Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

kalemimin ucu Tarafından Yapılan Yorumlar

05.04.2007

Dünü (1919 yılı işgal koşulları) ve bugünü karşılaştırmalı olarak anlatan ses getirecek bir kitap. Bir tarafta kurtuluş için İngiliz ve Amerikan boyunduruğu altına girilmesini isteyen Damat Ferit ve ekibi, diğer yanda Türk Milletine güvenen ve kurtuluşun milli iradede olduğuna inanan M.Kemal ve arkadaşları...
Bugün ise kurtuluşun yine ABD, AB, İMF, DB reçetelerinde olduğuna inanan yöneticiler ile bunlara karşı duran ulusalcı ve milliyetçiler. Mutlaka okunması gereken bir kitap... Türkiyeliler okumasa da olur!..
19.03.2007

Kemal Derviş bazılarına göre ekonomisi batmakta olan bir Türkiye'yi kurtarıp düzlüğe çıkardı; bazılarına göre ise Türkiye'yi para babalarına teslim ederek batıran adam oldu. Kim ne düşünürse düşünsün o verilen görevi yapmış ve işini bitirdikten sonra da geldiği yere geri dönmüş birisi. Bir takım insanların köken ilişkileri üzerine yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren Mahmut Çetin, bu çalışmasında Kemal Derviş'in kökeni ile ilgili önemli bulguları gözler önüne seriyor.
19.03.2007

Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı sonunda yenilip, devletin sonunu hazırlayan Mondros Antlaşması imzalanınca, devrin söz sahiplerinden İttihat ve Terakki üyeleri de bu yenilgiyi kabullenip yurdu terketmişlerdir. Arif Cemil Bey de Talat. Cemal, Enver Paşa ve diğer ittihatçılarla birlikte bu sürgün hayatını yaşayan isimlerden biridir. Kitap, Arif Cemil Bey'in hatıralarını tarihsel gerçekler ışığında ve bir macera romanı tadında ele alıyor. İttihatçıların yurt dışındaki faaliyetleri, Anadolu'daki Milli Mücadeleye bakış açıları, Mustafa Kemal hakkındaki düşünceleri gibi daha pek çok konu kitabın sayfaları arasında.
19.03.2007

TYB'nce 2005 yılında biyografi dalında ödüle layık görülen bu eser, Nihat Sami Banarlı'dan Safiye Erol'a, Ziya Osman Saba'dan F.Ahmet Aykaç'a ve daha pek çok önemli fakat neredeyse unutulmaya yüz tutmuş edebiyatçının hayat hikayelerinden ve kişiliklerinden kesitler sunuyor. Yazar, tüm bu şahsiyetleri kayıp birer istasyon olarak nitelendiriyor ve kitabına da isim oluşturuyor.
19.03.2007

Son zamanlarda dinler arası diyalog söylemlerini sıkça duyar olduk. Bununla ilgili epeyce de yazı yazıldı, çizildi. Bugün dinler arası diyalog, Vatikan'ın başlattığı bir Hıristiyanlık propagandasına dönüşmüş durumda. Halbuki Kur'an diyalog için değil, bütün insanlığı İslam'a davet için gelmiştir. Bir dinin Kitabı, "Allah katında din islamdır" dedikten sonra bunun daha diyaloğu mu olurmuş? Hak din bellidir ve buna davet vardır. Daha ne aranıyor ki? Kitap, konu hakkında aydınlanmak isteyenlere güzel bilgiler sunuyor.