Toplam yorum: 3.284.990
Bu ayki yorum: 6.496

E-Dergi

çağanoz Tarafından Yapılan Yorumlar

03.02.2006

Kitap hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki, açıkçası nereden başlayacağımı bilmiyorum.
Şebnem İşigüzel öyle bir roman yazmış ki bir solukta okumamak mümkün değil. Öyle sıradışı karakterler yaratmış ve onları o kadar iyi betimlemiş ki bu sıradışı karakterler resmen ete kemiğe bürünmüş.
Son derece rahatsız edici gerçekleri karakterlerin uçukluğuna öyle ustaca yerleştirmiş ki insan kendini kaptırıp okumaktan başka hiçbir şey yapamıyor.
Travmatik karakterler, karamsar olaylar, iç karartıcı mekanlar, birbiriyle alakasız duran ama yakından baktığınızda tuhaf tesadüflerle içiçe kenetlenen hayatlar, kitabın sürükleyiciliğini arttıran şeyler.
Anlatım bana Yüzyıllık Yalnızlığı çağrıştırdı. Onun gibi basit, yalın, karmaşık ve coşkuluydu.
Kendini romana katmasına bir anlam verememiş olsam da uzun zamandır okuduğum en iyi romanlardan biri olduğunu söyleyebilirim.
04.01.2006

Ünlü bir yazar ve onun gazeteci karısı Esther. Kadın bir gün aniden ortadan kayboluyor. Pasaportu ve bazı özel eşyaları ortada olmadığından adam onun kendi isteğiyle ortadan kaybolduğu sonucuna varıyor.
Karısının kaybolmasıyla daha önce sahip olduğu hayatı, yaptığı başarısız evlilikler, Esther in onu kitap yazmaya teşvik edişi gibi konular üzerinde derin bir iç hesaplaşmaya giren kahramanımız bu içsel yolcuğunun yanısıra Esther in peşine düşüyor.
Sıradışı bir hayat ve sıradışı düşünceler üzerine oldukça başarılı bir çalışma.
Coelho nun bu kitabı karısına ithaf etmesi de ayrıca ilgi çekici.
04.01.2006

Fantastik kurgu tarzındaki hikayelerde genelde farklı bir evren anlatılır. Moorcock bizim dünyamızı fantastik bir hale getirmeyi tercih etmiş. Hatta kahramanımız Türkiye den bile geçiyor. Tabii kitapta Turkia olarak bahsedilmiş.
Öncelikle Lord Brass la karşılaşıyoruz. Kamarg adlı bir ülkenin cesur ve adil kralı. Granbretan denen bir imparatorluk bütün dünyayı ama ilk etapta Avrupayı tehdit etmekte. Diş geçiremediği tek ülke de Kamarg.
Bu nedenle kralın kızını kaçırması için tutsak bir dükten yararlanmak istiyorlar. Babası Granbretanlarca öldürülmüş, tutkusunu kaybetmiş Köln dükü Dorian Hawkmoon. Onu kontrol edebilmek için kafatasına kara bir mücevher yerleştiriyorlar. Hawkmoon beynindeki bu kontrol mekanizmasına rağmen yaşama coşkusunu, intikam tutkusunu hatta aşkı yeniden kazanıyor.
Ancak beynini tehdit eden bu mücevherden kurtulabilmesi için Persia ya uzun bir yolculuk yapması gerek.
Kitap rahata okunuyor ve oldukça hoş diyebilirim. Ama sanki yazarken biraz aceleye gelmiş gibi hissediyorsunuz.
03.01.2006

Nazan, eski Türk filmlerinden fırlamış bir karakter. Haksız yere itilip kakılan, Aliye Rona kılıklı kayınvalidesinden kötü muamele gören, belli bir noktadan sonra kocasının da silik bulduğu, güzel, iyi niyetli, fedakar bir kadın.
Haksızlığa uğradığında karşılık vermeyi bile beceremeyen, kendi ayakları üzerinde duramayan bir kadın.
Kayınvalidesinin kışkırtmalarıyla kendini kapının önünde bulur. Kötü kadın olarak nitelendirilebilecek bir hayat, sokaklar onu beklemektedir.
O ise, hayatında temiz kalabilen tek erkek için yaşayacaktır. Oğlu...
Keşke Türk Filmi deyip geçebilseydik ama maalesef böyle hayatlar hala yaşanmakta.
30.12.2005

Yine bambaşka bir konu, yine ustaca bir anlatım. Erkek üstler tarafından tacize uğrayan kadınlara çokça rastlanır değil mi? Peki ya kadın bir amir tarafından taciz edilen bir erkek?
Kitabı çıktığında pek popüler olmamıştı ama filme çekildikten sonra inanılmaz ses getirdi. Bence siz filmi seyrettiyseniz bile yine de bir kitaptan okuyun.