Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
kalemimin ucu Tarafından Yapılan Yorumlar
Ömer Seyfettin'in bütün hikayeleri birbirinden güzel. Ustaca kullanılan dil özellikleri, akıcılık, tasvirler gerçekten müthiş. Bu kitabında okuduğum "AND" hikayesi taa ilk veya ortaokul yıllarından aklımda kalmıştı: Arkadaşı için kendini feda eden Mıstık'ın hüzünlü sonu... Ayrıca "BOMBA" isimli hikaye heyecan ve gerilimle yüklü. Korku filmi seyrediyorsunuz gibi. Bir de "ZEYTİN EKMEK" hikayesi var ki, ibretlik cinsten. Müthiş bir dram ve tükeniş... Ömer Seyfettin hikayelerini herkese tavsiye ederim.
Esasen edebiyatla uğraşan Mehmet Kaplan, sosyal meseleler üzerinde de düşünen, yazan bir bilim adamı olarak karşımıza çıkıyor. O'nun ilgi alanının insanın dünyasından, toplumun çeşitli katmanlarına kadar ulaştığını görüyoruz. Bu kitabında da devlet, millet, kültür, bilim, din, hürriyet, siyaset, ideoloji, rejim, aydınlar ve daha pek çok konudaki düşüncelerini "Büyük Türkiye Rüyası" temelinde ele alıyor. Topluma ve insanlara yön veren, insanları düşünmeye ve araştırmaya sevkeden görüşleri gerçekten de okunup irdelenmeye değer nitelikte... Rahmetle anıyorum.
Ömer Seyfettin'in müthiş bir üslupla ve akıcılıkla yazdığı hikayelerinden "DİYET" isimli olanında masum olan Koca Ali ustanın suçsuz olduğu halde nasıl cezalandırıldığını ve buna karşı olan tavrını hayretle okuyacaksınız. Şu fani dünyada birisine minnettar kalmanın, azapların en ağırı olduğunu göreceksiniz. "FORSA" ve "PRİMO TÜRK ÇOCUĞU" hikayelerinde vatan ve millet sevgisini ibretle okuyacaksınız. Ömer Seyfettin hikayelerini okuyun ve özellikle genç nesillere okutun derim.
Çocuk eğitimiyle ilgili olarak bilinmesi ve uygulanması gereken kısa, öz ve pratik bilgilerin biraraya getirildiği kitapta; anne baba sorumluluğundan, çocuk gelişimine, okul öncesi eğitiminden, okul çağı eğitimine kadar pek çok konu maddeler halinde sıralanarak ve küçük özetler halinde verilmiş. Çocuk eğitiminin önündeki en büyük engellerin; çocuk eğitimi konusunda anne ve babaların yetersiz oluşu, okul ile aile bağının kopukluğu, çocuğun olumsuz bir çevrede yaşamış olduğu düşünülürse bu konudaki kitabın önemi daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum. Unutulmamalıdır ki, ülkelerin ayakta durabilmeleri ve varlıklarını sürdürmeleri iyi yetiştirilmiş nesillerin varlığına bağlıdır. Her anne baba ve eğitimciye mutlaka tavsiye olunur.
Kitap, 16 Temmuz 1997 tarihinde casusluk suçlamasıyla tutuklanıp cezaevine konan eski emniyetçi ve istihbaratçı Bülent Orakoğlu'nun hayat hikayesinden (kendi kalemiyle) bir kesit sunuyor.
Evet, Türkiye'nin bir dönemine damga vuran olayların yaşandığı sırada meşhur "KÖSTEBEK" skandalıyla anılan ve baş aktörü olduğu düşünülen B.Orakoğlu, olayları kendi cephesinden ele almış ve ayrıntılarıyla anlatmış. 28 Şubat sürecine giden yolun ve sonrasının anlatıldığı bölümde, bu süreçteki önemli isimlerin daha sonra pek çok batık banka patronuyla olan ilişkileri kafa kurcalayıcı olarak görülüyor... Karmakarışık olayların yaşandığı bir döneme ışık tutması bakımından okunabilecek bir kitap.