi’. Kimi bir ‘yalnızlık’ arar kimi de ‘kişisel bir nevroz’.

Kafka için başlangıç eseriniz olmamalı.
02.03.2020

Küçük Adamın Romanı adı altında basımı yapılan serinin ilk iki kitabı.
Her ne kadar baş karaktere bir isim vermiş olmasa da Orhan Kemal hayatından izler okuyacaksınız burada.

Adana’da başlayan bir hayat. Devamında Beyrut’a ailecek göç ve dayanılamayan ‘hasret, baskı, otorite’ sonrası Adana’ya geri dönüş.

Yorgi, Gazi, Hasan Hüseyin, Doç Ali, Kambur Recep, Yirmi Altılık ve dahası. Her biri ayrı özel kahramanımızın hayatında.

Farklı tür ve çalışma şartlarındaki işler, doğrular için verilen mücadeleleri ve kendinden kaçışlarıyla ilk Orhan Kemal romanını okumak adına buyurun.
22.02.2020

“ İnsanlar nakavt olmaz, daha doğrusu büyük şeylere karşı direnebilirler. Onları asıl öldüren aşınmadır; hafifçe dürtüklene dürtüklene başarısızlığa itilirler. Korkmaya yavaş yavaş başlarlar. Ben korkuyorum. “ (s.25)

#k:577’nda geçen bu Steinbeck ifadeleri belki de #k:576’ye göndermeydi yıllar sonra.

1945 yılında bir dergide basımı yapıldıktan sonra 1947’de kitap olarak yayımlanıyor İnci.

Steinbeck’in en bilinir ve okunur durumda olan eserlerinden olduğunu söyleyebiliriz galiba.

İncecik eserinde, bir ailenin yaşamından kısacık bir kesit anlatılmış olsa da ne derin ve farklı manalar çıkarılıyor aslında.

Kino, istiridye kabukları arasında ‘inci’ avcılığı yapan bir denizci. Bulunduğu coğrafyanın temel kaynağıdır bu. Bir gün dünyada ‘bir’ olduğuna inandığı devasa bir inci bulacaktır kahramanımız.

Peki Kino, karısı Juana ve minik evlatları Coyotito’ya mutluluk getirecek midir bu dev inci?

Gerçek umudun türküsünü dinlemek isteyenlere.
21.02.2020

Moliere’in yazıp sahnelediği son komedyasını elinizde tutuyorsunuz. Bu oyunun sahnesinde fenalaşıp da hayata gözlerini yumuyor.

Düşünün öyle bir eser ortaya koyuyorsunuz ki dönemin hekimleri Hipokrat’ı unutup sizin için gerekli müdaheleyi yapmıyor.

Hedefinde Hastalık Hastası bir adamdan ziyade onu Hastalık Hastası yapan ‘etkenler ve hekimler’ var aslında.

Argan. Varlıklı diyebileceğimiz bir adam ve çevresinde bulunan ‘hekim ve eczacı’ onu bu hastalığa inandırmış durumda.

Vücudunun her noktasında farklı bir hastalık tespit eden! hekimler bunlar.

Tek dertleri maddi kazanç olan hekimler, özellikle Argan’ın erkek kardeşi Beralde ağzından ne de etkileyici yeriliyor.

Moliere eleştirisini bir hekim üzerinden yapmayıp döneminin tüm hekimleri ve sağlık sektörü üzerinden yapıyor aslında.

Mesajlar verirken eğlendirmeyi de unutmuyor tabiki. Buyurun.