Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Yasin Aykanat Tarafından Yapılan Yorumlar
36 adımlık bir oda ve 42 gün süren oda hapsi. 18. yüzyıl yazarlarından Xaiver de Maistre, Fransız devrimci askerlerine karşı savaşırken 1794 yılında yakalanır ve oda hapsine mahkum edilir. "Odamda Yolculuk" bu 42 günlük oda hapsi sırasında yazılan bir eser. Yazar; yaşadığı tutsaklığı farklı bir şekilde ele alıyor kitabında. Aslında bu oda hapsine karşı insanın özgür olabileceğini anlatmak istiyor ayrıca ruh ile bedenin birbirinden ayrılabileceğini de öne sürüyor ve 42 günlük oda hapsi sırasında yaptığı hayali yolculuklara bizimde eşlik etmemizi istiyor. Farklı bir kitaptı benim için. Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir eser diyebilirim.
Kervan... Günümüz hacıların durumunu anlatan bir roman. 5 sene hacca gidemeyen Osmanlı halkı... Batının desteklediği itikadi kavgalar... İslam’ın aslında ne olmadığını anlatan bir roman. Yahya Edendi, Merkez Efendi ve Hüdâyi... Yahya Efendi meraklı bir kişilik. Merkez Efendi münis, halden anlayan ve babacan bir mübarek. Hüdâyi ise meczupluk, bilgelik ve âşıklık arasında seyreden bir mülazım.Romanı özellikle günümüz Suudi Arabistan’ını daha iyi anlamak isteyenler okuyabilir. Tarihi sevenlerin zevk alarak okuyacağı bir kitap. Yer yer gönlünüzdeki Allah ve Peygamber aşkının derecesine göre gözleriniz yaşarabilir.Romanın hem tarihi hem polisiye hem dini hem edebi hem didaktik hem de lirik yönleri vardır. Anlayacağınız sıkılmadan okuyabileceğiniz bir roman. Kitabın son sayfasında Sürre alayının güzergahının yağlı kağıda basılmış bir haritası mevcut. Kapaktaki görsel, yazıların kabartmalı olması ve seçilen rengin konuyla irtibatlı olması mükemmel...
Dickens’ın ustalık dönemi romanlarından “Büyük Umutlar”. Yazarın on üçüncü romanı. İlk kez 1860 yılında, yine Dickens’ın sahip olduğu “Tüm Yıl Boyunca -All the Year Round” adlı dergide tefrika edilmiş...Bir dönem romanı olduğunu unutmamak gerek okurken. Dönem için önemli bir çok kavramı; zenginlik, sosyal sınıflar arası eşitsizlik, kibarlık, emperyalizm, dönemin adalet anlayışı, hapishanelerin ve kürek mahkumluğunun neye hizmet ettiği gibi; tartışır Dickens romanında. Bu kavramların çoğu günümüzde önemini yitirdiğinden artık naif kaçsa da, Dickens’ın etkileyici ve sürükleyici kaleminden, sıkılmadan okuyacağınız bir roman olduğunu düşünüyorum.
Deliliğin Dağlarında, H.P. Lovecraft’ın korkutan ve insanı oldukça gergin bir hale getiren gerilim kitabıdır. H.P. Lovecraft’ın mistik evrenini anlayabilmek ve anlatılmak isteneni daha iyi kavrayabilmek için Cthulhu’nun Çağrısı’nı okuduktan sonra Deliliğin Dağlarında okunmalı diye düşünüyorum. Her ne kadar birbirlerinden bağımsız gibi görünsede aslında aynı boyuta çıkan bir hikaye var ortada. Bilimkurgu, korku ve fantastik edebiyat tutkunlarının es geçmemesi gereken bir eser Deliliğin Dağlarında. Okumalısınız...
Atsız deyince akla gelen tabi ki Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt ve Ruh Adam romanlarıdır. Belki de Yolların Sonu adı altında toplanmış şiirleri... Pek az kimse onun aynı zamanda dilci ve târihçi olduğunu bilir yâhut bilir de pek fazla üzerinde durmaz. Bunun sebebi dilciliğin ve târihçiliğin bir ihtisas, uzmanlık işi olmasıdır. Herkes târihçi olamayacağına ve herkes târih sevmediğinden dolayı bu alandaki çalışmaları da dar bir kitleye hitâb etmektedir. Osman isimli bir müellif tarafından hicri 1000 sıralarında yazılmıştır. Atsız 1936'da bu kitabı bir kitapçıda görüp incelediğini ve notlar aldığını ve Türklere âit kısımları kopya ettiğini söylemektedir. II. Dünya Savaşı'ndan önce hangi sebeplerle ve nasıl Berlin'e gittiği belli olmayan kitabın sonu meçhûldur. Atsız savaşta yanmış veyâ Rusya'ya götürülmüş olması ihtimâlini göz önünde bulundurmaktadır. Atsız'ın bizlere sunduğu bu kesitte ise sadece Türklere ait olan bölümler neşredilmiştir.