Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

18.12.2019

Ata’nın bu kitabı nasıl da sevdiğini ona ilham verdiğini biliyoruz. Finlandiya ayağa kalkış hikayesi. Okuyun okutturun efenim
16.12.2019

“Algıların kesinliği arttıkça, yorumlarının doğruluğu azalıyor gibi.”

1936, paris. doğdu. Polonya kökenli yahudi bir aile.
1939. babası cephede öldü.
1943. annesi Auschwitz kampında öldü.

Şuursuz, kayıtsız, sessiz kalması mümkün mü?

Kalmadı. okudu ve yazdı.

1965. ilk kitap.
1967. elinizdeki Uyuyan Adam.

Şöyle bir bakıyorum 2000 yılında okuduğunu söyleyenler var. Ne de şanslılar.

Her sözcüğü bir paragraf sanki. Vuruyor. İtiyor boşluğa; ama tutuyor düşmeden.

Kendini mi anlatıyor burada? bilmiyorum, belki de.
Seni mi anlatıyor peki? bilmek istiyorum, belki de.

“Yalnızsın. Saydamlığı, hareketsizliği, varolmayışı öğreniyorsun.” diyor. daha neler demiyor ki?

Calvino, Cioran, Barnes, Beckett. Aynı şeyleri yazıyorlar ya da yazmıyorlar.

Peki aradığını bulamadın mı bugüne dek?
Neden bekliyorsun eline almak için?!
15.12.2019

19. yüzyılın dahi yazarlarından kendisi. Yazdığı her eserinin ardında büyük bir zeka parıltısı var kanımca.

‘Bilimkurgu, modern klasik veya dünya klasiği.’ Hangi çatı altında okumak istiyorsanız okuyabilirsiniz onu.

İçeriği mi? Adında fazlasıyla saklı zaten.

Phileas Fogg. Bir İngiliz beyefendisi. Yaşamındaki en dikkat çekici nokta
‘titiz ve dakik’ olması. Her şey ama her şey bir ‘saat-dakika’ sarmalında yapılmalı.

Zaman kavramı yaşamında bu denli önemli bu adama Dünya’yı ‘seksen günde’ gezemezsin diyen bir ‘elit’ grubuna cevabı ne olacaktır sizce?

Jean Passepartout. Efendi Fogg’un yanına aldığı uşak. Görevinin bilincinde ve sivri zekalı.

Bu iki deli. Ya da dahi? Bir iddia uğruna ‘kimi zaman gemide kimi zaman fil sırtında kimi zaman da bir trendeki seyahatle’ Dünya’yı gezebilecek midir 80 Günde?

Ya da önemli olan 80 gün müdür sizce?
12.12.2019

Ülkemizde ‘Merhamet, Acımak ve Sabırsız Yürek’ isimleriyle yayımlanan Zweig eseri.

1939 tarihinde yayımlanan eser şu an için dilimize çevirisi yapılmış ‘iki’ Zweig romanından. Diğeri #k:3856.

Aynı zamanda Zweig’ın en uzun kurgusal eseri durumunda.

Teğmen Hofmiller, mesleğini icra etmek için gittiği bir taşra şehrinde rastlantı sonucu bölgenin varlıklı kişisi Herr Von Kekesfalva, yeğeni Ilona ve yürüme engelli Edith ile tanışır.

Danslı bir balo davetinde ‘yürüme engelli’ Edith’e karşı işlediğini düşündüğü bir suç ve devamında gelişen olayları Zweig kalitesiyle okuyacaksınız.

Onun 40-50 sayfalık novellalarına alışkın okurların hacimli kurgusal eseri Sabırsız Yürek’i de okumak için sabırsızlanmaları gerektiğini düşünüyorum naçizane.

Zira ‘merhamet ve acımak’ olguları üzerine kurulu doyumsuz bir eser sizleri bekliyor burada.

Yine aynı Zweig üslubuyla yine aynı Zweig tahlilleriyle.
04.12.2019

Mungan’ın Mezopotamya Üçlemesi adı altında yayımladığı eserlerin 1992 tarihli sonuncusu elinizde. Diğerlerine göre en yoğun ve lezzetli olanı bence.

Üçlemenin ortak noktası; olayların, efsanelerin, masalların yaşanmış oldukları coğrafyanın benzerliği.

Bir aşiret ve bu aşireti yöneten ailenin üzerinde ‘dört kuşak sürecek’ lanet anlatılmakta.

Hazer Bey bu lanetin giriş kapısı. Geleneklere karşı çıkarak ‘aşireti dışından’ bir kız olan Kureyşa ile evlenmiş ve yine aşiretin kabul etmediği ‘yerleşik düzene’ geçmiştir.

Geyiklerle dolu bir ormana yaptırdığı ‘Kasr’ lanetin sebebi olarak görülmektedir.

Efsaneler, masallar, gelenekler ile sarmalanmış leziz bir Mungan okuması için buyurun.