Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
osman mazlum Tarafından Yapılan Yorumlar
füruzanın okuduğum bu ilk kitabı Türk hikayeciliğinin özellikle gönül düşürdüğü "küçük insan" temasına farklı bir bakış getiriyor. özellikle osmanlının yıkılıp cumhuriyetin kurulmasının hemen ardından değişmeye başlayan toplumsal yapının ve hayat anlayışının özellikle saray eşrafına yakın insanların yaşamlarını nasıl değiştirdiği, onların sarayın dağılmasıyla düştükleri boşluğu, geçmişe olan özlemleri, yaşadıkları toplumsal statü bunalımları, yeni kuşaklarla olan çatışmaları, babasız küçük kızlar ve gelecek için besledikleri umutlar, balkanlardan anadoluya göçe zorlanmış soylu insanlar, parasızlık, sefalet yazarın büyük bir başarıyla oluşturduğu gözlemleri ve hem son derece tutumlu hem de okura büyük keyif veren üslubuyla birleşiyor ortaya da cumhuriyet döneminin en iyi hikaye kitaplarından biri çıkıyor.
ilk başta bir şehrin her anlamda dibinde yaşayan küçük, fakir insanların sait faikçe bir yorumu olan ve gayet akıcı giden kitap ikinci yarısından sonra yorum anlayış ve algılayış değiştirerek yazarın dünya görüşüne angaje oluyor. mutluluğun imkansız olduğu böyle bir dünyada mutsuzluğun nedenlerine vurgu yapmak yerine tüm kitap boyunca sessiz kalan hikaye tiplerinden biri neredeyse bir ak sakallı ihtiyar kerametiyle ortaya çıkıp işleri yoluna kouyuyor ve kitabın kendi evreninde yarattığı gerçekliği çocujkarın oynadığı evcilik oyunundaki yapaylığa ve yavanlığa dönüştürüveriyor ve tüm kitap boyunca kurulmaya çalışılan o gerçeklik yıkılıyor. kitaptan geriye de, fakir de olsanız Allah'tan ümit kesmeyin belki sizin de karşınıza birgün ak sakallı bir ihtiyar çıkar, mesajından başka bir şey kalmıyor.
faruk duman bu kitabıyla türk edebiyatının en özgün çocukluk hikayelerini çıkarmış ortaya. kendi çocukluğunun çağrışımlarını böylesine özgün bir dille çeşitleyebilen ve kendi edebi evreninde kelimeler ve onların anlamlarıyla neredeyse dans eder gibi yazan ve yazarken eğlendiği çok belli olan başka bir yazar daha hatırlamıyorum. bence sencer ile yusufçuk sadece faruk dumanın kendi edebiyatının değil türk edebiyatının da zirvelerindendir.
kendi yaşam algılayışını kimi zaman düşsel fantezileriyle kimi zaman yaşamın dramlarıyla kimi zaman da komiklikleriyle harmanlayıp ortaya nev i şahsına münhasır bir yapıt çıkarmış ortaya yazar. ilk bakışta eğlencelik gibi duran bu yapıt aslında toplumun bir kesimine ve erkeğin kadına olan bakışını da gerçekçi ve sağlam bir biçimde aktarıyor okura...
geleneksel masal metinlerini kendince çözümlerken bir yandan da onların içerisinde kendi hikayesini kateden ve yaşama, insana, ilişkilere dair bir yığın özlü söz mahiyetinde cümleler kuran bir kitap yedi kapılı kırk oda. üslubuyla daha çok kırk oda ya yakın olan kitap zaman zaman içine yerleştiği bildik masalların izleğinden de ayrılarak onlara yeni mecralarda yeniden varolma şansı veriyor ve metinler bir masal formundan deneme formuna doğru evriliyor. ben mungan ın hikayelerini yine hikaye olarak kurguladığı metinlerini çok daha fazla seviyorum. örneğin üç aynalı kırk oda bence bu kitaptan çok daha başarılı hikayeler barındırıyor içinde. aynı kaliteli metinler cenk hikayelerinde de vardır.