Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
yakutsk89 Tarafından Yapılan Yorumlar
Öncelikle çok derin ve kıymetli bilgiler barındırması açısından Atatürk dönemini merak edenler için eşsiz bir kaynak genel anlamda mektuplaşmalar ve anekdotlar içeren bu anlatı
Atatürk ve yakın arkadaşları arasındaki özel meselelerde ki tutumları, Enver paşa-Atatürk çekişmesini, Kurtuluş savaşının ilerleyeşini, Zübeyde Annemizin son günlerini, Latife hanım ile olan münasebetleri ve tek partili dönemdeki vekil mücadelelerini ele alan aynı zamanda Atatürk-İnönü arası münasebetleri ve son olarak Halaskarımızın bu dünyaya gözlerini yummasını derin ve duygulu bir biçimde gözler önüne seriyor.
Akıcı bir dili olmasına karşın dönemin Türkçe lügatına göre kullanılan çok kelime olması altta açıklaması olmasına rağmen bazen akışı bölebiliyor ancak size yeni kelimeler öğretme açısından da bir fırsat sunuyor. Çok severek okudum tam bir dönem anlatısı kesinlikle tavsiye ederim.
Yakup Kadri Kurtuluş savaşı sırasında Anadolu'nun uğradığı mezalimi tahkik komisyonunda yer aldığı dönemde zihninde perçinlenen bu eser 1932 yılında vücut bulmuş. Milli mücadele döneminde vatanperver bir subayın gazi olması sonucu bir erinin daveti üzerine Eskişehir'in bir köyüne gelen kahramanımız buradaki köy yaşamını gözlemlemesini ana hatlarıyla ele alan bu eser hem felsefi hem de didaktik bakış açısıyla dikkat çekiyor. Yaban ismi köy halkından olmayan kimseler kullanılan bir sıfat olması sebebiyle ana karakterimize layık görülerek onla özleştirilip vitrinde yerini alıyor.
Yazarımız bu eserinde Anadolu halkının dünyadan soyutluğunu cehaletini ve en ufak sıkıntılar karşısında bile çaresizliğini konu almakla birlikte bu tecritten nemalanmış çıbanların nasıl bir virüs gibi insanları ve insanlığı gözler önüne seriyor. Bunu yaparken de en büyük eleştirisini.Türk entellektüel dünyasının Anadoluyu o zamana dek üvey evlat olarak görmesine bağlıyor.Çok bizden çok şuur açan bir eser.
Zambra'dan okuduğum ilk eser. Yazarın erken döneminde gazetede eleştiri yazdığı dönemde editörü Tightwad ile olan diyaloglarına yer veren eser duru bir anlatıma sahip. Aralarında yaşanan inişli çıkışlı hem iş hem de arkadaşlık barındıran ilişkilerini konu alan eser bir yere tam olarak bağlanmamış olsa da buruk bir tat bırakıyor.
Zambra'nın başlangıç eseri bu mu olmalı? konusunda benim için net hayırı alan eser buna rağmen sıkılmadan kendisini okutturdu.
Son olarak başka eserlere kapı aralayan bir metin olması açısından da artı özellikler barındırıyor. Bunun en güzel örneği Bolano'nun 2666'sı keyifli okumalar...
İlk bilimkurgu eseri olması sebebiyle çok özel bir yanı olan Frankestein gerçekten bir ilk olma ve varoluş problemini eserin tamamında irdeliyor. Konusu itibariyle sıradışı olması, duru anlatımı ve akıcı yapısıyla eser çok hızlı şekilde ilerliyor.
Bir bilimadamının varlık yaratma, can verme teması üzerinden yola çıkarak öteki olmanın yalnızlığını, sevgisizliği, dış görünüşü ve aidiyetsizliği mercek altına alarak yaratılan varlığın yaratanına olan isyanı sonucu intikam ateşini ve karanlık duygular ile intikamın bulaşıcılığını çok güzel işliyor.
Okumakta geç kaldığım bir klasik olmasına karşın sanki zamanıydı hissiyle okudum.
Gotik atmosferi, vermek istediği felsefesi ve dramıyla tam bir başyapıt.
Hazel, Fiver, Bigwig... Masalsı bir anlatımdı klasik olması kesinlikle rastlantı değil. Yaban tavşanlarının yaşamı üzerinden kurgulanan bu naif eser hem kıran kırana bir varoluş ve yaşam savaşı veren tavşanların mücadelesini konu alması hem de kendi dillerinin oluşturulmasına dek ayrıntılı olarak oluşturulması tarafından çok özgün bir yapıt olarak karşımıza çıkıyor. Aslında hikaye tavşanların üzerinden insanlığa bir ders niteliğinde diyebiliriz. Öyle akıcı öyle duru bir dil ki 486 sayfa olmasına rağmen sayfalar akıp gidiyor. Kesinlikle okunması gereken bir klasik diğer klasiklerin yanında pek anılmasa da bence hakkı verilmesi gereken bir eser. Şimdiden keyifli okumalar.