Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

çağanoz Tarafından Yapılan Yorumlar

18.10.2005

Oldukça şişman bir adam karısıyla araba fantazileri yaparken bir çingeneye çarpıp öldürür. Küçük kasabada yaşamanın avantajıyla tanıdığı yargıç onu kayırır ve kasaba sakinleri tarafından sevilmeyen, pis ve garip bulunan çingenelerin başı tarafından lanetlenir. Zayıflamaya başlar.
İlk başta çok hoşuna gitse de hızla zayıflaması durmayınca başının nasıl büyük bir belaya girdiğinin farkına varır.
Laneti bir an önce kaldırması gerekmektedir yoksa eriyip yok olması işten bile değildir. Ama nasıl?
King yine moral bozucu bir sonla karşımızda. Bu adam gerçekten iyi yazıyor.
18.10.2005

Küçükken hepimiz Heidi ninki gibi bir büyükbaba isterdik çünkü bizimkilerin Alplerde evi yoktu.
Temiz havada yalınayak çimenlerde yürümek, ateşte peynir eritip yeni sağılmış süt içmek, güneşi tavanarasındaki saman yatağımızda karşılamak bizim gibi şehirde büyümüş teknoloji mağdurları için maalesef pek mümkün değil. Ama neyse ki kitaplar var da yapamadıklarımızı okuyabiliyoruz.
18.10.2005

Çocuklar için olağanüstü olaylar yadırganacak şeyler değildir çünkü dünyanın kendisi onlar için bu tür olaylarla doludur. Hele ki zengin hayal güçlerini de hesaba katarsak alice Harikalar Diyarında dlı eseri yadırgayacak çocuk bulunmaz.
Yetişkinler ise hayatın yorucu ve yıpratıcı döngüsüne o kadar kendilerini kaptırmışlardır ki ancak kitaplarla hayal güçlerini serbest bırakıp nefes alabilirler.
Alice Harikalar Diyarında da böyle bir kitap. Alice in peşinden düştüğünüz çukurda beyaz tavşanı takip ederek çeşitli büyüme küçülme iksirlerinden içecek, kraliçeyle kriket oynayıp çılgın çay saatlerine katılacaksınız.
Hayal güçlerinin paslanmasına izin vermeyenlere tavsiye edilir.
17.10.2005

Eski dostumuz Francis ten heyecanlı bir macera. İnsan ırkını biraz hor görmesine rağmen, sahibini(!) olduğu gibi kabul ederek, ona karşı sevgi sayılabilecek hisler besleyen, zeki, türü itibariyle meraklı ve belayı kendine mıknatıs gibi çeken muhteşem kedi Francis bu defa Roma yollarında.
Akif Pirinççi zekice kurguladığı bu romanla Felidea başarısının bir rastlantı olmadığını bize ispatlıyor.
14.10.2005

İpek Yolu iki apayrı kültürden insanın, Haçlı savaşları döneminde yaşayan iyi huylu, içten Joseran ile Tatar prensesi dayanıklı, rüzgar gibi at binip çok iyi ok atan, isyankar, delifişek Hutelun un aşk hikayesi.
Aşk hikayesi dediysem baygın bir aşk romanı değil. Tarihi bilgiler, tatar boylarının genel yaşayışı, Haçlı savaşlarının siyasi ve ekonomik nedenleri gibi konularda var ama nedense çok rahat okunabilen akıcı bir kitap değil.
Kitabın en iyi bölümü Joseran ile Hutelun un at üzerinde yarıştıkları bölüm.