Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
çağanoz Tarafından Yapılan Yorumlar
London gerçekten okunmaya incelenmeye değer bir yazar. Sırça köşkünde oturup hayal ürünü şeyleri kaleme almış bir yazar değil. Kahramanları neredeyse birebir kendisi. Kaybedenler kulübüne üye olabilecek bir yaşantı süren yazar, kitaplarıyla hayata bakış açısını, isyanını ve görüşünü netlikle ortaya koyuyor.
Öyküdeki kahraman yaşamak için elinden her geleni yapmış olsa da bir an geliyor ki, soğuğa, zorluklara, diğer bir deyişle hayatın kendisine yenilmek zorunda kalıyor. Yaşama isteği inanılmayacak kadar güçlü olan kahraman bir yerden sonra pes etmek zorunda kalıyor.
Tıpkı gerçek hayatta intihar ederek ölen yazarın kendisi gibi.
Daniken itiraf etmek gerekiyor ki oldukça ilginç bir yazar. Kafa karıştıran konular üzerinde gerçekten epey araştırma yapmış.Mesela tonlarca ağırlığındaki taş blokların hiçbir teknoloji kullanılmadan yüzlerce kilometre taşınması gibi konuları, Güney Amerikadaki ancak gökyüzünden görülebilecek şekilde yerliler tarafından oluşturulmuş şekilleri ele alıp kendince açıklamalar getiriyor.
%100 bilimsel bulmadığım ve çoğunun doğru olmadığını sandığım bir gerçek ama yine de kimi yönleriyle içinde belli bir mantık barındırdığı ve zengin hayal gücü bakımından da okunmasında bir sakınca olmadığı da bir diğer gerçek.
İşigüzel'in tarzı neden bilmem bana Elif Şafağınkini anımsatıyor. Aynı kırılgan ama yine de dayanıklı bakış açısı, aynı şiirsellik. Sadece kelimelerle değil duygularıyla yazdığı hissine kapılmamak mümkün değil.
Özellikle kilise duvarlarına minyatürler işleyen adamın hikayesinde dağıldım. Okuyalı çok zaman geçmesine rağmen hala etkisini yitirmeyen bir öykü.
Zekice ve bir o kadar şaşırtıcı bir kitap.
Her şeyin başladığı yere, Styles köşküne geri dönüyoruz.
Poirot efsanesi burda başlamıştı ve ne acıdır ki burda bitiyor.
Zeki ve simetri hastası dedektifimiz Poirot ile onun tez canlı ama biraz ağır zekalı arkadaşı Hastings son kez bir arada. Mükemmel cinayet olabilir mi sorusuna tam bir cevap niteliğindeki kitap bitişiyle beni ne kadar üzse de gerçekten yazarın iyi kitaplarından biri.
Christie nin anısına saygıyla okunması gereken bir eser.
Yine Snow ve arkadaşlarıyla birlikteyiz.
Hiçbir şeyden korkma adlı romanında havada bıraktığı bazı şeyleri yazar bu devam niteliğindeki kitabında toparlıyor.
Ayışığı kasabası bir türlü huzura kavuşamayacak olsa gerek ki bu sefer de kaybolan çocukları bulmaya çalışıyorlar.
Askeri üste yapılan denemeler, Chris, Sacha ve Bobby nin yardımşlarıyla sona erebilecek mi? Çocukları kurtarabilecekler mi? Açıkçası Hiçbir şeyden korkmadan daha iyi olmuş.