Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

20.01.2020

Incognito. Tebdil-i kıyafet, kılık değiştirmek anlamındaki kelime. Beynin gösterisini “kılık değiştirme yoluyla” icra etmesine göndermede bulunuyor aslında.

Beynin karmaşık yapısını bu denli ‘sade ve anlaşılabilir’ kılması takdire şayan benim açımdan. Yer yer didaktik bir hava estiği için sıkılıp yorulabiliyorsunuz; fakat bitirmelisiniz eseri.

Okuyucusunun dikkatini diri tutmak için sık sık gündelik hayattan örnekler veriyor. 7 bölümden oluşan kitabının bölüm sonlarında tek sayfalık özet sunmayı da ihmal etmiyor.

Birçok okuyanın da farkettiği bir durum var: Eagleman’in çokça ‘kaynakça ve not’ koyması. Bunu bilinçli yapıyor ve “laboratuvar çalışmaları sonucu ortaya çıkan istatistiksel bulguları” yazma gayretini dile getiriyor.

Görme sonucu ‘beynin işleme sürecine’ odaklanarak başladığı eseri, bölümler ilerledikçe daha da yoğun bir hal alıyor.

Popüler; ama kaliteli. Okunmalı.
18.01.2020

Marias İspanyol romancı, çevirmen, köşe yazarı. Ülkesi İspanya’da #y:568 çevirileri ile de çokça adından söz ettiriyor. Ve yanılmıyorsam eserlerine verdiği isimlerde de Shakespeare alıntılarını kullanıyor.

Bazı yazarları okuyan ‘ufak zümreden’ olmak hem mutluluk hem de hüzün kaynağı.

Mutlusunuz, size ait değerli bir mücevher o.

Hüzünlüsünüz, değerli; ama değeri bilinmeyen bir mücevher o.

Eser, seçkin ülke ve diplomatlara ‘tercümanlık’ yapan anlatıcımız ve bu şekilde tanışıp evleneceği meslektaşı Luisa üzerinden yürümekte.

İmgelerin çokça yer tuttuğu, zor bir okuma serüveni. Ama ilginç bir şekilde su gibi akan bir üslup. Diğer eserlerinde de olduğu gibi.

Dinleme ve anlatma üzerinden çokça mesaj veriyor. Daha doğru tabirle sorular soruyor. Eserinin son sayfasına kadar sürdürüyor bunu.

“ ... zamanla daha az tanınır karşıdaki, zamanla daha çok karanlık nokta oluşur. “

Varlık, anlam ve dil.
15.01.2020

Edebiyatımızın yalnız ve özgün çocuğu, O. Ne zaman bir huzursuzluk hissetsem ne zaman kendimi yalnız düşlesem onun hikayelerine sarılırım.

Denizi, martıları, çocuk seslerini, hüznü ve gülüşü buluyorsunuz onun eserlerinde.

Lütfedip de “100 Temel Eser” arasına aldıkları ve çeşitli kitaplarından derlenmiş 20 hikayesini barındırıyor.

Hakkında uzun cümleler kurmak yerine onun bir alıntısıyla bitirelim incelememizi:

“ ... Gelsin de nereden gelirse gelsin!.. Bir hişt hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları...
— Hişt hişt.
— Hişt hişt.
— Hişt hişt. “
14.01.2020

Genel başlık: Türklerin Tarihi.
Bu genel başlığı ‘meraklı sorular’ üzerinden açıklamaya çalışıyor İlber Hocamız.

“Bu metin dönemin sentez niteliğindeki bir tarihi olmayıp bir giriş mahiyetindedir.” notunu da düşüyor önsözüne.

İki kitaplık mini bir seri. Elinizdeki ilk kitap Osmanlı’nın kuruluşunu da kapsayan uzun bir dönemi ele alıyor.

Türklüğün ne olduğu veya olmadığı konusuyla giriş yapıyor eserine. Özellikle Orta Asya’dan Ortadoğu’ya geçiş ve orada varoluş süreci.

Devamında devlet anlayışları, İslam’la tanışmaları ve alfabe konularına parmak basıyor.

Sasani, Karahanlılar, Gazneliler ve özellikle geniş bilgi verilen Selçuklular’da yer alıyor.

Ve tabi son olarak Osmanlı. Kuruluş dönemine giriş yapıp bitiriyor eserini hocamız.

Girişte de söylemiş olduğum gibi ‘didaktik’ bir eser ve haliyle bazen yorabiliyor; fakat
“nedir kardeşim bu Türk” sorusu sizlerde de büyük soru işaretiyse bu kitap sizindir.
Buyurun.
14.01.2020

Son dönemde art arda gelen eserleriyle kendine hatrı sayılır bir okur kitlesi edindi. Bu eseri de çok satılanlarından. Üslup anlamında mükemmel yorumlar yapamayacağım ama konu ve onu işleyişi kayda değer